Hicri yılbaşı olan Muharrem ayıyla birlikte vatandaşları aşure telaşı sardı. Vatandaşların aşureliklerini almaya başlamasıyla çarşı-pazarda hareketlilik başladı. Muharrem'in 10. günü olan Çarşamba itibariyle aşureler kaynatılmaya başlayacak. Aşure Günü'nün ise İslam dünyası için önemi büyük
Hicri yılbaşı olarak kutlanan Muharrem ayına girilmesiyle birlikte İslam dünyasında Aşure Günü heyecanı başladı. İslam alemi için Muherrem ayının 10. günü, paylaşmayı ve kardeşliği vurgulaması açısından önemli sayılıyor. Hz. Nuh'tan itibaren uygulana gelen Aşure Günü'ne, Hz. Hüseyin'in de şehit edildiği gün olması sebebiyle hem Şiiler hem de Sunniler tarafından önem atfediliyor. Günün en önemli yanını ise aşure çorbası oluşturuyor. Çok sayıda ürünün karışımından oluşan aşure, lezzetli olduğu kadar sağlık açısından da oldukça faydalı. Tencere ve kazanlarda pişirilen aşureler ikram edilerek paylaşmanın en güzel örneklerinden biri yaşanıyor. Bu açıdan ilahiyatçılar İslam dünyası açısından önemli bir gün olan aşurenin, birlik ve beraberlik açısından önemine vurgu yapıyor. Aşure telaşı esnafı da hareketlendirdi. Çarşı-pazarda aşure yoğunluğu yaşanıyor.
4 HARAM AYINDAN BİR TANESİ
“Hz. Nuh'tan itibaren uygulana gelen bir gün olan Aşure, Arapça'da 10 sayısının karşıtı olan aşır kökünden gelmektedir. Böylece Muharrem'in 10. günü Aşure Günü olmuştur” ifadesini kulanan İl Müftüsü Şükrü Özbuğday, şöyle konuştu: “Muharrem kameri yılın ilk ayıdır. Bunun 10. gününe de Aşure Günü denmektedir. Aynı zamanda Muherrem 4 haram aylardan bir tanesidir. Tevbe Suresi'nin 36. ayetinde, 'Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı 12'dir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah'ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin...' buyrulmaktadır. Haram ayları ise Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep'tir. Bu bakımdan Muherrem ayı önemlidir.”
ORUÇ TUTUMAK ZORUNLU DEĞİL
Aşure Günü'nün Hz. Nuh'tan itibaren bütün Sami dinlerde mevcut olan ve cahiliye devri Arapların arasında da Hz. İbrahim'den beri önemli görülüp oruç tutulan bir gün olduğunu da belirten Müftü Şükrü Özbuğday, “Hz. Peygamber Medine'ye geldiğinde Yahudilerin Aşure Günü oruç tutuğunu gördü ve bunun ne orucu olduğunu sordu. Yahudiler'de, 'Bugün iyi bir gündür. Allah, İsrailoğulları'nı Firavun'un zulmünden bugün kurtarmıştır. Hz. Musa, Allah'a şükür için bugün oruç tutmuştur' cevabını verdi. Bunun üzerine Hz. Muhammed de, 'Biz Musa'nın sünnetine sizden daha yakınız' dedikten sonra o gün oruç tuttu ve ashabına da tutmalarını emir buyurmuştur. Ancak orucun hükmü konusunda Ebu Hanife'nin vacip demesine karşın İmam Şafii başta olmak üzere İslam bilginleri aşure orucunun vacip değil, sünnet olduğunda görüş kılmıştır. Fakat Yahudiler'e benzememek için sadece Aşure Günü oruç tutulması uygun görülmemiştir. Bunun yerine Yahudiler'den farklı olmak üzere Muherrem'in 9. ve 10. veya 10. ve 11. günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir” dedi.
