Ben Babamın Oğluyum Tepeden Tırnağa Anadoluyum

.
Uluslar Arası Türkçe Olimpiyatları, tepeden tırnağa Anadolu olan ve bu ruhu benimseyen insanların başlattığı asaletli bir yürüyüş ve Türkçe plânında millî bir şahlanış. Öz vatanı Türkiye'de unutturulmak için uğraşılan Türkçe'nin, dünya dili haline getirilişinin öyküsü.

Yedi yıldır ülkemizde yapılmakta olan Türkçe Olimpiyatlarıyla ilgili bir yazı kaleme almayı, çok beğenmiş ve takdir etmiş olmama rağmen, geçen yıl yazdığım için bu yıl düşünmüyordum.

Değişik ülkelerden seçilmiş yabancı uyruklu öğrencilerin katıldığı Türkçe Olimpiyatları, büyük bir coşku ile ülkemizde yedi yıldır yapıldığına, büyük ilgi ve heyecan uyandırdığına göre her yıl bu etkinlikle ilgili bir yazı yazılamaz mı? Elbette yazılır.

2009 Türkçe Olimpiyatları Şöleni geçen yılda yapılmıştı gerekçesiyle önlenmediğine ve hatta salonlara sığmayacak derecede ilgi gördüğüne ve alkışlandığına göre demek ki önce yapılmış olması bir engel teşkil etmiyor, yapılabiliyor ve yapılacakta. Hem de zamanı gelince hasretle, ümitle ve heyecanla bekleniyor. Türkçe Olimpiyatlarının bu sene de yapılmış olmasını yerli yabancı hiç kimse yadırgamadığına ve bıkkınlık göstermediğine göre, aynı şekilde tekrar tekrar yazılmasını da kimse yadırgamaz. Üstelik organizasyon, ilâve yeniliklerle ve tecrübenin getirdiği kazanımlarla daha câzip hale gelmişse.

Her yönüyle mükemmel olan, dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan çocukları ve gençleri Türkçe sevdasıyla bir araya getiren organizasyonu tümüyle çok beğenmiş ve ilginç bulmuş olmama rağmen bu yazıyı yazmama, heyecanın doruk noktasına ulaştığı ve göz yaşlarının temiz simalara indiği iki tablo sebep oldu:

Birinci tablo: Organizasyon komitesinin ikinci adamı olan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç'ın siyaseti karıştırmadan samimi olarak yaptığı organizasyonun niyet ve ruhunu açık bir şekilde ortaya koyan ve bize de o havayı yaşatan nefis konuşması.

İkinci tablo: Güftesi ve bestesi Türk musikisinin seçkin simalarından Fatih Kısaparmağa ait olan (Bu Adam Benim Babam) isimli şarkısının, Pakistanlı bir genç tarafından okunması esnasında salonda bulunanların göstermiş olduğu büyük ilgi ve sevgi.

Millî ruhun ve edebî güzelliğin varlığını belli ettiği her iki olay beni çok etkiledi, zihnimin ve gönlümün kaleme ve kağıda meyletmesine sebep oldu. O kadar tesiri altında kaldım ve sempatik sahnedeki havaya kendimi öylesine kaptırdım ki; hislerimi kağıda dökmeden edemedim. Dünyanın dört bir tarafından ülkemize gelen çocuk yaştaki öğrenciler; benim dilimi benimseyerek konuşuyor, benim şarkılarımı ve türkülerimi söylüyor. Benim edebiyatımı dillendiriyor, benim millî oyunlarımı severek oynuyor. Benim İstiklâl Marşımı iftiharla söylüyor, kendi ülkesinin bayrağının yanında benim ülkemin bayrağını da dalgalandırıyor. Nasıl sessiz ve ilgisiz kalabilirdim. O anda yalnız salondakiler değil, bütün Türkiye ayağa kalkmış, bir Bülent Arınç ve bir Fatih Kısaparmak oluvermişti.

Yedinci Uluslar Arası Türkçe Olimpiyatlarına 47 ülkeden katılan 700 civarında öğrenci ve öğretmenleri, bize bu onurlu havayı yaşatanlar. Şu anda ülkeleri kadar sevdikleri Türk Ülkesinde bulunuyorlar. Hem de kendi dilleri kadar benimsedikleri ve öğrendikleri Türkçeyi konuşarak. Ülkeleri, renkleri, dilleri, dinleri, kıyafetleri, kültürleri ve idari tarzları farklı olabilir, ama hepsi güzelim Türkçeyi konuşuyorlar ve ürünleriyle seslendiriyorlar.

Türkçeyi dejenere etmek, uydurukça kelimelerle akışını ve ahengini bozmak için devrimci dilciler ve bölücüler çok uğraştılar. Başaramadılar desek gerçeği ifade etmiş olmayız. Kısmende olsa başardılar. Nesillerimizi birbirlerini anlayamaz hale getirdiler. Yaşlıların konuşmaları ve yazmaları, gençlere başka bir dilmiş gibi gelmeye başladı. Osmanlıcayı bilmedikleri gibi, Türk edebiyatının şah eserlerini ve Türk klasiklerini de anlayamaz ve çözemez oldular.

Bu gün şükürler olsun Türkçe, bir avuç memleket ve Türkçe sevdalısı insan sayesinde dünya dili olma yolunda. Asya'da, Afrika'da, Amerika'da ve Avrupa'da açılmış modern Türk okulları aracılığıyla ve tutarlı eğitimleriyle birçok ülkede Türkçe öğretilmeye ve konuşulmaya başlandı. İşte biz, bu büyük hizmetin ve engel tanımayan yürüyüşün farkına Türkçe Olimpiyatları sayesinde vardık. Bu idealist ve cesur öğretmenleri yürekten alkışlıyoruz. Türkçe Olimpiyatları, gelecek yıllar ve asırlar, Türkçenin bütün ülkelerde konuşulacağının müjdesini şimdiden veriyor. Benim dilim olan Türkçeyi, dünya dili haline getirmek, Türk kültürünü dünyaya tanıtmak için yapılan çalışmaları yürekten destekliyor ve başarılı olunması için Allah'a dua ediyoruz. Bu yolda ve hizmette hayatını kaybedenlere Allah'dan rahmet diliyoruz.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri