Ezan-ı Muhammedi programına ilginin az olmasına Ali Galip Doğan tepki gösterdi. Doğan, basın toplantıları ile diğer programlara ilginin olduğunu ancak, salon programına ilginin az olduğunu belirterek, bu durumun Konya'ya yakışmadığını söyledi
İRŞAD Dayanışma Vakfı tarafından uzun yıllardır düzenlenerek gelenek haline getirilen Ezan-ı Muhammedi programı bu yıl da, Konya Ticaret Odası Konferans Salonu'nda gerçekletirildi. Düzenlenen proramda, İRŞAD Vakfı Başkanı Ali Galip Doğan ve programa konuşmacı olarak katılan Ekrem Öztürk, salonda az kişinin bulunmasından dolayı fazla ilginin olmadığını söyleyerek, bu programa Konya halkının ilgi göstermemesinin Konya'ya yakışmadığını belirtti. Ali Galip Doğan, “Geçtiğimiz gün Regaip Kandili olması dolayısı ile her sene yaptığımız gibi bu yıl da hayırsever kardeşimizin biri aracılığı ile iftar yemeği verildi. Huzeyfe Camii'nde gerçekleşitirdiğimiz iftar programına bine yakın vatandaşımız katıldı. Ama salonda yaptığımız programda koltukların birçoğu boş kaldı. Ezan-ı Muhammediye'nin anlatıldığı programa Konyalı halkımızın ilgi göstermemesi bizi gerçekten üzdü. Biz bunun böyle olmamasını isterdik. Salonun dolmasını bekliyorduk” dedi. Doğan, basın toplantısı düzenlediği zamanda da yerel gazete ve televizyonların büyük oranda katılım gösterdiğini ancak, konferans programına 2 televizyon ile 1 gazetenin geldiğini söyledi.
ÖĞRENCİ YETİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ
Dernek olarak yaptıkları programlar hakkında da bilgi veren Doğan, Çanakkale ruhunun yaşatılması için Çanakkale Destanı ve Mehmet Akif Ersoy ile ilgili programlar yaptıklarını söyledi. Kültürel programın yanında İRŞAD çalışmalarını da yaptıklarını ifade eden Doğan, “Ezanı Muhammedi'ye programını ilk biz kutlamaya başladık. Ezan İslam'ın, çan kilisenin sembolüdür. Bunu bildiğimiz için ezanı anlamak için programlar yapıyoruz. Uzun zamandır da bunu gelenek halinde gerçekleştirmeye devam ediyoruz” dedi. Gençleri İslam ışığında yetiştirmek için çalıştıklarını dile getiren İRŞAD Vakfı Başkanı Ali Galip Doğan, şunları söyledi: “Biz vakıf olarak gençleri yetiştirmeye büyük önem gösteriyoruz. Bunun için de gençlerimize burslar veriyoruz. Burs verdiğimiz 100 öğrencimizin içerisinden 10'u tutsa bize yeter. Biz o yüzde 10'luk öğrenciyi kazanmaya ve onu kendimiz için kar saymaya çalışıyoruz. Büyüklerimiz bir yıl sonrasını düşünyorsan bitkiye, 10 yıl sonrasını düşünüyorsan elmaya, 50 yıl sonrasını düşünüyorsan da insana yatırım yap demişlerdir. Biz de bu düstur ile insana yatırım yapmaya gayret ediyoruz.”
EZAN MÜSLÜMA'I CAMİYE ÇAĞIRIR
Medine'den gelerk programa konuşmacı olarak katılan İlahiyatçı Ekrem Öztürk de, konuşmasının başında salonun daha çok dolu olmasını beklediğini belirterek, “Medine'den buraya gelmemin sebebi, konferansın verileceği şehrin Konya olması idi. Ama bu salonda gördüğüm manzara beni şaşırttı. Konyalı halkımızın daha çok ilgi göstermesi gerekirdi bu programa. Bu durum Konya'ya yakışmadı” dedi. Konferansının konusuna geçen Öztürk, ezanın ilk okunmasının ortaya çıkışını anlattı. İlk ezanın Mescid'i Nebevi'de okunduğunu söyledi. Öztürk, “Peygamberimiz, sahabeleri ile birlikte otururken, insanları namaza çağıracak bir sembolün ne olması gerektiği üzerinde düşünüyorlardı. Sahabeler arasında bazıları ateşin yakılmasının, bazıları bayrak sallamanın gerektiğini bazıları da daha farklı bir işlemin yapılabileceğini söyledi. Ancak Peygamberimiz bunların İslam dinine yakışmadığını daha farklı bir şeyin insanları namaza çağırması gerektiğini söylemiştir. Oradan dağılan sahabelerden bir tanesi gece rüyasında ezanın okunduğunu görüyor. Bunu Peygamberimiz'e anlatıyor. Peygamberimiz de ilk ezanı Hz. Bilal Habeşi'nin sesinin güzel olmasından dolayı onun okuması gerektiğini söyledi ve ilk ezan böylece okunmuş oldu. Peygamberimiz Hz. Bilal Habeşi'yi kendi müezzini yaptı. Ezanları ona okuttu” dedi.
MUSTAFA ÖZÇELİK