Bir Zamanlar Konya’da

.

Biz küçüktük ve büyüklerimiz vardı saygıyla anılan. Her fırsatta “buralar eskiden” diye başlayıp uzun uzun konuşan büyüklerimiz vardı. Dinlemekten sıkıldığımız insanları, bir gün anlamak ve aynı konuşmaları yapar hâle gelmek insanoğlunun kaderi sanırım. Malum kaybedince anlaşılır kıymeti, ya da iş işten geçince…

Bahsettiğim büyüklerim kadar geniş değil anı defterim. Ama bizde yaşadık ve yaşlanacağız, bizimde yaşanmışlıklarımız var elbet.

Bir zamanlar Konya’da her yer yeşildi hatırlar mısınız? Mevlana’mızın türbesi gibi yeşiliyle anılırdı Konya. Alaaddin’i ayrı yeşil, Mevlana’sı ayrı yeşildi. Ağaçlar arasından sızan bir türbe selamlardı gönüllerinizi. Bir yokuş ardında gizlenmiş bir hazine gibi Alaaddin camisiyle karşılardı gelen misafirlerini. Şelale park, kayalı park, dede bahçesi, fuar kültür merkezi ve ve ve daha niceleri, hepsi anılarımız hepsi tertemiz şehir geçmişimizdi. Meramı merâmınızı anlar gibi sakin idi, Selçuklusu Osmanlı gibi güçlü ve gururlu, Karatayı ücrada kalmış ama temizliğini ve saflığını koruyan halkıyla, samimiyet ilçesi idi. Uzun uzun yolları yoktu önceden, çünkü ihtiyacı olmayacak kadar sakindi Konya. Ve insanlar “şuraya da şu lazım” demeye gerek duymazdı, çünkü zamanı ve şehrinin ihtiyaçlarını sürekli takip eden bir büyükleri vardı.

Bir zamanlar duyduk ki;

Bir cadde açılacakmış ama o kadar büyükmüş ki her yer o caddeye bağlanıyormuş. Adı da görüşü ile müsemma Fetih Caddesi olacakmış.

Bir gökdelen yapılıyormuş 42 katlı olacakmış ve adı da şanına yakışan Selçuklu Kulesi olacakmış.

Konya’da ki tramvayın geçmişi o kadar eskidir ki herkesi ilk gördüğünde şaşırtacak kadar. Şimdi adına başkentte metrobüs denilip otobüsün körüklüsüyle milleti aldatmakla olmuyor bu iş. Bir iş yapacaksın ve halk hayretler içerisinde tebrik edecek seni.

Elkart diye bir şey çıkmış hani 10ar 10ar alıp aralarından yırtarak ayırdığımız renkli renkli biletlerden almayacakmışız artık, kart kendi bilecekmiş içerisindeki bilet sayısını. Hemde üzerinde resminde olacakmış.

Biz bu sözleri duyduk belediye hizmet yaparken halkına. Şimdi hangimiz elkart hizmetini böyle anlar yada anlatır etrafına? (Bu arada başkentte hâlâ egosunu tatmin edemeyen başkanların icraatı olan ego kart var. Teknolojiden nasiplenmemiş bir başkent hizmeti.) Evet, geçmiş zaman. Ama zaten önemli olanda böylesine büyük hizmetleri imkânsız olan zamanlarda yapabilmektir.

Bir zamanlar Konya vefakardı, sever ve sevdiğini bağrına basardı. Çünkü bir zamanlar Konya’mda “ben bunları bana oy versinler diye değil Allah rızası için yapıyorum” görüşüne sahip bir Mustafa Özkafa başkan vardı. Mahallenin teyzesi de bilirdi, evinden çıkamayan yaşlı dedesi de, yolda oynayan çocuğu da. “Özkafa kim” derseniz “sakallı temiz yüzlü imanlı genç başkan” derlerdi. Gençken sakal koyulmazdı önceden Özkafa başkan nadirlerdendi ve öyle anılırdı. En önemlisi sevilmekti ve sevilen bir başkandı… Bir zamanlar Konya’mda Mustafa Özkafa başkan vardı.

Ve şimdi; Tüm ülkenin ve Konya’nın saadeti için efsane başkan yeniden sahaya inmek için hazırlanıyor.

Bismillah deyip kolları sıvayarak kaldığı yerden işe başlamak için yola çıkmış geliyor. O üzerine düşeni yapıp kendisini hizmete adayanlardan oldu. Ve artık üzerine düşeni yapma sırası Konya’da.

Geçmişine sahip çık Konya’m. Gözü kapalı dua etme değil gözlerini olan bitene ve arka planına açma zamanıdır.

Ve yerel seçimlerde ülkene başbakan seçmediğini hatırla.

Ve unutma ki; yerel seçimlerde baraj yok. Oy vermeyelim de omu gelsin, o gelirse o olur, bu gelirse şu olur bahanelerini bırak ve kendine gel.

Sen büyüksün Konya, sen Beldeyi Muhayyere’sin. Büyük düşünmek değil büyüklüğüne yakışır olgunlukla düşünmektir görevin.

Konya’m sen sadıksın sadıkları seversin, geçmişine sadık ol, sadakate sahip çık…

Vesselam…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri