Bölünme Meselesi ve Vuslat

.
* Hak kapısında, yüce huzurda, ben, ben diye böbürlenenler, dost kapısından kovulur. (Mevlâna)

Selçuk Üniversitesi’ne bağlı Meram Tıp, Ahmet Keleşoğlu Eğitim ve İlahiyat Fakültesi’nin Konya Üniversitesi’ne bağlanması ile ilgili YÖK’ün 10’a 8 oyla –kıl payı- aldığı tavsiye kararı ve sonrasında yaşanan gelişmeler, şehrimizin son dönemde en önemli tartışma konusu oldu. Tavsiye kararının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’nın kararı onayladığı ve Bakanlar Kurulu’na taşıyacağı yönünde bilgiler geldi. Ancak Konya kamuoyunun tepkisi üzerine konunun Bakanlar Kurulu’na taşınması, -en azından şimdilik- belirsiz bir süre askıya alındı. Ancak bu gelişme, kararın ortadan kaldırıldığı, Bakanlar Kurulu’na tekrar getirilmeyeceği anlamına gelmiyor…
Kimi kaynaklar, akademisyen kökenli Prof. Dr. Cem Zorlu başta olmak üzere bazı milletvekillerinin (hatta Bakan Davutoğlu’nun) bu fakültelerin Konya Üniversitesi’ne bağlanmasını istediğini vurguluyor. Bakan Davutoğlu’nun seçim öncesinde Konya Üniversitesi’nin Selçuk’tan koparılacak fakültelerle değil, yeni fakültelerle yoluna devam etmesini istediğini, Konya Üniversitesi yönetiminin bu yöndeki girişimlerine karşı çıktığını biliyoruz. Ancak Cem Zorlu, tavsiye kararını desteklediğini örtülü de olsa doğrulamış oluyor. Diğer milletvekillerimiz ise suskunlukları nedeniyle eleştiriliyor. Geçtiğimiz günlerde Ankara’da gerçekleşen MEDAŞ toplantısı vesilesiyle Prof. Dr. İlhan Yerlikaya ve Hüseyin Üzülmez ile bu konuyu değerlendirme imkanı bulduk. Her iki vekil de –net ifadelerden kaçınsa bile- Selçuk Üniversitesi’nin bu şekilde bölünmesini doğru bulmuyor. Zira bu şekilde bölünme, yani bazı fakültelerin Konya Üniversitesi’ne devri, yeni bir devlet üniversitesi şansının kaçırılması anlamına geliyor…
Konuya ilişkin tespitlerimizi maddeler halinde aktarmakta yarar var.
- Selçuk Üniversitesi’nin bazı fakültelerinin Konya Üniversitesi’ne devri, Konya’ya yükseköğretim alanında yapılacak yeni yatırımların önünü kesecektir. Bir benzetme yaparsak; bu durum parayı bir cepten diğer cebe aktarmaktan başka bir şey değildir. Oysa ortada ilave paraya (kaynağa) sahip olma seçeneği vardır. Bazı fakültelerin bu şekilde devrinden sonra Konya’nın üçüncü devlet üniversitesine sahip olma imkânı ve gerekçesi ortadan kaldırılacaktır.
- Konya Üniversitesi kurulduğunda aslında sınırlar çizilmişti. Çok iyi hatırladığımız üzere o dönemde yükseköğretimle ilgilenen vekil Prof. Dr. Sami Güçlü, bu fakültelerin Konya Üniversitesi’ne bağlanmasına karşı çıkmış, mesele de kapanmıştı. Konya Üniversitesi’nin mevcut Rektörü, bu göreve talip olurken üniversitenin sıfırdan kurulacak birimlerle bu yola çıkacağını gayet iyi biliyordu. Öyleyse alttan alta bu çabalar niye? Bu durum, oyunun içerisinde maç kurallarının değiştirilmesine benziyor…
- 36 yıllık mirasa konmaya çalışmak, Selçuk Üniversitesi’nin tüm mensuplarını haliyle rahatsız eder. Haliyle akademisyenlerden, öğrencilerden ve mezunlardan tepki üstüne tepki geliyor.
- Meram Tıp Fakültesi gibi, Selçuk Üniversitesi’nin merkezi bütçe dışındaki en önemli kaynağı ortadan kalkarsa bu üniversitenin yıldızı sönecektir.
- Farz edelim ki; bu 3 fakülte Konya Üniversitesi’ne bağlandı. Böyle bir durumda Konya Üniversitesi’nde huzursuzlukların ardı kesilmeyecek, öğretim üyeleri bu durumu kabullenemeyecek, idari sorunlar baş gösterecektir. Bu atmosferde gidilecek bir seçimde Konya Üniversitesi Rektörü’nün yaşayacağı sorunları tahmin etmek zor değil. Garanti olan Rektörlük koltuğu bile elden gidebilir…
- Madem ki Konya Üniversitesi, Selçuk’un bazı birimlerine talip, o zaman iki tarafın da razı olabileceği bir çözüm yolunu seçmekte yarar var. Selçuk Üniversitesi’nin ilçelerde çok sayıda yüksek okulu var. Ta Silifke-Taşucu’nda bile… Bu yüksekokulların hepsi aynı kalitede değil, dolayısıyla Selçuk Üniversitesi’nin ortalama kalitesini aşağıya çekiyor. İlçelerdeki yüksekokulların önemli bir kısmı Konya Üniversitesi’ne devredilsin, bir taşla iki kuş vurulsun! Hem Konya Üniversitesi bir anda binlerce öğrenciye sahip olur, bu yüksekokullarda kaliteyi yükseltmeye çalışır, hem de Selçuk Üniversitesi makul bir şekilde küçülmüş ve kalitesini yükseltmiş olur!
- Selçuk Üniversitesi’nin bölünmesi ile ilgili tartışmalar esnasında bir şey göz ardı ediliyor; üniversite yakın geçmişte zaten 3 defa bölündü. Niğde, Karaman ve Aksaray Üniversitesi Selçuk Üniversitesi’nden doğdu, onun fakülte ve yüksekokulları üzerinde kuruldu. Geçmişte bu bölünmeye (gerekçesi makul olduğundan, illere yeni üniversiteler kazandırıldığından) hiç kimse karşı çıkmadı.
- Selçuk’un bazı bölümlerinin Konya Üniversitesi’ne bağlanması gibi bir bölünme modeli başka bir ilde uygulandıysa biz de razı olalım. Söz gelimi, Kayseri’de yeni bir üniversite kurulurken Erciyes Üniversitesi bölünür mü? Ankara ve İstanbul’daki üniversitelerde aynı girişim sergilenebilir mi?
Kısacası; Konya’nın yeni bir devlet üniversitesine sahip olmasını engelleyecek adımı şehrini düşünen insanların atmaya hakkı yok. Bölünme meselesi ile ilgili son sözümüzü bir halk deyişiyle ifade edelim; alan da kaçan mı?
**
VUSLAT TÖRENLERİNE İLİŞKİN…
Kısa ve net ifade edeceğim; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Vuslat Etkinlikleri’ni layıkıyla icra etmeyi bir türlü beceremiyor, işin üstesinden gelemiyor. Şehirde yaşayanlar bu etkinlikleri hissetmiyor. Bir yandan ‘bilet yok’ çekilirken, bir yandan salondaki derin boşluklar gözlerden kaçmıyor. Organizasyon sorunları bir türlü ortadan kalkmıyor. Ankara, İstanbul, Bursa, Kayseri gibi büyükşehirlerimizin elinde böyle bir imkân olsaydı bu etkinliklerin nasıl yapılabileceğini biz de görmüş olurduk…
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ne Konya kamuoyuyla, ne de Konya basınıyla sağlıklı bir iletişimi yok. Yıllar önce gündeme getirilen, Müdürlük bünyesinde Basın Halkla İlişkiler Birimi kurulması ile lafta kalmış görünüyor…
Diğer taraftan Mevlana Kültür Merkezi’nin daha şimdiden yetersiz kalmaya başladığı dikkat çekiyor.
Etkinliklerle ilgili somut bir önerim var; bu iş tek elden yürütülsün. Bunu da Büyükşehir Belediyesi üstlensin. En azından çok başlı yapı ortadan kalkar ve mevcut halinden daha iyi bir etkinlik takvimi gerçekleştirilir…

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri