Bedir Mutabakatı

Bedir Mutabakatı

Ülkemizin de içinde bulunduğu dört ülkenin anlaşıp imzalamış oldukları savunma sanayinde ortak üretim, araştırma-geliştirme ve teknik eğitimi kapsayan “Bedir mutabakat zaptını; Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya imzalamışlardır.

Deklare edildiği şekli ile hem savunma alanında hem de ekonomik açıdan yararlı olacağını umuyoruz. Ancak hemen “Mekke Anlaşması’nın ardından Trump İran'a saldırma hazırlığı yaparken, İsrail halâ Filistinlileri öldürürken ve zulmederken; tekrar böyle bir anlaşma mutabakatına imza atılması doğrusu bizi biraz şüphelendirdi.

Sanki, insanların, Müslümanların duygusuyla oynanıyor, gibi... Bedir, Müslümanların-Resulullah (s.a.v.)’in ilk savaşı. Galip geldiği, parlak bir muzafferiyet kazandığı İslam Devleti’nin kendini ispatlayıp kafir, müşrik ve Yahudi hepsine kısaca: Dosta-Düşmana gücünü gösterdiği savaştır. O savaşa katılanlar ne mübarek, ne faziletli ve ne güzel insanlardı.

Bedir Ehli her zaman değerli olmuş, değer kazanmış Sabigun-u Evvelun: önde olanlar, ilkler’den kabul edilmişlerdir. Bedir ehlini hem Resulullah (sav) ve hem de Cebrail (as) da faziletli sayılıyorlar.

Bir hadisi şerifte Muaz bin Rifa’nın babasının rivayet ettiğine göre bize şöyle nakletmiştir: Cebrail (As.) Bedir Savaşı'ndan sonra Hz Peygamber'e (sav)'e gelerek şöyle sordu: “Ya Resulullah içinizdeki Bedir ehlini (Bedir kahramanlarını) ne mertebede sayarsınız?” Peygamberimiz (sav.) şu cevabı verdi: “Onları Müslümanların en faziletlileri sayıyoruz.” Bunun üzerine Cebrail Aleyhisselam Bedir ehlini şu sözlerle överek melekler arasındaki karşılığını müjdeledi: “Biz de meleklerden Bedir Harbine iştirak edenleri aynı şekilde meleklerin en hayırlıları ve en faziletleri kabul ediyoruz.” (Buhari)

Bizim bu bilgilerimizi, bu duygularımızı ve bu sevgimizi istismar etmek isteyen istismarcılar her çağda çıkmıştır, çıkmaktadır ve çıkıyor. Ama Allah'a sonsuz şükürler olsun böyle zokaları yutacak değiliz.

Adını Bedir koymakla Bedir olmuyor. Bedir Savaşı Müslümanların Allah Resulü ile beraber müşriklere karşı yaptıkları önemli bir savaştır. “Haydi siz samimiyseniz, yüreğiniz yetiyorsa; adını “Hayber Çıkarması” koyun! Çünkü bugün Yahudi’yle İsrail’le savaşmak gerekiyor. Rasulullah (sav.)’in Yahudileri Hayber’den söküp attığı gibi bugün İsrail'i Filistin’den söküp atmak gerekir. Kimi kandırıyorsunuz?

Cenab-ı Allah bizi uyarıyor: “Ey insanlar! Allah'ın verdiği söz gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın! O aldatma ustası da Allah hakkında sizi kandırmasın!” (Fatır:5) Yani mızrakların ucuna Kur'an yaprakları takmakla Kur'an'ın hükmüne razı olunmuş olmuyor/olmaz da zaten.

Bu kadar korkaklık bu kadar acziyet bu kadar teslimiyet ve bu kadar Yahudi'nin-Siyonizm’in oyuncağı olmak bir zillettir, rezalettir. İnsan biraz Allah'tan korkar. Hiç olmazsa bunu yapmak zorunda bırakıldık, deyinde günahınızı kat kat artırmayın!

Akşam olunca evinize girince aynaya bakınca üzülmüyor musunuz? Siz ne söylerseniz söyleyin, ne “Kıtır Okursanız” okuyun her şeyi apaçık net bir şekilde biz de görüyor ve izliyoruz. Sonucu Rabbim tayin edecek inşallah!

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri