Orman ve Su İşleri Bakanı Prof.Dr. Veysel Eroğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için verilen önergede şu ifadeler yer aldı: “Dedemli, Korualan ve Yalınçevre’liler feryat etmektedir. Hükümetin ilgisizliğinden yakınan vatandaşlarımız sadece haklarını istemektedir. Bozkır Barajı alanında yürütülen kamulaştırma işlemlerinde evine, kiraz bahçesine, kuyusuna, tarlasına çok düşük ve adaletsiz değerler biçilmektedir. Bekar olanların, kıraç arazide yerleri olanların ve nüfus kaydını kısa süreli başka yere kaydıranların hak sahipliğinin kabul edilmediğini belirtmilektedir. Bozkırlılar, kıymet takdiri çalışmalarında yerinde tespitler yapılmadığını, tapu kayıtları ve fotoğraflar üzerinden değer biçildiğini, konutlara yapılan önemli harcamaların hiç dikkate alınmadığını, çatıların değerlemeye sokulmadığını, kiraz bahçelerine, bahçe evlerine, kuyulara çok düşük değer biçildiğini, duvarların hesaba katılmadığını, kiraz bahçelerinde gerçek ağaç sayısının dikkate alınmadığını, metrekareye göre hesabi bir değerlendirme yapıldığını dile getirerek bu haksızlığa isyan etmektedir. Ürettiği kirazı ihraç edildiğinden ekonomiye önemli katkı sunan bu bölgede; 300 m2 alan, başka yerlerin 3 dönümüne bedeldir. Değer tespitinde bu gerçek dikkate alınmamıştır.”
KALAYC ŞU SORULAARI SORDU
Kalaycı, önergede şu soruları sordu: “Bozkır Barajı alanında yürütülen kamulaştırma işlemlerinde evlere, kiraz bahçelerine, kuyulara, tarlalara yeniden kıymet takdiri yaptırıp, vatandaşlarımızın haklarını verecek misiniz? Kıymet takdiri çalışmalarında ziraat odamızın, muhtarlarımızın aktif katılımı neden sağlanmamaktadır? Dedemli kasabamızdaki hak sahiplerinin iskanı konusunda neler yapılmıştır? Nereye yerleşecekleri belli midir? 819 yıl önce Dedemli'yi yurt edinen “Seyyid Bayram Veli” hazretlerinin barajın adında yer alması konusundaki istekleri karşılayacak mısınız? Bozkır barajından Bozkır’a ve köylerine su verilmesi konusunda bir çalışmanız var mıdır? Adına bile Bozkır deyip, Bozkır’a su vermemek haksızlık değil midir?”