İstanbul Yolu yine iki kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. İstanbul Yolu’nda uygulanan kesintisiz ulaşımla birlikte kontrolsüzlüğünde etkisiyle aşırı hızla seyreden araçlar can kaybının meydana geldiği kazalara yol açıyor. En son kaza ise iki gün önce yaşandı. Teknik Lise civarında hız ve dikkatsizlik sonucu takla atan otomobilde sıkışan sürücü Kerim Dolapçı (40) vefat ederken, Uluyayla Üstgeçidi yakınında yaşanan kazada ise otomobilin çarptığı 16 yaşındaki motosiklet sürücüsü Mehmet Akif Şahin yaşamını yitirdi. Son kazalarla birlikte İstanbul Yolu, sürüceler ve yayalar için adeta kâbusa dönüştü. Bu durum ise çok sayıda kazaya neden olan yolu bir kez daha gündeme getirdi.
Yaşanan üzüntü kazalarla ilgili görüşünü aldığımız Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Konya Şube Başkanı Doç. Dr. Osman Nuri Çelik, şehirdeki yatırım ve uygulamaların oluşacak kazaların düşünülerek yapılmadığını belirtti. İstanbul Yolu’nun kampüs çıkışına kadar yerleşim yeri içinde olduğunu anımsatan Doç. Dr. Osman Nuri Çelik, “Bu güzergâh üstünde trafik akışını sağlamak için alt ve üst geçitler yapıldı. Yani kırmızı ışık ortadan kaldırıldı. Bunu bilen araç sürücüleri de hız sınırlarını ihlal etmeye başladı. Aşırı hız zaman zaman beraberinde kazaları da meydana getiriyor ve bu kazalarda vatandaşlarımız hayatını kaybediyor. Bu noktada üniversitelerde en kısa zamanda Ulaşım Mühendisliği bölümü devreye sokulmalıdır. 2 yıllık ulaşım bölümü getirildi fakat bu lisans seviyesine çekilmelidir. Bunları yaptığımız sürece trafik kazalarının en aza indirecek çözüm yolları bulabiliriz” dedi.
BÖLGEDE YETERİ KADAR DENETİM YAPILMIYOR
Trafik ekiplerinin azlığı nedeniyle bölgede yeteri kadar denetim yapamadığını ve radar sistemlerinin de azlığını fırsat bilen sürücülerin aşırı hız yaptığını dile getiren Çelik, şunları kaydetti: “Aşırı hızı önlemenin en iyi yolu radar sistemlerinin arttırılmasıdır. Fakat bu sistemlerin her birinin 150 bin TL olması itibariyle gerek trafik gerekse belediye radar sistemlerini almaktan kaçınıyor. Çünkü 10 tane cihaz alsan 1,5 milyon TL yapıyor. Ancak hiçbir bedelin bir insanı geri getiremeyeceğini yetkililer düşünmeli. MOBESE kameralarıyla da bir ölçüde çözüm getirilebilinir. Onun yanında yol üzerine ‘hız kontrolü yapılmaktadır’ levhasının konulması bile sürücülerin dikkatli olmasını sağlayacaktır. Biz bu noktada konuyla ilgili TÜBİTAK projesi hazırlayacağız. Özellikle Ankara’da yapılacak trafik platformu toplantısının ardından bu düşüncemizi daha netleştireceğiz” dedi.