Başlığımın bu sözünü Hüsnü hocadan duyar gibiyim,haksızda sayılmaz aynı kaleci, aynı geri dörtlü, sadece orta saha göbekte bir türlü yer vermediği Serkan ve diğer orta saha adamları, Recep ve Şenol, ileri üçlüsüde yine bilinen oyuncularımız, sağda Ömer Ali, solda Erdal, merkezde ise Sinan.
Uğur Tütüneker'in gelmesiyle iki maçtır Konyaspor'un oynadığı tempolu ve etkili futbol hepimizin malumu peki ne oldu da Hüsnü hocanın, transferlerinde bile pay sahibi olduğu futbolcular iki maçtır şampiyonluğa hedeflenmiş bir takım gibi oynuyor. Daha evvelde yazdım Uğur Tütüneker her futbolcunun tanıdığı kariyerli bir teknik adam, getirilmesi yönetim tarafından futbolcuya bir mesajdır 'bakın biz şampiyonluğu hedeflemiş bir takımız, bizim tek kurtuluşumuz Süper lige çıkmaktır bunun için teşbitte hata olmasın, kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyeceğiz'bu mesajı alan futbolcu Hüsnü hocanın gider ayak dillendirdiği maç başları ve hak ettikleri pirimlerde verilmişse zaten kaliteli oyuncuları olan Konyaspor'u kimse tutamaz, yani bu tempolu oyunu, takımdaki mental değişimle birlikte takımın el freni Neca'yı Uğur hocanın geldiğinde takımda yer almamış olması nedeniyle görmemiş olması ve Konya'daki Karşıyaka kadrosunuda herkesin beğendiğini ifade ederek bozmamasına bağlayabiliriz.
Değilse Uğur hoca Konya'ya gelirken elinde sihirli bir değnekle gelip tüm topçulara tek tek dokunmuş ve değişim yaşanmış değil, sevgili Konyaspor sevenler bilir bir zamanlar Konyaspor'da ne hocalar bu yüzden KURTARICI olarak anıldılar, bu kendilerinin kerametinden değil yapılan ve adına KAN değişikliği denen değişimden kaynaklanmıştır. Öylede olsa Manisaspor maçında seyrettiğimiz Konyaspor bize ümit verdi, maçın henüz ilk saniyelerinde skor olarak geriye düşmelerine rağmen oyunu lehimize çevirmeyi bildiler ve Ömer Ali'nin 16.dakikadaki güzel golüylede çabuk toparlandılar.
Durum 1-1 olunca tam istediğimiz kontraatak oyun anlayışı Konyaspor'u dahada etkili kıldı zira Ömer Ali'nin hızlı geçişleri takımı süratle üçüncü bölgeye taşıdı iki bek arkadan bindirmeleri çok iyi yaptılar ve attıkları ortalarda isabet oranları iyiydi hatta Ömer Ali'nin golünde Tolga'nın asistliği mükemmeldi, aynı şekilde Bilal Aziz'de hem ölü toplarda hemde yaptığı ortalarda etkili oldu, yine sol kenarı etkili kullanan bir başakası da Erdal oldu. Yapması gerekeni yaptı içeri kıvrılarak rakip kaleye şutlarıyla tedirgin etti, tabidir ki biz üçüncü bölgeye böyle çabuk yerleşince dönen topları da Şenol, Recep ve Serkan'la karşılayıp yine hücum başlatan biz olduk, rakip oyuna çıkışlarda Erdal, Sinan ve Ömer Ali'nin presleriyle oyun kurmakta zorlandılar.
Sözün kısası Konyaspor süper lig takımı gibi oynadı, evvelki hafta üçüncü olan Karşıyaka'ya direkler ve hakem yüzünden galip gelememişsek ve kendi sahasında hiç mağlup olmamış ligin zirvesinde yer alan Manisa “Tarzan”ını ağaçtan yere düşürmüşsek, o zaman biz neden zirvede olmayalım.
Ancak zirveye oynamanında bir bedeli var, ne demiş Napolyon varsa pulun dünya alem kulun yoksa pulun PTT 1.ligtir yolun. Konyaspor'un da şiddetle ihtiyacı olduğu şey PARA, PARA, PARA. Sadece bazı yöneticilerin emanet paralarla götürebildiği Konyaspor'a dışarıdanda destek verilmeli ve bu takım süper lige muhakkak çıkarılmalı, aksi halde kısır döngü devam eder gider ve yapılacak 42.000 kişilik stadımıza hala anamızın liginde yine aynı aktörlerle oynar olarak gireriz.
"Benimu pekledunuz uşaklar"
.
İlk yorum yazan siz olun