Birlikte yaşamanın anahtarı, müsamaha

Konya Sivil Toplum Kuruluşları tarafından organize edilen, yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda akademisyenin ve 70 sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilen Ufuk Turu Toplantıları 6 programı, geçtiğimiz gün de iki ayrı oturumla devam
Prof. İ. Erol Kozak başkanlığında gerçekleştirilen oturumda Prof. Dr. Yasin Atkay, Doç. Dr. Ahmet Nuri Yurdusev ve Dr. Ertan Özensel ‘Batıda Birlikte Yaşama Örnekleri’ konulu tebliğlerini sundu.
“Birlikte yaşamanın sihirli bir formülü yoktur diyen” Doç. Dr. Ahmet Nuri Yurdusev, birlikte yaşamanın çok basit bir yöntemi olduğunu, bunun da farklılıkları kabul etmek olduğunu dile getirdi. Avrupa’nın bunu kısmen de olsa gerçekleştirdiğini, bizim de moral olarak farklılıkları kabul etmemiz gerektiğini dile getirdi. Doç. Dr Yurdusev, Avrupa’daki Müslümanların, Türkiye’dekilerden daha rahat bir hayat yaşadıklarını, bunun da farklılıkların kabul edilmesiyle gerçekleştiğini söyledi.
Amerika’nın keşif tarihi hakkında kısa bilgi veren Prof. Dr. Yasin Aktay ise Amerika’da 18. yüzyılda yapılan anayasada dini konuya parmak basılarak, dinin devlete, devletin de dine müdahalesinin arasına duvar ördüklerini kaydetti. Kıtanın keşfinde, burada bulunan Kızılderililerin insan yerine konmadığı ve katledildiğini ifade eden Aktay, Amerika’nın bundan ders aldığını, şu an insanların burada birlikte yaşama kültürünü büyük ölçüde kazandığını söyledi.
Kanada’nın birlikte yaşama sorununu büyük ölçüde çözdüğünü kaydeden Dr. Ertan Özensel de buradaki azınlıkların farklılıklarını koruyabildiklerini ve kültürlerini muhafaza edebildiklerini kaydetti. Kanada’da yaklaşık 160 farklı ülkeden 500 etnik grubun bulunduğu bilgisini veren Dr. Özensel, devletin bu gruplara farklılıklarını yaşatma hakkı tanıdığını ve bu konuda yardımcı olduğunu söyledi.
GEÇMİŞİMİZDE BİRLİKTE YAŞAMA SORUNU YOK
Prof. Dr. İhsan Dağı’nın başkanlık yaptığı ikinci oturumda ise ‘Tarihimizde Birlikte Yaşamanın Örnekleri’ konusunda Prof. Dr. Mikail Bayram ‘Selçuklu Dönemi’, Doç. Dr. Mustafa Demirci ‘Endülüs Tecrübesi’ Tarihçi Yazar Mustafa Armağan da ‘Osmanlı Dönemi’ konulu tebliğ sundu.
İslam tarihi boyunca cizyesi alınan gayrimüslimlerin mallarının ve canlarının garanti altına alındığı bilgisini veren Doç. Dr. Mustafa Demirci, bazı batılı yazarların Müslümanların Endülüs’te kiliseleri yakıp yıkıp, kimisini de camiye çevirdiklerini, Hıristiyanların ibadet edeceği mabet kalmadığını söylediklerini ancak tarihi belgelere bakıldığı zaman böyle bir şeyin söz konusu olmadığının anlaşıldığını söyledi. “Tarih boyunca İspanyollar kadar kanlı bir millet yoktur” diyen Demirci, İspanyolların Yahudi, Müslüman, Çingene ve Amerika’daki yerlilere katliam uyguladığını ifade etti. Müslümanların da yanlışları olduğunu kaydeden Demirci, ancak bunun hiçbir zaman sistematik bir şekilde uygulanmadığını dile getirdi.
Anadolu’nun fethini 3 aşama olarak değerlendiren Prof. Dr. Mikail Bayram da “Anadolu’nun fethi 3 aşamada gerçekleşmiştir. Birincisi, sınırlara asker getirilerek kuşatma sağlanması, ikincisi bu askerlerin akınlarıdır. Üçüncüsü ise kültür fethidir. Asıl fetih de budur” ifadelerini kullandı. 1071 Anadolu’nun fethinden sonraki 100 yıl içinde bir istikrar sağlanamadığını kaydeden Bayram, bunun sebebinin de Haçlı Seferleri olduğunu dile getirdi. Anadolu’nun konumu gereği çok farklı kültürlü bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bayram, buna rağmen bu topraklar üzerinde sorunsuz bir şekilde uzun bir zaman birlikte yaşanabildiğini söyledi.
Hem fiziki hem de yaşadığı zaman bakımından Osmanlı’nın çok büyük bir devlet olduğunu, burada çok sayıda farklı grupların yer aldığını dile getiren Tarihçi Yazar Mustafa Armağan da Osmanlı’nın uzun süre varlığını devam ettirebilmesinin esnek, müsamahakar ve uygulanabilir bir devlet olmasından kaynaklandığını söyledi. Osmanlılarda gayrimüslimlere ve azınlıklara müsamahakar davranıldığını dile getiren Armağan, tarihten örnekler vererek, yargılanacak farklı dindeki insanlara kimin yasalarıyla yargılanmak istediklerini sorduklarını, yargılamanın da bunun neticesinde gerçekleştiğini söyledi. Armağan, Osmanlı’nın fethettiği yerlerdeki İslam’a aykırı olanlar dışındaki yasalara karışmadığını ifade etti.
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri