Türkiye ekonomisinin temel maliyet kalemlerinden biri olan akaryakıt fiyatları, son 24 yılda sergilediği grafik ile hem vatandaşın hem de üreticinin bütçesinde en büyük yüklerden biri haline geldi. 2002 yılında 1,10 TL seviyelerinde olan mazotun litre fiyatı, 2026 yılının ilk günleri itibarıyla 60 lira sınırına dayanarak tarihi bir rekor kırdı. Bu devasa artış, ulaşımdan gıdaya kadar tüm sektörlerde maliyetlerin katlanmasına neden oldu.
2002'DEN 2018'E KADEMELİ ARTIŞ SÜRECİ
Akaryakıt fiyatlarındaki yolculuğun başlangıcına bakıldığında, 2002 yılında mazotun litre fiyatının sadece 1,10 TL olduğu görülüyor. Takip eden yıllarda küresel petrol fiyatları ve döviz kurlarındaki değişimlerle birlikte fiyatlar kademeli bir yükseliş sergiledi. 2010’lu yılların başında 3 TL barajını aşan fiyatlar, 2018 yılına gelindiğinde 5 TL seviyesini geçerek piyasada yeni bir eşiğe ulaştı. Bu dönemde artışlar daha çok küresel piyasalardaki arz-talep dengesiyle açıklanıyordu.
2021 VE 2022 YILLARI: BÜYÜK KIRILMA NOKTASI
Akaryakıt fiyatlarındaki asıl dramatik değişim ise 2021 yılından sonra yaşanmaya başladı. Verilere göre 2021 yılında 7,65 TL seviyesinde olan mazot fiyatı, sadece bir yıl içerisinde yüzde 300’e yakın bir artış göstererek 30,44 TL’ye fırladı. Bu sert yükselişte, pandemi sonrası küresel enerji kriziyle birleşen döviz kuru hareketliliği ve vergi düzenlemeleri en temel etkenler olarak öne çıktı. 2022 yılı, akaryakıtın artık "erişilebilir" olmaktan çıkıp stratejik bir maliyet kalemi haline dönüştüğü yıl olarak kayıtlara geçti.
2026 YILININ İLK REKORLARI VE GÜNCEL DURUM
Fiyat artışları 2024 yılında 40 TL sınırını çoktan geride bırakırken, 2026 yılının Ocak ayı itibarıyla yeni bir zirve görüldü. Mazotun litre fiyatı 57,5 TL seviyesine kadar ulaşarak psikolojik sınır olan 60 liraya bir adım daha yaklaştı. Ekonomistler, bu yükselişin arkasında sadece ham petrol fiyatlarının değil, aynı zamanda bütçe dengesini korumak adına yapılan vergi güncellemelerinin ve Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybının etkili olduğunu vurguluyor.
ÜRETİM VE TÜKETİM ZİNCİRİNDEKİ ETKİLER
Akaryakıta gelen her zam, tarladaki çiftçiden şehirler arası yük taşıyan nakliyeciye kadar her kesimi doğrudan etkiliyor. Mazot maliyetindeki bu devasa artış, lojistik maliyetlerini yukarı çekerek market raflarındaki ürünlerin fiyatlarını da doğrudan tetikliyor. 2026 yılının bu ilk verileri, enerji maliyetlerinin yılın geri kalanında enflasyon üzerindeki en belirleyici baskı unsurlarından biri olmaya devam edeceğini gösteriyor.