Seçim sonuçlarının değerlendirilerek, katılan parti ve kişilerin durumlarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü; sonuçlar iktidarın oylarında 8 puanlık düşüş, muhalefet oylarında da belli bir yükseliş olduğunu gösteriyor. Nitekim, sonuçların büyük ölçüde kesinleştiği gecenin geç saatlerinde ilk değerlendirmeyi yapan Başbakan Erdoğan da, 2004 seçiminde kazandıkları Manisa, Aydın, Antalya, Şanlıurfa, Adana gibi illerde seçimi kaybettikleri için üzgün olduğunu ifade ederek, “Sonuçlara bakacak olursak, elbette tatmin edici olmadığı görülüyor. Bilhassa açılışlar için 28 defa gittiğim Antalya’da bu sonucu beklemiyordum. Elbette durumu değerlendirerek, ne gibi hatalar yaptığımızı göreceğiz” diyerek, oy kaybedilmesinden memnun olmadığını ortaya koydu.
Seçim çalışmaları nedeniyle uzun süredir toplanamayan Bakanlar Kurulu’nun önceki gün yaptığı toplantıda da hangi ilin başarılı, hangi ilin başarısız olduğu ve bakanların seçim bölgelerinde alınan sonuçların değerlendirildiği öğrenildi. Yüzde 67.90 ile Büyükşehirler arasında en yüksek oyu alarak rekor kırmasına rağmen Konya’nın bakanı ve parti üst yönetiminde temsilcisi bile bulunmazken, Konya mitinginde “Konya’nın bakanı benim” diyerek gûya keyif bağışlayan Erdoğan’ın, bir de bunun izahını yapması gerekmez mi? Doğrusu, AKP’ye ençok milletvekili kazandıran iller arasında yer alan Konya’nın böylesine hafife alınmasına gönlüm razı olmuyor. Özetle aynı yazıyı yıllar önce bir defa da ANAP’ın güçlü olduğu yıllarda Özal’ın baş yardımcısı olan Mehmet Keçeciler’e hitaben yazmıştım da sayın Keçeciler’le karşılaşınca gündeme gelen konu hakkında susmakla yetinmişti.
Urfa’da aday yapmadığı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın bağımsız olarak kazanmasını, Adana’da aday göstermediği Aytaç Durak’ın bu defa da MHP’li olarak göreve gelmesini, İstanbul’da başta Sarıyer olmak üzere 6 ilçenin kaybedilmesini, 2004 seçimine göre İstanbul ve Ankara’da CHP ile aradaki oy farkının kapanmasını, bakanı bile olmayan Konya’nın yine de Türkiye rekoru kırmasını öncelikli olarak yorumlaması beklenen Başbakanın, kim ne derse desin, her şeye rağmen bu defa da oyların adaylardan ziyade şahsına verildiğinin farkında olduğunu sanıyorum. Belediye başkanlığı seçiminde 78.97 ile Hakkari’de en fazla oyu alan DTP’li Fadıl Bedirhanoğlu’nu, İstanbul Kadıköy’de 68.45’lik oy oranıyla tekrar seçilen Selami Öztürk takip etti. Karatay, Meram ve Selçuklu ile birlikte 20 ilçede belediye başkanlığı seçimini kazanan AKP’nin Konya’daki oy oranı 38.9, CHP’nin 23.1, MHP’nin 16.1, DTP ve SP’nin 5.5, DP’nin 3.7, DSP’nin 2.8 ve BBP’nin 2.2 oldu. Bu arada, MHP 7, SP, CHP, DSP ve Bağımsızlar da birer başkanlık kazandılar.
Büyükşehir’de Tahir Akyürek 355 bin 800, Karatay’da Mehmet Hançerli 81 bin 995 oyla yeniden seçilirken, Meram’da Serdar Kalaycı 105 bin 111 ve Selçuklu’da İbrahim Uğur Altay 157 bin 153 oyla başkan oldular. Ülke genelinde de AKP 45, CHP 13, MHP 10, DTP 8, DSP 2, BBP ve bağımsız aday birer ilde başkanlık kazandı. Başbakan Erdoğan’ın mutlaka kazanılması için çaba gösterdiği Diyarbakır, İzmir, Eskişehir ve Tunceli’de sonuç alınamazken, üstelik Antalya, Manisa, Aydın, Urfa, Adana ve Ordu’nun da kaybedilmesinin Ak Parti’de şok etkisi yaptığı, ancak Trabzon’un CHP’den geri alınmasıyla teselli olunduğu ileri sürüldü.
Siyaset yorumcuları bu yıl genel kurul yapacak olan Ak Parti’deki oy kaybı sebebiyle Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyon yenileme ihtiyacı duyacağını, hatta genel kurulu bile beklemeden bazı bakanların illerinde alınan sonuçlarla ilgili olarak kabinede bazı değişiklikler yapabileceğini, bu arada iktidarın oy oranının 46.9’dan 38.9’a düşmesi üzerine muhalefetin bir erken genel seçimi gündeme getirmeye başlayabileceğini ifade ediyorlar. Bu sebeple Erdoğan’ın, hiç olmazsa bu defa muhtemel değişiklikte Konya’yı dikkate alarak, lâyık olduğu değeri vermesi ümit ediliyor. Bu arada, yapılacak ilk seçimde oylarını yükselten Saadet Partisi ve Demokratik Türkiye Partisi’nin de girmesiyle Meclis’te 5 partinin temsil edilme ihtimâlinin fazla olduğu seslendirilmeye başlandı. SP İl Başkanı Veli Tolu da, seçim sonuçlarını yorumlarken, erken bir makam ve sonuç peşinde olmadıklarını, uzun vadeli program uyguladıklarını belirterek, bunun işaretini vermiş oldu.
Bu vesile ile seçimlerin Konya’mız ve ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum.