Bir Hayır Kurumu Nasıl Çalışır?

Nevzat Laleli

HAY-DER yazı serisi

Ülkemizde hayırlı işler yapmak, inancımızdan kaynaklanan önemli çalışmalardandır. Bir hayrı yapmak isteyenler dernekler ve vakıflar kurmuşlar, bunlarla büyük ecir ve sevap kazanmayı umarak ve toplumun üzerine düşen yüklerin bir kısmından onları kurtarmak ve onların mutlu olmalarını sağlamak istemişlerdir. Çünkü hayrın bir yüzü Allah’a dönüktür. Diğer yüzü ise halka dönük olup, onlara maddi ve manevi destek sağlamak demektir.

Allah’a çok şükürler olsun ki hayatımın hemen büyük bir kısmını bu hayır çalışmalarında geçirdim. Ve yine şükürler olsun ki bu çalışmalarımın hemen hepsinden yüzümün akı ile çıktım. Kur’an Kursları Federasyonu olsun, Milli Gençlik Vakfı çalışmalarım olsun hep bu tip çalışmalardır.

Bu hayır kurumlarına birçok insan üye, birçok insan da gönüllü olarak görev alarak bu çalışmalara iştirak ederler. Hem toplumun mutlu olmasıyla kendileri de mutlu olurlar ve hem de Allah’ın “İyilikte ve hayırda yarışın, kötülükte yarışmayın… Bakara 148” emr-i ilahisine uyduklarından büyük sevaba nail olurlar.

Bir Müslüman olarak boşlukta kalmamız ve mutlaka “hakkın ve hayrın haykırılması” gerektiğine inandık. HAY-DER Hayırda Yarışanlar Derneği (organizasyonu) nu kurduk ve “hak davada ve hayır çalışmalarında biz de varız” diyerek çalışmalara başladık.

BİR İŞ NASIL YAPILIR

Bir iş, önce fikir platformunda ortaya çıkar. Bir işin fikir olabilmesi için yönetim kurulunun o iş üzerinde müzakere yapması ve o işi değerlendirmesi gerekir. Onun için çağırılanların mutlaka toplantıya katılması ve fikirlerini söylemesi şattır.

O işe ait olumlu ve olumsuz yönler, masada gündeme getirilir. Başkan herkesi dinler. Sonra o işin, “nasıl, nerede ve ne zaman yapılacağını karar haline getirir.”

Yapılacak iş önce fikir, sonra istişare daha sonra da karar olduktan sonra bir ayrıntılı liste hazırlanır. Buna, o işin planı denir. Sonra listede ki hangi işlerin zamanlaması yapılır. Buna da o işin programı denir.

Dernek üyeleri merkezin almış olduğu bu kararı benimsemeye, o iş için yapılabilmesi için kendine üzerine düşenleri yapmaya çalışmakla mükelleftir. Bu mükellefiyet, hem dernek kayıt formuna attığı imza ile ve hem de manevi sorumluluğu ile kendine yüklenmiştir.

İşin bir önemli yönü de o işe ait ödemelerdir.

Dünyanın hiçbir zamanında, hiçbir yerinde ve hiçbir işi ortaya bir madde konmadan yapılmamıştır. Bu Peygamberimiz zamanında da böyleydi, zamanımızda da böyledir. Ayetlerde ve Hadis-i Şeriflerde önümüze gelen; “bi emvaliküm…(mallarınızla… -ihtiyaç gideren şeyler)” hitabı, inananların yapacaklar işler ve özellikle de hayır işleri için mutlaka bir ödeme yapmalarını emretmektedir.

Hayırların başı, Hak’kı hâkim kılınmasıdır.” Sahabeyi Kiram, inançlarının hâkim olabilmesi için ellerinde avuçlarında ne varsa bu uğurda harcamışlar ve inançlarının hâkim olduğu bir zeminde de yaşamaya da muvaffak olmuşlardır.

ZAMANIMIZDA HAYIR İŞLERİ

Her şeyin taklidinin bulunduğu zamanımızda maalesef Müslümanlığın da taklidi bulunmaktadır. Adam gelir, bir derneğin gayelerini ve çalışmalarını beğenir, o derneği üye olur. Üye belgesini imzalarken (çocuk oyuncağı) bir rakamı, aidat olarak da her ay ödeyeceğini taahhüt eder. Ve sonra o imza, o ahit unutulmuş gitmiştir. Bir daha dönüp bakmaz bile…

Derneğin oturduğu dairenin kirası nasıl verilir? Bina aidatı nasıl ödenir? Elektriği, suyu ve telefonu nasıl çalışır? Yapılmasına karar verilen faaliyetler nasıl yapılır? Bütün bunları bir an bile düşünmez. “Ben, her ay bu kadar ödemeyi taahhüt etmiştim” demez. Yönetici konumunda ki insanlar ise zorluklar karşısında çırpınır, dururlar.

HAY-DER Hayırda Yarışanlar Derneğimiz; “Mutlu insan, Sağlam aile, Güçlü toplum…”u kurmak istemektedir.

Aslında bu hedefler, bütün hayır kurumlarının nihai hedefleridir. Arada Kur’an kursu kurmak, yurt açmak, öğrencilere burs vermek, eğitici ve öğretici seminer ve kurslar düzenlemek hep bu hedeflere ulaşmak içindir. HAY-DER ise bu hedefleri direkt olarak önüne almış ve onlara ulaşmaya çalışmaktadır.

Bu yazımı okuyan bütün kardeşlerimi bu hedeflere ulaşmakta bizlere yardımcı olmalarını istiyorum. Böylece erişeceğimiz sevaba da, tespit edeceğimiz halkın mutluluğuna da birlikte ulaşacağız ve birlikte mutluluk duyacağız.

İsteğimiz, her birinizin deneğimize üye olması, gönüllü olarak çalışmalarımıza katılmasıdır. Fikirlerimizin yayılması için konularımızı halka anlatan hatiplerimiz olunmalıdır. Ev sohbetlerimiz yapabilmemiz için bizlere evler hazırlanmasıdır.

Ankara’da bir haftada 10 ev sohbeti hazırlayabilirsek bu ayda 40 ev sohbeti, yılda 480-500 ev sohbeti yapar. Her ev sohbetinde ortalama 15 kişi misafir olduğu kabul edilse bir yılda 7500 kişi bizi ve fikirlerimizi tanımış olur. Bir de il ve ilçelerde şube ve temsilcilikler açtığımızı düşünün. Yıllık bu çalışmalarımız ne büyük rakamlara erişir. Bu ise insanımızı tek merkezden kontrollü Medyanın narkoz tesirinden kurtarmak demektir.

Okuyucularımız olarak sizi derneğimizin gönüllü üyesi sayıyor ve her ay bir küçük aidatınızı, “Vakıfbank 00158 0072 999 66421” nolu hesaba veya “IBAN TR68 00015 0072 999 66421” e muntazaman göndermenizi bekliyoruz.

Vakıfbank da hesabı olanlar bize hesap numaralarını bildirirlerse aidatlarını her ay hesaplarından otomatik olarak kesilmesini de sağlarız.

En kısa zamanda, “Mutlu insan, Sağlam aile ve Güçlü toplum”a ulaşmak dileği ile…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.