Bedava Müslümanlık

.

Esed zulmüne başladığı günden beri oradaki insanlar akın akın çevre ülkelere kaçtılar ve hala da kaçıyorlar. Haliyle, Suriye’nin en büyük sınır komşularından biri olan ülkemize de hatırı sayılır bir sığınma oldu.Yetkililer şuanda ülkede olan Suriyelilerin sayısının altıyüzbin civarında olduğunu söylüyorlar.devlet mülteci olarak ülkeye giren bu Suriyelilerin bir kısmını çadırlarda barındırıyor.Her türlü ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.Yani onların durumu şimdilik idare etse de,çadırlarda kalmayıp,ülkenin geneline dağılmış olan kesimin hali perişan.

**

Geçen sene bizim yaşadığımız mahalleye de böyle,çadırda kalmayı tercih etmeyip de dışarı da olmak isteyen bir Suriyeli aile taşındı. Tanıdıkları biri aracılığıyla Konya ya gelmişler.Bir hayır sever de onları eşyalı bir eve yerleştirmiş.Bir senedir o evde yaşıyorlar.Ailenin reisi olan Hişam camiye sürekli gelip gittiği için aramızda bir samimiyet oluştu.Geçenlerde ev sahibinin onları evden çıkartmak istediğini ,dolayısıyla kiralık eve ihtiyacı olduğunu söyledi.Kendisi Türkçe bilmediğinden,biz cami cemaati olarak bir hafta on gündür canhıraş bir şekilde ona kiralık bir ev aramaya koyulduk.Fakat bu o kadar kolay olmadı bizim için.Çünkü;
mahallede o kadar kiralık ev olmasına rağmen kimse onlara evini vermek istemiyordu.Oysa ailenin maddi durumu da fena değil.Yani en azından kirayı ödeme konusunda hiç sıkıntı yaşamayacak maddi imkanları var.Ama bunu ev sahiplerine anlatamıyoruz.Nede olsa onlar bir yabancı,Suriyeli bir aile.

**

Neyse zar zor da olsa bir ev sahibini ikna ediyoruz ve evi onlar için kiralıyoruz. Ama sorun yine bitmiyor. Malum Suriye’den sadece üstlerindeki elbiselerle geldikleri için hiçbir eşyaları yok. Cemaat olarak haber salıyoruz,herkes ne bulabilirse,kimi halı getiriyor,kimi koltuk,kimi buzdolabı,kimi çamaşır makinası. Lakin hepsi eski püskü,eskiciye versen almayacağı cinsten.Ama aile mecbur, hepsine güzel diyor ve kabul ediyor.Birde işin şu tarafı var kabul etmeseler,bu sefer de insanlar laf yapmaya başlayacak.Hem ihtiyacı var hem beğenmiyor diyecekler.Yani kerhen de olsa aldık kabul ettik diyorlar.

**

Sonra aklıma sahabe-i Güzin geliyor.Hani Mekke müşriklerinin baskısı ve zulmüne dayanamayıp,o çok sevdikleri ,çocukluklarını ve gençliklerini geçirdikleri,şehirlerin anası olan,biricik vatanlarını,neleri var neleri yoksa hepsini arkada bırakan ve Medine’ye hicret eden o kutlu muhacirler…Sonra Medineli Ensârı düşünüyorum.Hani o gözü yaşlı,her şeylerini arkada bırakıp da Medine’ye hicret eden kardeşlerine kucak açan,evlerine ,mallarına ,mülklerine,her şeylerine ortak eden,onları bağılarına basan Medineli ensârı…Sonra bugüne geliyorum,ortadaki duruma bakıyorum ve yutkunuyorum.Evet onlar muhacir, tam manasıyla muhacir.Mekke müşriklerinden kaçan muhacir gibi onlar da esed zulmünden kaçtılar.Sahip oldukları her şeyi arkada bıraktılar.Yani muhacir oldular.Ya biz?..Biz ensâr olabildik mi? işte burada duruyorum.Kendime bile cevap vermiyorum…

**

Yiğitlik er meydanında olur derler. İşte Müslümanlık da böyle zamanlarda belli oluyor.Sıcacık evlerimizde,camilerimizde,mescitlerimizde,namaz kılmak,tesbih çekmek,zikir yapmak,ibadet etmek kolay.Ama İslam böyle bir din değil ki.O her şeyini ortaya koymanı istiyor.İslam diğergâm olmanı istiyor.İslam elini taşın altına koymanı istiyor. Yani İslam diyor ki:”Ey Müslüman,bu dünya hayatı iman etmeyenlerin cenneti,senin cehennemin.Eğer bu dünyada hep mutlu mes’ut yaşayacağını zannediyorsan yanılıyorsun.Başına hiç eza ,cefa gelmeyeceğini düşünüyorsan yanılıyorsun.Ve diyor ki İslam;eğer cenneti ve Allahın rızasını istiyorsan bedel ödeyeceksin.Muhammed suresinde mevlâmız şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler,eğer siz Allah’a (Allah adına İslam’a ve Müslümanlara)yardım ederseniz,oda size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır”.

 

**

Yazımı infak anlayışımızın nasıl olması gerektiğini ifade eden bir ayetle bitirmek istiyorum:”Ey iman edenler,kazandıklarınızın ve sizin için yerden bitirdiklerimizden infak edin.Kendinizin göz yummadan alamayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki şüphesiz Allah hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır,övülmeye layık olandır.” İnfakı bu şekilde yapmazsak, verdiğimiz o paçavraların ahirette de bizim yüzümüze bir paçavra gibi çarpılacağını unutmayalım. Allah’a emanet olun…

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri