Mevlevîlikte “makam”, dergâhdaki bir görevin adı, bir görevlinin özel yeridir. Mevlevîlikte makamlar, “post” ile temsil ve sembolize edilmişlerdir. Her makam postunun rengi başka olup, kendisine göre anlamı vardır. Dergâh mutfağının başaşcısı ve can’ların eğitimcisi, dervişlerin en yetkili mürebbîsi olan Âteş-bâz Velî ’nin (Bkz.: “Âteş-bâz Velî” mad..) makamını temsil eden postun rengi beyazdır.
Görevin öneminden ve sahibinin değerinden dolayı makam postlarına, gayet sevgi ve saygı gösterilir; üzerine basılmaz, gelişigüzel yer ve şekilde kullanılamaz, sahibinden başkası oturamaz.
“Ateş-bâz Velî Makamı”nın, dergâhta önemli ve mahrem özellikleri olan “Meydân-ı Şerîf”te belli yeri vardır. Burası, yine çok önemli ve muazzez tutulan, kırmızı renkteki “Sultan Veled ” makam postunun biraz aşağısında, onun hemen yanında bulunur. Bu hiyerarşik düzen de, bu görevin öneminin ve görevlisinin değerinin büyüklüğünü gösterir. Son derecede aziz tutulan dergâh Matbah-ı Şerîf’inde de Âteş-bâz Velî Makamı vardır. Bu, matbahtır; buradaki büyük ocak ve kazandır. Bu makam ve görev, Mevlâna ve Âteş-bâz Veli zamanında başlamış, aradan geçen yüzyıllar boyunca yetkili şahısların atanmasıyla varlığı, önemi ve değeri devam edegelmiştir. Her mevlevîhânenin mutfağında ve Meydân-ı Şerîf’inde bir “Âteş-bâz Velî Makamı” vardır. Bazılarında burası, duvarına asılan “Yâ Âteş-bâz Veli” levhasıyla da işaretlenilmiştir.
------------------------------------
Gölpınarlı, Abdülbaki, Mevlâna’dan Sonra Mevlevîlik, İstanbul, 1953, 290; Pakalın, Mehmet Zeki; Osmanlı Tarih Deyim ve Terimleri Sözlüğü, İstanbul, 1946, I / 103-4.