Beyşehir, mermerde marka olmak istiyor

Beyşehir Ticaret Odası Başkanı Salih Gül, Beyşehirde bulunan mermer rezervinin ve kalitesinin önemine dikkat çekerken, Beyşehir olarak mermerde marka olmak istiyoruz dedi

Beyşehir Ticaret Odası Başkanı Salih Gül, Beyşehir sanayisi ve yatırımları konusunda bilgi verirken esnafın sorunlarına da değindi. Gül, “Beyşehir Ticaret Odası’nın daha evvelki yıllarda 800 ün üzerinde üyesi olmasına rağmen şu an 503 üyesi kaldı.  Üye sayısının düşmesinin sebebi ise son yıllarda yaşanan ekonomik Yaşanan krizden bizde payımıza düşeni aldık. Sanayileşme olarak bakarsak, organize sanayimiz var, mermer sektörü bulunmakta. Bu sektörde de kendi yöremizin insanları çalışmakta. Fabrikaları, kendilerine ait ocakları bulunmaktadır. Bunun yanında rezerv olarak çok güzel mermer rezervlerimiz var. Tabi dışardan gelen firmalar da var, biz bunların artması dolayısıyla istihdamın artmasını istiyoruz. Bunun için gerekli alt yapılar organize sanayimizde hazır. Beyşehir’e gelecek olan yatırımcıya da her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.Son çıkan teşvik yasasıyla Beyşehir olarak ikinci bölgede bulunduklarını da belirten Gül, “ İkinci bölgedeki mermer sektörü ve metal sektöründe yeni bölgesel veya sektörel teşvik yasasında yerini aldı. Biz artık yatırımcı bekliyoruz. Biz İzmir’den İstanbul’dan veya yurt dışından hemşerilerimizin Beyşehir e yatırım yapmasını bekliyoruz. Bunun için önümüzdeki günlerde yoğun bir çalışma yapacağız. Kendilerine ziyarete gideceğiz, Beyşehir e davet edeceğiz. Biz organize sanayimizin dolmasını istiyoruz.  Fabrika sayısı artarsa Beyşehir in kalkınmasına çok büyük katkı sağlayacağı şüphesizdir. İkinci sektör ise tüfek sektörüdür.  Huğlu ve Üzümlü gibi firmalar. Tabii bu firmalarda ekonomik krizden oldukça etkilenmiştir. Daha önceki dönemlerde biliyorsunuz ki döviz dipteydi. Bu saydığımız firmalar yurt dışına tüfek ihraç eden firmalar. Hal böyle olunca önceden yapmış oldukları bağlantılarda doların istikrarsızlığı yüzünden çok zor ve sıkıntılı günler geçirdiler. Ama şu an durum daha iyi bir seviyeye geldi. O arkadaşlarımız da yavaş yavaş toparlanmaya başladılar.  Üçüncü bir husus ise sanayileşme olarak fazla iyi olmamamıza rağmen en azından bir üniversitemiz var. Yüksek okulumuz var. Öğrenci sayımız şu an bin 800. Ama bu rakamın 4 bine  kadar çıkmasını bekliyoruz. Tabi bunun Beyşehir in kalkınmasına sağlayacağı katkı çok fazla. Ve bu konuda emeği geçen başta yüksek okul müdürümüz Hasan Kürşat hocamıza, belediye başkanımıza,  değerli büyüğümüz Ali Akkanat beye teşekkür ediyorum.” Diye konuştu.
 Beyşehir kendi içinde kendi yağında kavrulan bir yer olduğunu özellikle vurgulayan Gül, “ İlçemiz dışarıdan fazla gelir kaynağı olmayan bir yerdir. Biz turizmle ilgili yatırımlar bekliyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde  kıyı isnat planı ile milli parkla ilgili sorunlar çözülecek.  Önümüzdeki günlerde inşallah turizmle ilgili yatırımların da gerçekleşeceğini biliyoruz. Bu konuda alt yapılar tamamlanmak üzere. Biz Beyşehir olarak birlik ve beraberlik içerisinde çalışmayı düşünüyoruz. Sivil toplum örgütleri, siyasi parti teşkilat başkanları, belediye başkanımız, bürokratlarımızla iç içe Beyşehir in daha ileri gitmesini düşünüyoruz. Bunun içinde hep birlikte hareket ediyoruz. Yapacağımız işlere beraber karar veriyoruz. Fikirlerimizi paylaşıyoruz. Tabi ki sonuçta güzel işler ortaya çıkıyor. İnşallah daha da güzel şeyler olacak” dedi.
Konuşmasının sonunda balıkçılık sektörüne de değinen Beyşehir Ticaret Odası Başkanı Salih Gül, “Balık anlamında ciddi sorunlar yaşıyoruz. Geçen yıllarda yöremizde çok değişik balık işleme fabrikaları vardı, bunlar Beyşehir gölünden alınan tatlı su levreğini işliyorlardı. Fakat aşırı su tüketimi, yanlış su kullanımı ve yanlış avcılık nedeniyle balıkçılık sektöründe faaliyet gösteren fabrikaların maalesef hepsi kapandı. Çalışan birkaç fabrika var onların çoğu da dışarıdan balık getiriyor.  Bunun yanında Beyşehir in balığı olan sazan az miktarda çıkmaya başladı. Biliyorsunuz daha önceki yıllarda kuraklık yaşandı. Bunun sonucu da su seviyesi oldukça düştü. Bunun yanında su kullanımı arttığı için, özellikle Çumra, diğer tarafta Isparta bölgesinde gölden su kullanımı özümlemeyi daha da hızlandırdı. Özümlemeden dolayı da gölde otlanma çoğaldı. Otlanma çoğaldığı için de balık nesli hızla tükendi. Yanlış avlanma olmamalı ve istenilen ölçüde küçük balıkların tutulmaması gerekir. Balıkçıların ağlarının ölçüleri küçültülerek daha küçük balık avlamaları kendi ayaklarına bir yerde çelme atılması gibidir.  Şu an balıkçılık maalesef çok iyi değil ama umutluyuz. Yeniden suyun seviyesinin yükselmesiyle otlanma azaldı. İnşallah önümüzdeki yıllarda daha fazla yağış olursa durum daha da iyiye gidecektir” diyerek konuşmasını bitirdi.
 ALİ SAİT ÖGE

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri