Beyşehir'i turizme kazandırmalıyız

Beyşehir eski Belediye Başkanı İzzet Taşcı, "Beyşehir, Konya ve İç Anadolu için gerçekten saklı bir cennet. Antalya ve Konya'ya gelen yerli yabancı turistleri buraya da çekmemiz gerekmektedir" dedi

RÖPORTAJ: BERKHAN PARLAK

Beyşehir eski Belediye Başkanı İzzet Taşcı, "Beyşehir, Konya ve İç Anadolu için gerçekten saklı bir cennet. Antalya ve Konya'ya gelen yerli yabancı turistleri buraya da çekmemiz gerekmektedir" dedi

HALKIN İTİBARINI KAZANMAK KOLAY DEĞİL

Beyşehir eski Belediye Başkanı İzzet Taşcı ile Beyşehir ve siyasal hayatı üzerine konuştuk. Halk arasında 'Efsane Başkan' olarak anılan İzzet Taşcı, hala vatandaşla iç içe. Bir siyasetçinin halktan tarafından böyle bir itibar yakalamasının zor olduğuna değinen Taşcı, "Halk beni seviyor, yaptığım işlerde de adil olduğumu biliyorlar. Halkın bizi sevip sayması güzel bir şey. Halkın itibarını kazanmak emek ister" diye konuştu.

TURİSTLERİ BÖLGEYE ÇEKMEMİZ GEREKİYOR

Beyşehir'in bir çok doğal ve tarihi güzelliklerinin olduğunun altını çizen Taşcı, "Beyşehir'in doğal güzelliklerinin yanında, içerisinde bir çok tarihi eser de bulunmaktadır. Mesela 700 yıllık Eşrefoğlu Camimiz var. Ancak dışarıdaki insan bunu bilmiyor. Bizim isteğimiz, Antalya'ya ve Konya'ya gelen mevcut turistlerin buraya da uğramasıdır. Bunu sağladığımız takdirde bölge de hızla kalkınacaktır" ifadelerini kullandı.

**Öncelikle siyasal hayatınızı ele alalım. Siyasete nasıl atıldınız?

-AK Parti kurulduğu zaman, bende kurucu üyelerden bir tanesiydim. 2004 yılı seçimlerinde teşkilatımız bizim aday olmamız için çok ısrar etti. İl teşkilatı da o dönemde benim aday olmam gerektiğini söylediler. Aday adayı oldum ancak Ankara'dan farklı bir isim söylendi. Bizler de saygı duyduk Ankara'nın bu kararına. Bana İl Genel Meclisi Üyeliği verdiler. 5 yıl bu görevde, Beyşehir'e hizmet ettim. Bu dönemde çok güzel çalışmalarımız oldu. Bu süreçte elimiz hiç boş durmadı. Sürekli bir şeyler üretiyorduk. Bunların içerisinde en önemlisi, Beyşehir Gölü Araştırma Komisyonu'nun kurulmasıydı. Bu komisyonun da başkanlığını yürüttüm. Beyşehir'in yaşamış olduğu o sıkıntılı dönemde, bu sıkıntıları bütün Türkiye'ye duyurma imkanı bulduk. Ondan sonraki dönemde de gerek Orman Bakanlığımız gerek KOP çalışmaları nispeten göle büyük katkılar sağladı. Bugün Beyşehir'in yüzde 80 oranında sağlıklı bir suyu var. Balık yapısındaki o kırılmaları engellemek için Orman ve Su işleri Bakanlığı ile irtibat kurduk. Bakan beyle çalışmalar başlattık.

HALKIN TALEBİ ÜZERİNE BAŞKAN OLDUM

**Belediye başkanlığı maceranız nasıl başladı peki?

-Vatandaşlar 2009 yılında ısrarla, Beyşehir'e sahip çıkmamızı ve Belediye Başkanı olmamızı istedi. Israrları kıramadık ve aday olduk. Başbakanımız da bizlere teveccüh gösterdi ve başkanlığa layık gördü. Bu 5 yıllık dönemde, Beyşehir'in yapısını, vizyonunu ve şeklini değiştiren çok güzel çalışmalar yaptık. Halkımızla iş birliği içerisinde çalıştık. Yaptığımız projeler hiçbir zaman tek bir ağızdan çıkan projeler değildi. Ben Platon'un şu sözünü kendime düstur edinmişimdir: "Akıllı insan kendi aklını kullanır. Çok akıllı insan çevresindeki insanların aklını kullanır." Biz akıllı değil çok akıllı olalım dedik ve hemşehrilerimizin desteklerini her zaman yanımızda gördük. Dürüst belediyecilik anlayışı içerisinde olduk. Çok şükür 5 yıllık dönem içerisinde ne çaldık, ne de çaldırdık. Beyşehir'in bütün kaynakları yine Beyşehir'e hizmet olarak döndü. Halkımız da bunu çok iyi gördü ve paramız da bereketlendi. Beyşehir'deki yolların yüzde 80'ini bu süreçte yeniledik. Altyapıda büyük oranda ilaveler yaptık. Asfalt ve parke taşı yapacağımız zaman daima altyapısını da geliştirdik. Beyşehir, ciddi bir sıçrama yaptı ve hem Konya'da, hem Ankara'da hatta İç Anadolu'da tanınır hale geldi. Vizyon ve marka değeri taşıyan bir ilçe olduk.

**Başkanlık bittiğinde yarım kalan bir projeniz oldu mu?

-Tabii ki gelecek ile ilgili bir çok yatırım var. Umarım şu anda başkan arkadaşım bu projelerin takipçisi olur. Beyşehir bizim. Beyşehir'e ne yapılırsa hakkıdır. Türkiye'nin en büyük sahil projesini hayata geçirdik. Toplamda 35 trilyonluk bir proje oldu. Çalışmaların birinci etabı hayata geçirildi. 2015 yılı sonunda da proje büyük oranda tamamlanacak. Beyşehir Gölü daha da güzel bir görünüm kazanacak.

GEMBOS YOLU BÜYÜK GETİRİSİ OLAN BİR PROJE

**Gembos yolu çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

-Beyşehir- Antalya Yolu'nun, benim dönemimde 2010 yılında ihalesini yaptırmayı başardık. Gembos yolu Beyşehir ve Konya için gerçekten de çok önemli bir yol. Turizm ve sanayi yolu olacaktır. Konya'dan Antalya 260 kilometre, Beyşehir'den Manavgat 125 kilometre. Beyşehir'den Antalya merkez de 150 kilometreye inecek. Bu Beyşehir için gerçekten de çok büyük bir kazanım. Mesela, Eşrefoğlu Camii'nin UNESCO Kalıcı Eserler'e girmesi çok kısa bir sürede sonlanacaktır. Bunun sonlanması ile birlikte Antalya bölgesinden çok ciddi bir turizm akını bekliyoruz. Yeni yapılacak Konya-Antalya hızlı tren projesinde buraya da bir istasyon yapmalarının çok büyük katkısı olacaktır. Ayrıca Manavgat bölgesi günlük gidilebilecek bir mesafeye ineceği için, bu bölgeden 10 bin civarında yaylacı aileyi Beyşehir'e bekliyoruz.

**Beyşehir'in sadece gölü var desek yalan söylemiş oluruz dediniz. Beyşehir'de gölün dışında ne gibi faaliyet alanları bulunmakta?

-Beyşehir çok şanslı ve parlak bir ilçe. Beyşehir'de sadece turizm değil, tarım ve hayvancılık da iyi durumda olan sektörler. Ayrıca sanayi de Beyşehir'de hızla yükselmeye başladı. Beyşehir Organize Sanayi Bölgesi taşra ilçeleri arasında Akşehir'den sonraki en büyük Organize Sanayi Bölgesi oldu. 24 parselin tamamı satıldı. Bunların içerisinde de 15 parselde imalata geçen fabrikalar var. Yapım aşamasında olanlar da var. Beyşehir OSB çok ciddi bir gelişim gösterecektir. Beyşehir tarım yönüyle de gelişmeye çok müsait bir bölge. Şu anda tarımda istediğimiz seviyeyi yakaladık diyemem ancak Beyşehir Gölü'nün klimatik yapısından dolayı göl havzasında yetişen sebze ve meyvelerin aroması çok farklı. Türkiye'deki en güzel aromaya sahip, meyve ve sebze bu bölgede yetişiyor. Şu anda kiraz ve çilek üretimde Beyşehir bölgesi Hüyük ile birlikte bir marka olma yolunda hızla ilerliyor. Bu potansiyelin çok daha ileri boyutlara ulaşmasını umuyoruz. Beyşehir bugünü ve geleceği itibariyle Türkiye'nin yıldızı olmaya aday.

**Başkanlık süreciniz boyunca gözbebeğim dediğiniz bir proje, çalışma oldu mu?

-Göz bebeğim olarak söyleyebileceğim proje, Beyşehir Gölü İyileştirme Projesi'dir. Beyşehir Gölü sahili, göreve geldiğim zaman çamur ve bataklık görünümündeydi. Biz hepsini elden geçirdik. Tabi ti suyun seviyesi yükselince dalga boyutu da yükseldi. 1,5-2 metre dalga boyu gördük. Eğer biz sahil bandında koruma tedbirini almamış olsaydık, sahil diye bir şey kalmayacaktı. Devlet Su İşleri'ne yaptırdığımız bu projede, sahilde tahkimat, yürüyüş yolu, bisiklet yolu, oturma mekanlarıyla hakikaten çok önemli bir proje. Bu projenin Beyşehir için en güzel kazanımlardan bir tanesi olduğunu düşünüyorum.

HALKIN İTİBARINI KAZANMAK KOLAY DEĞİL

**Beyşehir halkı tarafından çok sayılan bir siyasetçisiniz. Bu itibarı nasıl kazandınız?

-Beyşehir halkının itibarını kazanmak kolay bir iş değil elbette. Bunu sağlamak için çok çalıştığımı söyleyebilirim. Ancak bu itibarı kazanmakta en önemli etkenin, herkese karşı adil olmamdan kaynaklandığını düşünüyorum. Bugüne kadar hiçbir adam kayırma yapmadım. Görevim sürecinde bin 500 kişiyle davalık oldum. Buna rağmen yine de beni sevip saydılar. Çünkü onlar yeri geldiğinde öz akrabama bile dava açacağımı gördüler. Adil olduğumu gördüler. Bunun da meyvesini aldık, almaya da devam ediyoruz. Çarşıda yürümekte zorlanıyorum. Herkes yanına çağırıyor, yürürken birden 10-15 kişilik bir meclis oluyor ve dertlerini anlatıyorlar. Eşimle pazara çıkmak istiyorum ama ne zaman çıksam pazara en az 3 saatimiz gidiyor. Çünkü hep birileri yanına çağırıyor. Memnunuz bu ilgiden. Bir siyasetçinin halktan böylesine samimi bir ilgi görmesi kolay bir iş değil. Kimileri bana Efsane Başkan dese de, ben kendimi vatandaşların İzzet Abisi olarak görüyorum.

**Vatandaş tarafından böyle bir itibar görürken, Milletvekili olma gibi bir düşünceniz var mı?

-Halkımızdan sürekli bunu duyuyorum. Milletvekili aday adayı olmam konusunda büyük bir ısrar var. Açıkçası oturup aday olup olmama konusunda enine boyuna düşündüğüm söylenemez. Ancak ne kadar çok talep olsa da gönlümde milletvekilliği yapmak yok gibi görünüyor. Tabii ki Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'ndan bu yönde bizzat bir teklif gelirse, görevimi de layıkıyla yapacağımdan eminim.

İzzet Taşcı Kimdir?

1962 yılında Derebucak'ta dünyaya geldi. 1966 yılında ailesi ile birlikte Beyşehir'e göç etti. O yıldan bugüne kadar Beyşehir'de yaşayan Taşcı, sadece Üniversite ve askerlik döneminde Beyşehir'den ayrılmak zorunda kaldı. 2004-2009 yıllarında İl Genel Meclisi üyeliği yaptı. 2009 yerel seçimlerinde Beyşehir halkından gelen yoğun talebi kıramadı ve Beyşehir Belediye Başkan adayı oldu. Adaylığı kabul gördükten sonra, hızla çalışmalara başlayan Taşcı, Gembos Yolu Projesi, Beyşehir Gölü İyileştirme Projesi, Sahil Projesi gibi projelerin yanında restorasyonlar, Eşrefoğlu Camii'ni UNESCO'ya katmak, ilçenin yüzde 80'ine asfalt döşemek, Beyşehir Gölü'nün suyunun yüzde 80'ini sağlıklı hale getirmek gibi bir çok çalışmayla halkın takdirini de alarak Beyşehir'in kalkınmasını sağladı. Sürpriz bir şekilde yeni dönemde adaylığı düşürülen Tascı, "Beyşehir'in tozuyla, çamuruyla yoğrulduk, insanıyla hemhal olduk" diyerek Beyşehir'e olan hizmet aşkını anlatıyor.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Röportaj Haberleri