Bu Fareler Nereden Çıktı

.
Köyde doğup büyüdüm, ama büyük bir talihsizlik ve imkânsızlık çiftçilik yapmadım.  Çünkü; köylü olmamıza rağmen tarlamız yoktu veya çok azdı. Biz, köyde çiftçilik yapmadık, ama imamlık yaptık.  Biz, aile olarak mahsulle sap, harman yerine getirilip seç haline getirildikten sonra tanışırdık. Yani rahmetli babam yaptığın imamlığın ücreti olarak harman zamanı verilen ve evimizin bir köşesinde toplanan ve muhafaza edilen buğdayla geçinirdik.
O yıllarda komşu köylerde de aynı olsa gerek; bizim köyde görev yapan öğretmenin dışında her hizmet erbabının ücreti harman zamanında verilirdi.  Bakkal, harman veresiye satış yapardı. Ayakkabıcı, ayakkabıları harman veresiye tamir ederdi. Berber, harman vereseye tıraş eder ve diş çekerdi. Saraç, koşumları harman veresiye onarırdı. Kalaycı, kapları harman vereseye kalaylardı.  Düğenci, harman veresiye düğenin dişlerini söker ve yenilerdi.  Çerçi, harman vereseye satış yapardı. Bu işleri yapanların çoğu da yabandan gelindi.
Çiftçilerin borçlu oldukları veya hasat zamanı ortaklık yapmaya mecbur kalacakları fareler o zamanlar yoktu.  Buğday ambarına dadanan sıçanlar olurdu onların çaresine bakılır ve zararları önlenirdi. Bazen kurtlar, kırlardaki koyun sürülerine zarar verirlerdi.  Tilkiler kümesteki kavukları rahat bırakmazlardı. Çiftçiler birbirlerinin malına ve canına zarar vermezlerdi.  Şimdiye kadar olmayan, ekinleri sahibinden önce biçen bu fareler nereden çıktı? 
Köylüler, bu zamansız ve sinsi ortaktan, çok rahatsızlar ve şikâyetçiler.  Süne diye ekinlere musallat olan bir hastalık vardı. Köylüler onunla mücadele ederken ve kurtulmak üzerelerken bu sefer bu fareler çıktı ortaya. Kuraklık olduğu zaman köylüler yağmur duasına çıkarlar, Allah’a gözyaşlarıyla el açıp, dil döküp yalvarırlar Allah rahmetini verir ve kuraklık geçer.
Köylüler bu tarla faresine karşı ne yapacaklarını şaşırmış ve nasıl tedbir alacaklarını düşünemez hale gelmişler. Bu sene rahmet bol olmuştu ve köylünün yüzü gülüyordu. Konya, Türkiye’nin buğday ambarı olduğu için halkımızın da yüzü gülüyordu. Ne yazık kı Türkiye’nin buğday ambarına fareler dadandı.
Fare işini abarttığımı ve savunmasız hayvanları haksız yere suçladığımı zannetmeyin. Köylüler anlatıyorlar: 10 dönüm buğday ektim.  Ekinin bahardan gelişi ve işlenmeye yakın hali çok ümit verici idi. 10 dönümden en az 15 kile buğday almamız gerekirdi.  Biçer tarlaya girdi, ekini işledi netice hiç beklediğimiz gibi olmadı.  Baktık gördük ki fareler bizden önce işi bitirmişler. Ekinin sapını kemirip başakları yerlere düşürmüşler ve telef etmişler.
Köylüler bu işin sebebini anız yakmakta buluyorlar. Anızları yakmak için tarlalar ateşe varilince başta yılanlar olmak üzere farelerin hasmı olan hayvanlar yok oluyorlar.  Tabiatın dengesi bozuluyor. Fareler ortalığı boş buluyorlar. Köylülere; madem bunun böyle olduğunu biliyorsunuz da anızları ne diye yakıyorsunuz diye sorulduğu zaman da cevap yerine başlarını öne eğip acı acı düşünüyorlar.
Benim köyümde çiftçiler aylar öncesinden farelerden bahsediyorlardı. İlgililer acaba bu felâketi önleme konuşunda bir çare düşünemediler mi, köylülere bir tavsiyede bulunamadılar mı? Hadi bu sene geçti acaba önümüzdeki yıllar içir ilgililer ne düşünüyorlar?
Yine köylüler anlatıyorlar: Beyşehir taraflarından kurtlar koyun sürülerine sandırmaya başlamışlar. Her zaman olduğu gibi. Çobanlar rahatsız olmuşlar. Avcılar kırlara çıkıp kurt avlamaya başlamışlar. Kurtların o yörede sayısı azalınca bu sefer domuzlar piyasaya çıkmış ve köylülerin bahçelerine zarar vermeye başlamışlar. Domuzlardan kurtulmanın çaresini tekrar kırlara kurt bırakmakta bulmuşlar. 
Allah, tabiatı kendi varlığında uyumlu ve dengeli yaratmış.  Allah’ın koyduğu kaideyi aslında değiştirmek ve bozmak mümkün değil ama Cenab-ı Hak ibret olsun diye bazen izin veriyor. Tabiata müdahale etmek ve dengeyi bozmamak lazım.
Hayvanların taraf olduğu bu dengede onları tedirgin etmemek ve sayılarının tabii artışını değiştirmemek gerekir.  Aksı takdirde domuzlar ve fareler çiftçiyi rahatsız eder. Demek ki tabiatın dengesi bozulmadan insanın dengesi bozuluyor. Veya insanın dengeli ve dikkatli olursa tabiatta dengeli ve verimli oluyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri