Bu yazı tekrardır

Recep Çınar

Bundan bir ay önce, yani 22 Mayıs'ta “Sedirler ve Işgalaman'a gidiş büyük eziyet!” başlıklı yazımda Sedirler ve Işgalaman'da ikamet edenlerin sıkıntılarını dile getirmiştim...

Daha doğrusu,  Türbe önünde yapılan yanlış düzenleme ile bu insanların çile çektiğinin altını çizmiştim...

Benim bu yazımdan sonra hem gazeteye kadar gelerek, hem telefonla arayarak, hem de birebir görüşmeler sonucunda, insanların bu güzergah konusunda büyük rahatsızlıkları olduğu gerçeği çıktı ortaya...

Bu yazıyı kaleme almama sebep olan ise çocukluğumuz ve gençliğimizi birlikte geçirdiğimiz bir  arkadaşımdı...

40 yıldır istanbul'da yaşayan Sedirlerli bir arkadaşım...

Çok üzülmüş ve bu konuda benden ricada bulunmuştu...

Hassasiyetler aynı oluncu, vatandaşın sesine kulak verdik...

Bu nedenle 22 Mayıs 2017 tarihli yazımı tekrarlıyorum...

Sanırım siz okuyucular da hak vereceksiniz.

xxx

Sedirler'de, Işgalaman'da ve Köprübaşı'nda ikamet edenler, yani bu mahallelerde oturanlar, evlerine, “Türbe Önü”nde dolmuşculuk yapan at arabaları veya pır pırlarla giderlerdi...

Arabası olanlar ise Alaadin'den Mevlana'ya iner, “Saadet Fırını”nın önünden evlerine ulaşırlardı...

Bunları niye yazdım?

Yıllar sonra çocukluğumuzu ve gençliğimizi birlikte geçirdiğimiz bir arkadaşıma rastladım “Türbe Önü”nde...

40 yıldır İstanbul'da olduğunu, işinden ve aşından imkan bulduğu sürece Konya'ya gelip, hasret giderdiğini anlattı... 

“3 Senedir gelemiyordum. Hanımın amcası vefat etti, onun için geldim bu sefer” dedi...

Şikayetçiydi...

“Türbe Önü”nün, yani Selimiye Camisi'nin, yani Mevlana Müzesi'nin bulunduğu yeşil alanın kaldırılması içine oturmuş...

“Keşke kıymasalardı, çimlere ve çam ağaçlarına” dedi...

Üzülmüş...

Haklı olarak tabi ki...

Sedirler ve Işgalaman'a giden yolun kapatılmasına da takılmış...

“Sedirler'de, Işgalaman'da, Köprübaşı'nda oturanlar, nasıl gidiyorlar evlerine? Ben yolu bulamadım” dedi...

Sonra ekledi...

“Böyle bir şey olur mu? Üçüncü dünya ülkelerinde bile böyle yol kesme olmaz” dedi...

Arabasıyla Alaaddin'den Mevlana Caddesi’ne girmiş, her zaman olduğu Dergah otelinin önünden sola kıvrılarak önce Köprübaşı, sonra da 'Sedirler'e giderim' diye düşünmüş...

Sonrası mı?

“55 yıllık Sedirlerli biri olarak, orada bulunan taksicilere Sedirler'e, yani Ortamescit'teki evimize nereden gideceğimi sordum...”

Arkadaşım haklı...

Sedirler'den geliş var, ama gidiş yok...

Gidiş var da, “Türbe Önü”nden yok...

Ya Kültür Merkezi'nin oradan sola dönüp Sedirler yoluna çıkacan, ya da İstanbul caddesinden, açık ceza evinin oradan devam edecen,  eskilerin bildiği Fenni Fırının yanından yine sola girecen, katlı otoparkı geçecen, Köprübaşı Karakolu'nun yanından, sola Sedirler'e, sağa Işkalaman'a devam edecen...

Yazarken bile daral geldi...

Konya Büyükşehir Belediyemizin küçük bir müdahale ile düzeltebileceği bu sorun çığ gibi büyüyor ve insanları canından bezdiriyor...

Aynı sıkıntıyı ben ve benim gibi binlerce insan yaşıyor...

Projektörleri bu tarafa çevirmekte fayda var...

AK Parti’nin kalesi Karataylılar bunu hak etmiyor.