Son günlerde ülke gündemini meşgul eden konulara da dikkat çeken Durmaz, “Başbakanlık sızlanma. Genelkurmay Başkanlığı pişmanlık ifade etme yeri değildir. Meclis çocukça kavgaların yapılacağı bir yer hiç olmamalıdır. Madem herkes istiyor öyleyse bu yasak bir an önce kalkmalıdır. Bu yasağın kaldırılması diğer hak ve adaletin gerçekleşmesi alanındaki yasakların kalkmasına bir başlangıç olmalıdır. EMASYA gibi darbe mahsulü baskıcı uygulamaların kaldırılması özgürlükler açısından, umut verici olmasa da, bir zulmün kaldırılması noktasında sevindiricidir. Bizler kaldırılan baskılarla avunacak, onlarla umutlanacak değiliz. Biz hak ve adaletin mutlak tesisi için çalışılması gerektiğine inanmaktayız. Fakat yine de ışığın önündeki engellerin kaldırılmasını, nurun gelişinin müjdecisi olarak görmek isteğindeyiz” diye konuştu.
Konuşmasında Türkiye’de toplanan NATO’nun konumuna da değerlendiren Durmaz, “Ülkemiz meclis kavgasıyla çalkalanırken, NATO ülkemizde toplanıp, dünyanın kaderiyle alakalı kararlar almakta. İslam’a ve Müslümanlara düşmanlığıyla tanınan Rasmussen’in genel sekreterliğindeki NATO. İşgallerinin devamı, kan ve gözyaşı imparatorluğunun sürekliliği, Amerikan emperyalizminin çıkarları için, yeni planlar ve projeler yapmakta. Ülkemizde ki darbeler, Ergenekon ve darbe planları hiç gündemden düşmemekte özel harp daireleri, kozmik odalar, değişik adlardaki darbe planları sürekli konuşulmakta ama bu planların ve eylemlerin arkasında bulunan NATO ve onun soğuk savaş dönemi uygulamaları hiç gündeme gelmemektedir. Gazetelerinden, televizyonlarından, cümle basın yayın organlarından ve gündemlerinden yukarıda saydıklarımızı hiç düşürmeyenler, niçin NATO hakkında tek kelime etmiyorlar” diyerek bu konuda yaşadıkları endişeyi dile getirdi.
ALİ SAİT ÖGE