Konya İl Müftüsü Şükrü Özbuğday, yaklaşan bayram öncesi fitre ve zekatla ilgili Merhaba'ya önemli bilgiler verdi. Fitre vermenin, zekatla mükellef herkesin üzerine vacip olduğunu belirten Özbuğday, hayır kurumlarının, fitre ve zekat paraları için diğer yardım paralarından ayrı bir fon oluşturması gerektiğini dile getirdi.
Yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi, fitre ve zekat konusunda dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili Konya İl Müftüsü Şükrü Özbuğday'la görüştük. Fitrenin vacip olan bir ibadet olduğunun altını çizen Özbuğday, İslam'a göre zenginlik ölçüsüne ulaşan her müslümanın, hem kendisi için hem de aile bireyleri için fitre vermek durumunda olduğunu söyledi. Fitre miktarının her yıl Diyanet tarafından belirlendiğini aktaran Özbuğday, verilecek fitre miktarında bir üst sınırın olmadığını vurgulayarak, “Fitrenin miktarı geçim standartlarına göre belirlenmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl fitreyi 9.25 TL olarak tespit etmiştir. Ancak bu en asgarisidir. Fitre verecek kişiler, fitrelerini daha yüksek miktarlarda verirlerse, hem fakirler için daha faydalı olur hem de fitreyi veren kişi daha büyük bir sevap işlemiş olur” diye konuştu. Özbuğday, fitrenin en geç bayram namazına kadar verilmesi gerektiğini dile getirerek; fitre vermek için en uygun vaktin ise, fitreyi alan kişilerin bayram öncesi ihtiyaçlarını giderebilmesi bakımından, bayramdan birkaç gün öncesi olduğunu ifade etti. Zekatla mükellef olan herkesin, aynı zamanda fitreyle de mükellef olduğunu belirten Şükrü Özbuğday, “Zekattaki zenginlik ölçüsüyle fitredeki zenginlik ölçüsü aynıdır. Bu da 80,18 gram altın veya bunun karşılığı kadar para, ticari eşya ve bunun benzeridir. Ancak zekatın nisap miktarıyla, fitrenin nisap miktarı arasında şöyle bir fark var: Zekatın nisap miktarı üzerinden 1 kameri yıl geçmesi ve nâmi olması gerekir. Ancak fitrede böyle bir durum yoktur. Bunun dışında fitre ve zakatla mükellef olma noktasında zenginlik ölçüsü miktar olarak aynıdır. İslam'a göre bu ölçüyü taşıyan herkes fitre vermek zorundadır” ifadelerini kullandı.
FİTREYİ YAKINLARINIZDAN BAŞLAYARAK VERİN
Zekat ve fitrede efdal olanın yakınlardan başlayarak vermek olduğuna dikkat çeken Konya İl Müftüsü Şükrü Özbuğday, “Fitre ve zekatın, önce kardeşlerden ve kardeş çocuklarından ihtiyaç sahibi olanlara verilmesi, eğer onların içinden ihtiyaç sahibi olan yoksa komşulara, sonra da çevredekilere verilmesi tavsiye edilir” dedi. Özbuğday ayrıca, cami önlerinde ve sokaklarda dilenenlere verilen fitrenin kabul olmayacağı gibi bir önyargının doğru olmadığını, ancak fitre vermeden önce, fitreyi alacak kişinin ihtiyaç sahibi olup olmadığının dikkatlice araştırılması gerektiğini söyledi. Özbuğday, “Gerek cami önlerinde gerek sokaklarda dilenenlere fitre verilmez diye bir kural yok. Fakirlik ölçüsüne sahip iseler bu kimselere fitre verilebilir. Ancak vermeden önce çok iyi araştırmak, gerçekten fakir bir kimse mi öğrenmek gerekir. Dinimizin, fitre ve zekatın en yakından başlanarak verilmesini tavsiye etmesinin hikmeti de budur. Yakınımızdaki kimsenin ihtiyacı olup olmadığını en iyi şekilde biliriz. Ancak daha uzak olan birini yakından tanımamız mümkün değil. Fitre veya zekat verecek olan kimse, fıkhen vereceği kişinin ihtiyacı olup olmadığını araştırmakla mükelleftir. Eğer zekat yahut fitre araştırmadan verilir de, sonradan verilen kişinin ihtiyaç sahibi olmadığı anlaşılırsa yeniden verilmesi gerekir. Ama gerçekten araştırıldıktan ve fakir olduğu kanaatine varıldıktan sonra parayı alan kişinin zengin olduğu öğrenilirse yeniden verilmesi gerekmez. Bu noktada, zekat ve fitre verecek kardeşlerimiz çok dikkat etmeli, zekat verecekleri kimseyi araştırarak titizlikle vermelidir”dedi. Fitre ve zekatın kimlere verilemeyeceği konusuna da değinen Özbuğday, “Zekat ve fitre 'usül ve furuû' dediğimiz kimselere verilemez. Usül, kişinin babası, dedesi, dedesinin babası şeklinde yukarıya doğru giden, furuû ise çocuk, torun, torunun çocuğu şeklinde aşağıya doğru inen zincirdir. Bu kimselere zekat ve fitre verilmez. Ancak kardeş, amca, teyze, hala, dayı ve onların çocuklarına zekat verilebilir” diye konuştu.
FİTRE VE ZEKAT İÇİN AYRI BİR FON OLUŞTURULSUN
Zekat ve fitrenin gerekli şartlar sağlandığı takdirde hayır kurumlarına verilebileceğini belirten Şükrü Özbuğday, “Zekatın, fitrenin ve fidyenin dernekler vasıtasıyla vekaleten verilmesi caizdir. Ancak burada belli şartlar vardır. Derneklerin ve vakıfların, zekat ve fitre paralarıyla, diğer yardım paralarının karışmaması için ayrı bir fon oluşturması gerekir. Zekat, fitre ve fidye direk olarak fakirin hakkıdır, başka hayır işlerinde kullanılamaz. Zekat ve fitrede temlik esası vardır. Yani yapılan yardım direk olarak fakirin eline geçmelidir. Eğer yardım kuruluşları zekat ve fitre paralarını diğer yardımlarla karıştırmadan direk olarak fakirlere ulaştırıyorsa zekat ve fitreyi buralara vermek caizdir. Fitre ve zekat para olarak verilebildiği gibi, paranın değerinde gıda ile de verilebilir. Ancak burada tavsiye edilen fakirin yararına olanın tercih edilmesidir” diyerek sözlerini noktaladı.
MUHAMMET EMİN ÇİFÇİ