Göl kotunda şubat ayında geçen yılın aynı dönemine göre 1 metre 33 santimetrelik bir artış yaşanırken, gölün kotu bin 121 metre 69 santimetreden, bin 123 metre 2 santimetreye yükseldi.
Çumra Ziraat Odası Başkanı Süleyman Akbaş yaptığı açıklamada, Beyşehir Gölü'nde bin 121 metre 3 santimetre kotun üzerindeki suyun Konya Ovası'na sulama için verilmesi gerektiğini bildirdi.
Akbaş, Türkiye'nin ''tahıl ambarı'' olarak nitelendirilen Konya'da yer altı suyunun azalmasıyla tarımda su ihtiyacının daha da önemli boyutlara ulaştığını hatırlattı.
Daha önce bölgedeki tarım arazilerinin su ihtiyacının büyük bir kısmının Beyşehir Gölü'nden karşılandığını aktaran Akbaş, 2008-2009'da başlatılan bir uygulamayla bunun sona erdiğini ve artık gölden çok az miktarda suyun Konya Ovası'na bırakıldığını ifade etti.
Şu anda Beyşehir Gölü'nde kotun bin 123 metre civarlarında olduğunu anımsatan Akbaş, şunları kaydetti:
''Gölün kotunun 1914 yılında olduğu gibi bin 121 metre 3 santimetreye düşürülmesini istiyoruz. Göldeki su miktarının bu kotun altına düşmesine herkes gibi biz de karşıyız. Ancak bu kotun üzerindeki su miktarının da gölde buharlaşıp gitmesine seyirci kalamayız. Beyşehir Gölü'nde bin 121,3 kotun üzerindeki su Konya Ovası'na bırakılmalı. Bu kotun üzerinde suyun gölde tutulmasının hiç kimseye faydası yok. Gölde kotun düşmesiyle çevre kirliliği oluştuğu yönündeki açıklamalara da katılmıyorum.''
BEYŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI TAŞÇI KARŞI
Beyşehir Belediye Başkanı İzzet Taşçı da, 2 yıl öncesine kadar kuruma tehlikesi geçiren gölün su seviyesinin, mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışlar, Gembos Projesi'nin hayata geçmesi ve yeni tarım politikalarıyla yükseldiğini söyledi.
Su seviyesinin gölde şu an 1123 kotlarında bulunduğunu, ancak bunun yeterli olmadığını, kirlilikle mücadele edilen gölde bu kotun en az 1 metre daha yükselmesi gerektiğine işaret eden Taşçı, böylelikle hem çevre kirliliğinin tamamen ortadan kalkacağını hem de buharlaşmanın daha da azalacağını ifade etti.
Gölden sulama için bırakılan miktarın artırılması ve gölün kotunun 1121,3'e düşürülmesi yönündeki taleplere tepki gösteren Taşçı, ''1121,3 kotu Beyşehir Gölü'nde ekolojik sistemi yok eder. Su hepimizin ve iyi kullanmak zorundayız, aksi halde Konya Kapalı Havzası biter. Yine bu kot, balıkların üremesi için de büyük tehlike oluşturur'' diye konuştu.
80 BİN KAÇAK KUYU
Konya Kapalı Havzası'nda 80 bin kaçak kuyunun tescillendiğini ifade eden Taşçı, neredeyse her bir dekar tarım arazisi için bir kuyu açıldığını, bilinçsiz sulama nedeniyle yer altı su seviyesinin düştüğünü ve çiftçilerin azalan yer altı su seviyesi nedeniyle gölden su talebinde bulunduğunu söyledi.
Konya Kapalı Havzası'na modern sulama teknikleriyle yılda 50-60 milyon metreküp suyun yeterli olacağını savunan Taşçı, ''Ancak bu miktardan daha fazla su kullanılmasına rağmen, yetmiyor. Su israf ediliyor. Bu su hepimizin. Herkesin sahip çıkması ve bilinçli kullanması gerekir'' dedi.
Taşçı, su seviyesi yükselen gölden gölden 10 gündür su bırakıldığını ve gölün taşkın kotunun 1125,5 olduğunu belirten Taşçı, gölde taşma tehlikesinin bulunmadığını sözlerine ekledi.