Doç. Dr. Caner Arabacı, “Konya’da siyasette ve basında çok önemli yerlere gelmiş bazı kişiler; DP aleyhine darbe öncesi ve darbeden hemen sonra propagandada rol aldılar. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde basına ilk defa Konya’da ayar çekildi” dedi.
Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde, 17 Eylül 1961’de asılarak idam edilen dönemin başbakanı Adnan Menderes, ölümünün 51. yıldönümünde anıldı. Konuşmacı Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Arabacı, “O dönemin darbeci zihniyeti Adnan Menderes’in şahsında Türk milletinden intikam almışlardır” dedi. Tarihçi-yazar Caner Arabacı, 1899 Aydın Çakırbeyli doğumlu olan Aydın Menderes’in hayatını anlatırken Çakırbeyli çiftliğini kuran ve paşa olan dedesinin Kırım kökenli olduğunu ve Konya’dan giderek Aydın’a yerleştiğini kaydetti. Arabacı, 1931’de CHP’den milletvekili seçilmeden önce Adnan Menderes’in, Amerikan Koleji’nden mezun olduğunu, yüksek okul olarak hukuku bitirdiğini ve İstiklâl Madalyası sahibi olduğunu belirtti. 15 yıl CHP milletvekilliği yapan Menderes’in, düşünce dünyasının İttihat Terakki ve onun devamı olan CHP zihniyetinden farklı olmadığını ifade eden Arabacı, “Menderes’in en büyük özelliği halka yakın, sıcak davranması ve halkla çabuk ilişki kurubilen bir yapıya sahip olmasıdır” dedi. 7 Aralık 1945’de Demokrat Parti’yi kuran Menderes ve DP’nin oluşumuyla ilgili olarak “DP’nin oluşumu, milletin bildiği gibi olmayıp muvazaalıdır” ifadesine yer veren Arabacı, subay olan Ahmet Yıldız’ın kaleme aldığı “İhtilalin İçinden Anılar, Değerlendirmeler” başlıklı eserinden yola çıkarak Amerika’nın 1952’de, örtülü olarak ve NATO çerçevesinde Türkiye’de “Özel Harp Dairesi” adı altında silahlı bir örgüt oluşturduğunu ve Ecevit tarafından “Kontrgerilla” olarak kamuoyuna mal edilen bu silahlı örgüt mensuplarının maaşlarının da Washington tarafından ödendiği iddiasını öne sürdü. Ordunun içindeki darbeci zihniyete sahip askerleri ‘ordunun içine giren virüsler’ olarak nitelendiren Arabacı, ne Amerika’nın ne de Avrupa’nın Türkiye’nin sanayileşmesini ve teknik yönden gelişmesini hiçbir zaman istemediklerini kaydetti.
27 Mayıs Darbesi ile yüzlerce gencin öldürüldüğünü dile getiren Arabacı, “Peki nerede bunlar? Anası kim, babası nerede? Bütün bunlar açıklanmıyor, açıklanamıyor. Bu ve buna benzer haberler Konya basınında bile var. Üniversite rektörleri, cübbeli ve ünvanlı hocalar darbeci ekibin içinde hareket ettikleri için talebelere propaganda olarak böyle telkin ediyorlar. Siyasiler bunu telkin ediyor. Gazete ve dergi yazılarında; Konya basını da dahil bütün örnekleri var. Konya’da DP ileri gelenleri aleyhine, bazıları siyasette ve bazıları da basında çok önemli yerlere gelmiş kişiler; DP aleyhine darbe öncesi ve darbeden hemen sonra propagandada rol alıyorlar. Küçültme, gözden düşürme ve aşağılama sadece Yassıada’da yapılmıyor, bütün ülke çapında yapılıyor ve planlanıyor. Hatta Konya’dan şöyle bir örnek vereyim. Bir general başkanlığında, albayların gazetecileri topladığı ve hangi manşeti atacakları, neler yazacaklarına varıncaya kadar darbeden sonra ayar çektiğini görüyoruz. Cumhuriyet tarihinde bunun ilk örneği Konya’da görülüyor.
Bütün bu propagandalara ve adeta ‘darbe geliyorum’ dediği halde Menderes ve ekibi uyanmıyor. Menderes ve kabineden iki kişi idam ediliyor. Yüzlerce partili toplanıyor ve bir parti kökten bitiriliyor. Menderes ve hareketi böylece hizaya çekilmiş oluyor” diyerek sözlerini tamamladı.