Turgut, onurlu direnişlerine ara vermeden devam edeceklerini de ifade ederek, “Dosdoğru olmak, Allah’ın istediği istikamette olmak o istikamet üzere kalabilmek ve Allah’ın istediklerini yerine getirebilmek hususunda; önümüze konan veya konulması düşünülen her türlü engeli aşmak, boyun eğmemek, yılmamak, Müslümana yakışan bir duruş ve tavırla, vakarla direnmektir. Allah’ın emirlerine, bırakın yasak koymayı, engellemeyi , ‘özel alanda uygularsın kamusal alanda uygulayamazsın, hizmet alansan uygularsın, hizmet verensen uygulayamazsın’ gibi ayrıma gitmeyi, belli bir yaştan önce Kur’an-ı Kerim’in öğrenilmesine ve öğretilmesine sınırlamalar yapmayı, bu ve benzeri dayatmaları, uygulamayı düşünmek veya uygulamaya kalkmak hiç kimsenin haddine değildir” diye konuştu.
ABD askerlerinin Afganistan’da, yaptığı katliamı da kınayan Turgut, ABD askerlerinin ağırlıkta olduğu 15 bin askerle başlatılan operasyon ile bölgede yapılan katliamları, ABD nin ve müttefiklerinin cephedeki mukavemete güç yetiremeyince, hıncını masum ve mazlum sivil halktan çıkarmasını nefretle kınadıklarını söyledi. Konuşmasında 28 Şubat sürecini de değerlendiren Turgut, “Tarihimize kara sayfa olarak düşen 28 Şubat’ın bugün 13. yılı.1000 yıl sürdürülmesi düşünülen bu kararların açmış olduğu yaralar halen tedavi edilememiş müzmin bir yara gibi kanamaya devam ediyor. Yargı ve yürütme arasında devam eden güç kavgası, malum odaklar tarafından bizlere suni bir hükümet krizi olarak sunulmaktadır” dedi.
Turgut. son olarak İsrail’in Hz. Yusuf’un kabrine yaptığı talan girişimine değindi. Turgut, “Siyonist, işgalci İsrail’in Halil İbrahim Camiii’ni ulusal miras eserler listesine dahil etmesine, 500 kadar siyonist teröristin Nablusta bulunan Hz. Yusuf’un kabrini basmalarına ve talan etme girişimlerine tepki gösteren kahraman Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu ilan ediyor, müslüman halkları bu miraslara sahip çıkmaya çağırıyoruz. Şahadetinin 31. Yılında Şehid Metin Yüksel’i ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz” diyerek konuşmasını bitirdi.
ALİ SAİT ÖGE