Bir mekanizmaya ihtiyaç var

.
Geçen ay bu sütunlarda Konya’nın ulaşımına ilişkin halihazır olumsuz tablo ve yapılması gerekenler üzerinde durmuştuk.
Yaşadığımız ay bu sorun üzerinde durmaya devam etmemizi gerektirecek gelişmelerle geçti.
Konya Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde IBF (Uluslararası İş Forumu) Toplantıları nedeni ile Mısıra gitmiştik. Bu organizasyonun ulaşım ayağı, Konya’ya havayolu ile gelmenin ve Konya’dan havayolu ile gitmenin ne kadar zor olduğunu bize gösterdi.
Sabah 8.30’da kalkması gereken özel uçağımız tatbikatlar nedeni ile 13.00’te havalandı. Dönüş ise daha bir felaket oldu. Apron vergisinin payı ne kadardır bilemeyiz ama bize iletildiği kadarı ile Mısır yerel saati ile 23.30’da hareket etmesi gereken özel uçak izin verilmemesi nedeni ile sabaha karşı 4.30’da Konya için havalanabildi.
Bu noktada tartışmamız gereken, Selçuklu Başşehri Konya’nın dünkü görkemini yarın da sürdürebilmesi için her noktadan ulaşılabilirliğini nasıl sağlayacağımızdır.
Havaalanı ile ilgili bizim de taraf olduğumuz görüş; mevcut askeri üssün 2020 Nazım Plan’da öngörülen Bölge Havaalanı mevkisi olan Aksaray Yolu veya Konya-Karaman Arası’nda Çumra sınırları içinde kalan Kuzucu Köyü yakınlarına kurulmasıdır. Böylece sivil uçuşlarla ilgili sorun kalmayacağı gibi, bölgemiz de altyapısı son derece sağlam bir havaalanına kavuşmuş olacaktır. Dünyanın en büyük kargo uçaklarının inip kalkmasına müsait pisti bulunan Konya Havaalanı’na Sivil Terminal Binası eklenirken bir pist daha yapılmıştır. Yani aslında Konya havaalanına bir havaalanı daha yapılmıştır vaktiyle.
Öte yandan şehrin büyük oranda gürültüye maruz kalması engellenmiş olacaktır. Halen uluslar arası tatbikatların da yapıldığı havaalanı kaynaklı gürültü ve alçak uçuşlar, sanayi tesislerinin üretimini olumsuz yönde etkilemekle birlikte, şehir insanının yaşam kalitesi üzerinde de olumsuz etkilere neden olmaktadır.  Bu yönde atılacak adım 28 Şubat mantalitesinin ürünü olan İsrail-ABD uçuşlarının sona erdirilmesi konusunda da siyasetin önüne bir açılım koyabilecektir. Doğrusu son cümlede belirttiğimiz dolambaçlı yola ihtiyaç da yoktur aslında.
Bölge havaalanı konusunda böylesi bir çözümün hayata geçmesinin takipçisi olacağımızı belirtirken, başlıkta yeralan mekanizma konusuna gelelim. Geçtiğimiz haftalarda 2010 bütçesi Meclis’e sunuldu. Konya olarak şöyle bir yanlışımız var; Bütçe Meclis’ten geçtikten, Konya her defasında olduğu gibi illerarası sıralamada geri kaldıktan ve projelerine özellikle de ulaşım projelerine yeterli kaynak ayrılmadıktan sonra konuşmaya başlıyor. Şikayetçi oluyor. Oysa ki bütçeden hak ettiğimizi alabilmek için yıl başından itibaren, hele hele en geç Haziran’dan itibaren harekete geçmek gerekiyor. İl müdürlükleri talepleri, genel müdürlük değerlendirmeleri, bakanlık teklifleri, DPT uzmanı görüşleri, DPT Müsteşarlık düzenlemeleri ve nihayet Meclis aşamalarından hem haberdar olmak hem de projelerin ihtiyacı olan ödenekler konusunda talepkar olmak ve sonuç almak gerekiyor. Bu noktada, yerel bürokrasiye, yerel siyaset ve özellikle Milletvekillerine iş düşmektedir.
Konya’nın mevcut iktidara verdiği olağanüstü desteğin yatırımlara yansımaması gerçekten acı bir vakıadır. Bu durum partililere bir sorumluluk yüklemekle beraber sonuçlardan herkes olumsuz yönde etkilenmektedir.
Bir Aksaray, bir Ereğli, bir Karaman duble yollarının bitirilmemiş olmasını hiç kimse hiçbir mazeretle bize izah edemez.
Şimdi bir mekanizma öneriyoruz; madem Sayın Ahmet Davutoğlu, AKP’nin tasavvurunda Başbakanlık makamına oturtulacaktır. Halen Bakan ve MKYK üyesidir. Öyleyse Konya meselelerine karşı birinci derecede sorumluluk makamına da gelmiştir (Bu sorumluluk milletvekilleri ve AKP teşkilatlarının sorumluluğunu sakıt etmez), Bakanlığı bünyesinde danışmanlardan oluşan bir Konya Masası kurmalıdır. Kurulacak bu bürodaki danışmanlar, milletvekilleri, sivil toplum, basın, bürokrasinin yerel ve Ankara ayağı arasında koordinasyon sağlamalı, yatırım hedefleri konusunda noktasal operasyonlar düzenleyebilmeli, talepkar ve ısrarcı olmalı ve sonuç almalıdır. AKP iktidarı döneminde bu mekanizma Konya için kurulmamış/kurulamamıştır.
Önerdiğimiz çalışmamın uygulaması geçmişte yapılmış ve başarıya ulaşmıştır. Refahyol Dönemi’nde Devlet Bakanı Sayın Rıza Güneri’nin kurduğu ve bendenizin de görev aldığı bu mekanizma 96’da illerarası yatırım sıralamasında 20. Olan Konya’yı 10. Sıraya getirmiştir. Bir bütçe daha yapılabilme şansı olsaydı hiç kimsenin kuşkusu olmasın bu sıra ilk 3, ilk 4 olabilecekti. Mavi Tünel’in ilk defa uluslararası finans modeli ile ihaleye çıkarılabilmesi, Seydişehir Alüminyum’un kapasite artırımı ve modernizasyon ihalesine çıkılabilmiş olması, Konya’nın doğalgaz projesi kapsamına alınabilmiş olması, pancarın kilosunun 4 bin 400 liradan 11 bin liraya çıkarılmış olması Sayın Güneri’nin bu mekanizmayı kurması,  mekanizmanın altyapı çalışmaları ile mümkün olmuştur.
Kalın sağlıcakla…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri