Bu yazıma belki yadırgayacağınız bir paragraf ile başlamak istiyorum:
Reis Bey kitabının yazarı üstat Necip Fazıl Kısakürek, sağ olsaydı, her halde ben bu yazıyı yazmazdım veya çekinir yazamazdım. Dahasını söyleyeyim; Özel Başak Koleji de merhum Kısakürek'in Reis Bey isimli tiyatro eserini sahneye koymaz veya koyamazdı. Sağlığında yaptığımız ziyaret ve görüşmelerde benim üzerimde bıraktığı tesir böyle idi.
Üstad'ı kaybedeli 27 yıl olmuş. Yetmiş dokuz yaşında aramızdan ayrılmış. Biraz daha yaşasaydı, bize bırakmış olduğu güzel eserlere yenilerini ilâve ederdi. Şu anda Özel Başak Koleji Tiyatro Kulübünün bu jestinden ve vefasından dolayı üstat Necip Fazıl Kısakürek'in ruhu, son derece memnun ve mutlu olmuştur. Türkiye'ye ve gençliğe ilgisi ve sevgisi daha da artmıştır. Üstad'ın bu kıymetli eseri ve diğerleri defalarca devlet tiyatrolarında oynanmış ve film çekimleri yapılmıştır. Hiç birisi merhum Necip Fazıl'ın kabrini bu çalışma kadar genişletmemiştir. Herhalde Reis Bey Piyesinde rol alan 28 öğrencinin gözlerinden ve alınlarından manen defalarca öpmüş ve en güzel şiirlerinden birisini de onlar için yazmıştır.
Büyük edip ve şâir Necip Fazıl sağ olsaydı da Konya'da Özel Başak Kolejinin Reis Bey adlı tiyatro eserinin sahneye koyduğunu ve üç gece salonlarda dolu dolu temsil edildiğini görebilseydi. Kaldırımlar ve Sakarya isimli şiirlerin şâiri bilmiyorum böyle bir şeyi o günün şartlarında hayal edebilir miydi? Sağlığında; çeşitli asılsız suçlamalarla takibata uğramış, fikirlerinden dolayı hapishanelerde yatmış, kitapları okul kitaplıklarına alınmamış ve Tebliğler Dergisinde tavsiye edilmemiş bir kimsenin hayali ne kadar güçlü olursa olsun bilmiyorum güçlü bir tiyatro eserinin bir okulda öğrenciler tarafından oynanacağını ve büyük ilgi göreceğini düşünebilir miydi? Üstadın bunu hayal edip edemeyeceğini bilemiyorum, ama Necip Fazıl Kısakürek'in şiirleriyle büyümüş bir nesil olarak biz, bu tabloyu sağlığımızda çok şükür gördük. Necip Fazıl Kısakürek gibi dâvâ kahramanlarıyla aynı sıkıntıları beraber yaşamış bir nesil olarak onun için son derece mutluyuz. Bu mutluluğu tekrar bize yaşatan Özel Başak Kolejini içtenlikle tebrik ediyor ve tiyatro kulübü üyelerini ve sanat danışmanlarını alkışlıyorum. Zor bir işi başarmışlar ve güzel bir gelenek başlatmışlar.
Yazıma giriş olarak kullandığım cümleler, daha çok işin zorluğunu, Türk edebiyatının seçkin tiyatro eserlerinden biri olan Reis Bey'in büyük hüner, ustalık, dekor, sahne tecrübesi ve emek istediğini belirtmek içindi. Reis Bey, profesyonel ve erbabı nezdinde meşhur bir eserdir. Amatör bir öğrenci grubu tarafından temsil edilmesi bakalım nasıl bir netice verecek ve seyirci nasıl karşılayacak? Seyredip göreceğiz.
Dost düşman, yerli yabancı kabiliyet ve sanatını takdir ettiği Necip Fazıl Kısakürek, bizim neslin örnek aldığı, fikir ve düşüncelerine bağlı kaldığı üstün bir şahsiyettir. Üstat tarafından büyük sıkıntılarla çıkartılan ve güçlüklerle yaşatılan Büyük Doğu Dergisinin yetişmemizde, Türk-İslâm Medeniyetine yönelmemizde emeği ve tesiri olmuştur. Vatan ve millete bağlı, geçmişine saygılı gençlerin bu özelliklerinin aydınlanmasında ve netleşmesinde rehberlik görevini cesaretle ve dirayetle yerine getirmiştir. İman ve aksiyon adamı Necip Fazıl Kısakürek, Türkiye'yi il il, ilce ilçe dolaşarak sayısız konferanslar vermiş, Türk gençliğinin imanlı yetişmesi ve aksiyoner olması için büyük çaba sarf etmiştir. Tarihini tam hatırlayamadığım 1960 lı yıllarda Konya'da Alâaddin Tepesindeki salonda büyük bir kalabalığa vermiş olduğu konferansı ve o coşkuyu bir türlü unutamıyorum. Sağlığında vermiş olduğu hizmeti, şimdi de eserleriyle sürdürüyor.
Özel Başak Koleji, Reis Bey isimli oyunu temsil etmek suretiyle bu hizmetin Konya'mızda yeniden canlanmasına ve devamına vesile olmuştur. Necip Fazıl Kısakürek gibi dâvâsının ve sanatının zirvesinde iken Ahirete göç eden bir üstün şahsiyetin, gençlerin gündemine yeniden taşınmasını sağlamıştır. Bu örnek çalışmasından ve gayretinden dolayı Özel Başak Kolejini idarecileriyle, tiyatro danışmanlarıyla ve oyuncu öğrencileriyle yeniden tebrik ediyor ve takdirlerimi iletiyorum. Seyircilerin eseri coşkuyla alkışladıkları gibi ben de alkışlıyorum.
Okul Müdürü Abdullah Şafak'ın benim de içtenlikle katıltığım konuşmasından aldığım şu cümlelerle yazımı tamamlıyorum:
“Türk edebiyatının büyük üstadı merhum Necip Fazıl Kısakürek'i anmaktan ve onun önemli piyes çalışlarından biri olan Reis Bey'i canlandırmaktan son derece mutluyuz. Necip Fazıl Kısakürek, hayatı boyunca büyük bir şahsiyet olarak toplumda kendini göstermiştir. İnsanın yaşarken mutlaka bir ideale sahip olması gerektiğini vurgulamıştır. Eğitim ve öğretimin içeriğinin bu tip etkinliklerle doldurulması hem öğrencilerimizin zamanlarını değerlendirmesi, hem de olumlu bir kimlik kazanmaları bakımından önemlidir. Bu bakımdan böyle güzel bir oyunu ortaya koydukları için tiyatro kulübümüze, öğretmenlerimiz Öznur Özgür İç, Neslihan Kansuya bir kez daha teşekkür ediyorum.”
Üstat Necip Fazıl Kısakürek'i tekrar rahmetle anıyoruz.
Reis Bey kitabının yazarı üstat Necip Fazıl Kısakürek, sağ olsaydı, her halde ben bu yazıyı yazmazdım veya çekinir yazamazdım. Dahasını söyleyeyim; Özel Başak Koleji de merhum Kısakürek'in Reis Bey isimli tiyatro eserini sahneye koymaz veya koyamazdı. Sağlığında yaptığımız ziyaret ve görüşmelerde benim üzerimde bıraktığı tesir böyle idi.
Üstad'ı kaybedeli 27 yıl olmuş. Yetmiş dokuz yaşında aramızdan ayrılmış. Biraz daha yaşasaydı, bize bırakmış olduğu güzel eserlere yenilerini ilâve ederdi. Şu anda Özel Başak Koleji Tiyatro Kulübünün bu jestinden ve vefasından dolayı üstat Necip Fazıl Kısakürek'in ruhu, son derece memnun ve mutlu olmuştur. Türkiye'ye ve gençliğe ilgisi ve sevgisi daha da artmıştır. Üstad'ın bu kıymetli eseri ve diğerleri defalarca devlet tiyatrolarında oynanmış ve film çekimleri yapılmıştır. Hiç birisi merhum Necip Fazıl'ın kabrini bu çalışma kadar genişletmemiştir. Herhalde Reis Bey Piyesinde rol alan 28 öğrencinin gözlerinden ve alınlarından manen defalarca öpmüş ve en güzel şiirlerinden birisini de onlar için yazmıştır.
