Boş konuşmak karın doyurmuyor. Konuş-konuş nereye kadar? Boş konuşmaktansa hiç konuşmamak daha iyidir.
Konuşmak nutuk atmak: Bir meseleyi çözmek, bir meseleyi halletmek, anlatmak ya da başka bir çok amaç için yapılabilir. Mesela sohbet için, kandırmak için, teselli etmek için, doğruları hatırlatıp duyurmak için ya da sırf yalan söyleyip aldatmak için yapılabilir. Hatta güldürmek için ağlatmak için heyecan ve coşku (hamaset) için de yapılabilir...vs.
Birine/birilerine bir yardım olmamak üzere konuşmak mecburiyetinde kalınırsa boş- boş, içi boşaltılmış cümlelerle ya da ayağı yere basmayan, yuvarlak cümlelerle konuşulur. Konuşmanın genel ahengine bakıldığı zaman beğenilebilir de. Ama hiçbir derde deva
olmayan, hiçbir kimseyi ve kurum kuruluşu hedef göstermeyen (Hatta üzmeyen) bir konuşma yapılır. Ya da suçu anlatım ajitasyonu yaparak ama suçluyu söylemeden, hedef belirtmeden konuşulur. Dinleyenlerin birçoğu (tahlil yoksunu kişiler) beğenirler ve ayakta alkışlarlar. Bazıları da "Hah, tam istediğimiz gibi konuşuyor,” diye ıslık çalarak alkışlarlar!?.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlarken; yalan söyleyeni, boş konuşanı, hamaset yapanı, gösteriş yapanı baş tacı yaparlar.
Kur'an'da Bakara Suresi 204'te: “İnsanlardan kimi de vardır ki, dünya hayatındaki sözleri senin hoşuna gider ve o kalbindekine Allah'ı şahit tutar. Halbuki o, İslam düşmanlarının en yamanıdır.” yine Münafikun Suresi 4 te de: "Onları gördüğü zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki dayanmış kereste gibidirler...” Halbuki sussalar, konuşmasalar daha iyi olur. Konuşup dibe batmaktansa konuşmamak daha iyi değil mi? Peygamberimiz (sav)’ de: “ Ya hayır konuş, yahut sus!” buyurmuşlardır.
Yüzyıllardır bir ülkeyi batırmaya, insanlarını öldürmeye, bütün ülke zenginliklerine çökmeye gelen kâfir toplulukları ne diyorlardı? “Sizi özgürleştirmeye geliyoruz.” ya da “Size demokrasi getireceğiz...” Gatelehümullahü ennâ yü’fekûn :Allah onları kahretsin! Nasıl olup ta döndürülüyorlar.”
Bazıları da hatta bunlar, Müslüman bile olabilirler. “Ele karışmaz, tavaya bulaşmaz. ya da “Aka karışmaz, tavaya bulaşmaz.” cinsinden bol-bol nutuk atarlar ama karşılarındaki muhataplarının da onlara cevabı şöyle olur: “Boş söze karnımız tok. ya da “Akıl verme, para ver! Yardım et!
Herkes her şeyi biliyor ve anlıyor. İnanmıyor, inanır gibi yapıyor. Ezilen eziliyor, seyreden seyrediyor. Ezen yalan söyleyerek eziyor, yardım edemeyen/etmeyen de yardım ediyor/edecek gibi konuşuyor.