ŞİİLER VE SUNNİLER İÇİN ÖNEMLİ BİR GÜN
“Hem Şiiler hem de Sunnilerin Muharrem'in 10. gününe ayrı bir önem vermiştir. Önem vermelerinin nedeni ise Hz. Hüseyin'in o gün şehit edilmesidir” diyen Özbuğday, “Hz. Hüseyin bugün şehit edildiği için Sunniler ve Şiiler Muharrem'in 10. gününe ayrı önem vermiştir. Üzüntüye ortak olmuşlardır. Bu açıdan Muharrem'in 10. günü ayrıca Sunniler ile Şiilerin kaynaşması açısından da güzel bir gündür. Mezhep çatışmaların olduğu günümüzde Aşure Günü'nde yeniden kardeşliği pekiştirebiliriz. Aynı zamanda Aşure Günü paylaşmayı da ortaya koymaktadır. Herkes pişirdiği çorbadan bir kısımını konu komşusuna ikram ederek, paylaşmanın en güzel örneklerinden birini yerine getiriyor. Birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin kuvvetlenmesi için bu tür önemli günleri fırsat olarak görüp, iyi değerlendirmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
KAYNAŞMAYI SAĞLIYOR
Aşurenin birlik ve beraberlik açısından önemine değinenve Konya kültürü üzerine araştırmalar yapan Gazeteci-Yazar Nail Bülbül, yüzyıllardır İslam alemi için önemli olan bir geleneğin sürdürülmesinin önemli olduğunu söyledi. Aşureyle birlikte komşuluk ilişkilerinin arttığını, birlik ve beraberliğin geliştiğini, kardeşlik duygularının öne çıktığını ifade eden Nail Bülbül, “Eskiden Konya'da kadınlar aşure hazırlığına özen gösterirlerdi. Yazdan kuruttukları kayısı, üzüm, erik gibi ürünlerle aşureleri büyük kazanlarda kaynatırlardı. Bereket vermeis için ondan fazla ürün çorbanın içinde bulunurdu. Bazıları da aşurenin güzel kokması için gül suyu dökerlerdi. Tabii o yıllarda müstakil ev fazla olduğu için herkes havlusunda ateşte aşuresini kaynatabiliyordu. Şimdi ise apartman kültürü ile ocaklarda aşure pişiriliyor. Ama gelenek devam ediyor. Pişen aşureler esnafa, konu komşuya ikram ediliyor. Hatta eskiden komşunun biri bugün aşure pişirdi ise diğer komşu ondan sonra aşure pişirirdi ki aşure geleneği 1 ay sürerdi. Böylece yok olmak üzere olan paylaşma duygusu yeniden yeşeriyor. Gelecek nesillere de bu duyguyu yaşatmak için Aşure Günü önemli bir dini geleneğimiz” dedi.
ÇARŞI-PAZARDA HAREKETLİLİK
Hicri Muharrem ayının 10. günü olan aşure günü nedeni ile kaynatılacak olan aşure çorbaları esnafın yüzünü güldürdü. Kuruyemiş satıcıları bu tür geleneklerin Konya’da hep canlı kaldığını, bugünlerin işlerine bereket olarak yansıdığını belirtiyor. Esnaf güne özel aşureliklerini tezgahlarına koyarken, satışlardan da oldukça memnun. Aşurelik fiyatları ise geçen yıla oranla hemen hemen aynı. Uzun yıllardır Aziziye Camii civarında bulunan kuruyemişçi esnaflarından Ebubekir Türkhan, satışların şu anda fazla olmadığını, önümüzdeki günlerde artmasını beklediklerini söyledi. Türkhan, “Uzun yıllardan bu yana kuruyemiş satıyoruz. Satışlar her sene bu zamanda olduğu gibi, aşure günü geldikten sonra bir kaç gün içerisinde artıyor. Bu yıl da aynı şekilde önümüzdeki günlerde satışların daha yoğun olmasını bekliyoruz” dedi. Aşurenin içerisinde kullanılan ürünler ve fiyatları ile ilgili olarak da bilgi veren Türkhan, şunları söyledi: “Aşurelerin içerisinde genel olarak, buğday, kenevir, fasülye, nohut, kayısı, incir, fıstık, fındık, incir, tarçın, kuru üzüm gibi ürünler kullanılıyor. Mahallelerde durumu iyi olan vatandaşlarımız, bu ürünleri zenginleştiriyorlar. Şu anda da buğdayın kilosu 1,5 TL, karışık kuruyemişin kilogramı da 18 TL'den satılıyor. Konyalı halkımız büyük oranda teveccüh gösteriyor. Aşureyi bütçesi yeten herkes pişirmeye çalışıyor. 4 kişilik pişirilmiş bir aşurenin maliyeti ortalama 2 TL kadar tutuyor. Bizlerin bayramların yanında aşure günlerinde de işlerimiz artıyor. Biz de ürünleri kilo ile alacakların yanısıra isteyen müşterilerimiz için de küçük paketler yaptık. Belli kilogram ağırlığında bulunan bu paketler da müşterilerin ilgisini çekiyor.”
SAĞLIK AÇISINDAN FAYDALI
Aşurenin yenmesini sağlıkçılar da tavsiye ediyor. Kış mevsiminde vücut direncinin düştüğü soğuk günlerde yüksek enerji kaynağı olan aşurenin, çocukların direncini artırarak hastalıklara karşı daha dayanıklı olmalarını sağladığını belirten uzmanlar, sadece bu dönemde değil, hastalıklara karşı dirençli olunması için kış aylarında sık aralıklarla tüketilebileceğine dikkat çekiyor. Aşurenin aynı zamanda sağlıksız bir yönünün bulunmadığı ceviz, badem ve fıstık gibi ürünler sayesinde aksine kalp ve damar sağlığı için çok faydalı olduğuna da dikkat çekiliyor.
Aşure telaşı başladı
Hicri yılbaşı olan Muharrem ayıyla birlikte vatandaşları aşure telaşı sardı. Vatandaşların aşureliklerini almaya başlamasıyla çarşı-pazarda hareketlilik başladı.
İlk yorum yazan siz olun