Büyük edip ve şâir Necip Fazıl sağ olsaydı da Konya'da Özel Başak Kolejinin Reis Bey adlı tiyatro eserinin sahneye koyduğunu ve üç gece salonlarda dolu dolu temsil edildiğini görebilseydi. Kaldırımlar ve Sakarya isimli şiirlerin şâiri bilmiyorum böyle bir şeyi o günün şartlarında hayal edebilir miydi? Sağlığında; çeşitli asılsız suçlamalarla takibata uğramış, fikirlerinden dolayı hapishanelerde yatmış, kitapları okul kitaplıklarına alınmamış ve Tebliğler Dergisinde tavsiye edilmemiş bir kimsenin hayali ne kadar güçlü olursa olsun bilmiyorum güçlü bir tiyatro eserinin bir okulda öğrenciler tarafından oynanacağını ve büyük ilgi göreceğini düşünebilir miydi? Üstadın bunu hayal edip edemeyeceğini bilemiyorum, ama Necip Fazıl Kısakürek'in şiirleriyle büyümüş bir nesil olarak biz, bu tabloyu sağlığımızda çok şükür gördük. Necip Fazıl Kısakürek gibi dâvâ kahramanlarıyla aynı sıkıntıları beraber yaşamış bir nesil olarak onun için son derece mutluyuz. Bu mutluluğu tekrar bize yaşatan Özel Başak Kolejini içtenlikle tebrik ediyor ve tiyatro kulübü üyelerini ve sanat danışmanlarını alkışlıyorum. Zor bir işi başarmışlar ve güzel bir gelenek başlatmışlar.
Yazıma giriş olarak kullandığım cümleler, daha çok işin zorluğunu, Türk edebiyatının seçkin tiyatro eserlerinden biri olan Reis Bey'in büyük hüner, ustalık, dekor, sahne tecrübesi ve emek istediğini belirtmek içindi. Reis Bey, profesyonel ve erbabı nezdinde meşhur bir eserdir. Amatör bir öğrenci grubu tarafından temsil edilmesi bakalım nasıl bir netice verecek ve seyirci nasıl karşılayacak? Seyredip göreceğiz.
Dost düşman, yerli yabancı kabiliyet ve sanatını takdir ettiği Necip Fazıl Kısakürek, bizim neslin örnek aldığı, fikir ve düşüncelerine bağlı kaldığı üstün bir şahsiyettir. Üstat tarafından büyük sıkıntılarla çıkartılan ve güçlüklerle yaşatılan Büyük Doğu Dergisinin yetişmemizde, Türk-İslâm Medeniyetine yönelmemizde emeği ve tesiri olmuştur. Vatan ve millete bağlı, geçmişine saygılı gençlerin bu özelliklerinin aydınlanmasında ve netleşmesinde rehberlik görevini cesaretle ve dirayetle yerine getirmiştir. İman ve aksiyon adamı Necip Fazıl Kısakürek, Türkiye'yi il il, ilce ilçe dolaşarak sayısız konferanslar vermiş, Türk gençliğinin imanlı yetişmesi ve aksiyoner olması için büyük çaba sarf etmiştir. Tarihini tam hatırlayamadığım 1960 lı yıllarda Konya'da Alâaddin Tepesindeki salonda büyük bir kalabalığa vermiş olduğu konferansı ve o coşkuyu bir türlü unutamıyorum. Sağlığında vermiş olduğu hizmeti, şimdi de eserleriyle sürdürüyor.
Özel Başak Koleji, Reis Bey isimli oyunu temsil etmek suretiyle bu hizmetin Konya'mızda yeniden canlanmasına ve devamına vesile olmuştur. Necip Fazıl Kısakürek gibi dâvâsının ve sanatının zirvesinde iken Ahirete göç eden bir üstün şahsiyetin, gençlerin gündemine yeniden taşınmasını sağlamıştır. Bu örnek çalışmasından ve gayretinden dolayı Özel Başak Kolejini idarecileriyle, tiyatro danışmanlarıyla ve oyuncu öğrencileriyle yeniden tebrik ediyor ve takdirlerimi iletiyorum. Seyircilerin eseri coşkuyla alkışladıkları gibi ben de alkışlıyorum.
Okul Müdürü Abdullah Şafak'ın benim de içtenlikle katıltığım konuşmasından aldığım şu cümlelerle yazımı tamamlıyorum:
“Türk edebiyatının büyük üstadı merhum Necip Fazıl Kısakürek'i anmaktan ve onun önemli piyes çalışlarından biri olan Reis Bey'i canlandırmaktan son derece mutluyuz. Necip Fazıl Kısakürek, hayatı boyunca büyük bir şahsiyet olarak toplumda kendini göstermiştir. İnsanın yaşarken mutlaka bir ideale sahip olması gerektiğini vurgulamıştır. Eğitim ve öğretimin içeriğinin bu tip etkinliklerle doldurulması hem öğrencilerimizin zamanlarını değerlendirmesi, hem de olumlu bir kimlik kazanmaları bakımından önemlidir. Bu bakımdan böyle güzel bir oyunu ortaya koydukları için tiyatro kulübümüze, öğretmenlerimiz Öznur Özgür İç, Neslihan Kansuya bir kez daha teşekkür ediyorum.”
Üstat Necip Fazıl Kısakürek'i tekrar rahmetle anıyoruz.