2 oturumda gerçekleştirilen panelin ilk oturumunda Konya Büyükşehir Belediyesi Araştırma Planlama Koordinasyon (APK) Daire Başkanı Cemil Evirgen, Karapınar Belediye Başkanı Mehmet Mugayyitoğlu, Ankara Üniversitesi’nden emekli Prof. Dr. Baki Canik sunumlarını yaptı. Panelin ikinci oturumunda ise Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Güler Göçmez, DSİ 4. Bölge Müdürlüğü YAS Şube Müdürü Kemal Olgun ve MTA Orta Anadolu Bölge Müdürlüğü Temsilcisi Nurdoğan Sertel sunum yaptı.
AFETİ ÖNLEMEK ELİMİZDE
Programa ev sahipliği yapan Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Fethullah Arık, jeolojik olayların doğal olaylarken insanla ilişkili olduğu zaman felaket durumuna gelebildiğini söyledi. Bu durumun afet boyutuna ulaşmaması için herkesin üzerine düşen görevler olduğunu ifade eden Fethullah Arık, “Afet değil, risk üzerine değerlendirme yapmalıyız. Meydana gelebilecek olayları görmek mümkün değil ama önlem alabilmek mümkündür. Doğal jeolojik olaylardan biri olan obruklar şimdilik insanın olmadığı yerde meydana geliyor. Ama şehir merkezlerinde olmayacağını kimse garanti edemez dedi.
KONTROLSÜZ SULAMA OBRUKLARI ARTIRDI
Vali Yardımcısı Zikri Şahin de yaptığı konuşmada obrukların oluşum süreciyle ilgili değerlendirmeler yaptı. Obrukların yoğun olarak görüldüğü Karapınar bölgesinde özellikle son yıllarda obruk oluşumunun arttığını ifade eden Zikri Şahin, “Yeraltı sularının bilinçsiz olarak kullanılması obrukların oluşumunu hızlandırdı. Son dönemde yaşanan kuraklıkla birlikte yeraltı sularının çekilmesi de hız kazandı. Buna bağlı olarak obrukların oluşumu arttı. Bunun önüne geçmek için salma sulama ve yağmurlama sulama yerine damla sulama tercih edilmelidir. Bunun yanında en kısa sürede obruk risk araştırması yapılmalıdır” dedi.
ASKERİ TATBİKATLARIN OBRUKLARA ETKİSİ
Konya Büyükşehir Belediyesi Araştırma Planlama Koordinasyon (APK) Daire Başkanı Cemil Evirgen, NATO ve Türkiye için önemli bir savaş eğitim alanı olan Konya Karapınar bölgesine 26-30 Nisan 2010 tarihleri arasında yaklaşık 10 bin ton bomba atıldığını söyledi. Bu bombalar patladığında oluşan enerjinin yeraltında dalgalar halinde yayıldığını ve yersel küçük deprem etkisi oluşturduğunu söyleyen Cemil Evirgen, “Bu durum yer altı su seviyesinin düşmesi ile birlikte jeolojik yapının müsait olması neticesinde obruk oluşumlarının artmasına neden olmaktadır” dedi. Yüksek su isteyen mısır ekiminin bölgede yaygın olmasının da obruk oluşumunu hızlandırdığını söyleyen Cemil Evirgen, “Bu tarlalarda sulama suyu üst tabakalardaki toprak içinde süzülürken humik asit oluşmakta, bu da aşağı seviyelerde bulunan kireçtaşlarının daha hızlı erimesine, dolayısıyla boşluk oluşumlarına, sonra da obruklara neden olmaktadır. Bu faktörlere dikkat edilmedikçe bölgede obruk oluşumları devam edecektir” diye konuştu.
OBRUKLAR İLÇE HALKINI HUZURSUZ EDİYOR
Karapınar Belediye Başkanı Mehmet Mugayyitoğlu ise meydana gelen obrukların ilçe halkına etkisi üzerine sunum yaptı. Özellikle son dönemde artan obruklar nedeniyle ilçe halkının huzursuz kaldığını ve bu nedenle ilçeyi terk etmek isteyenler olduğunu söyleyen Karapınar Belediye Başkanı Mugayyıtoğlu, “Obrukların bugüne kadar zarar vermemiş olması, bundan sonra da zarar vermeyeceği anlamına gelmez. Ama biz önlemlerimizi almak zorundayız. MTA ile konuyu görüştük. 5 yıl içerisinde bölgenin risk haritasını belirleyecek” dedi.
RASİM ATALAY
AFETİ ÖNLEMEK ELİMİZDE
Programa ev sahipliği yapan Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Fethullah Arık, jeolojik olayların doğal olaylarken insanla ilişkili olduğu zaman felaket durumuna gelebildiğini söyledi. Bu durumun afet boyutuna ulaşmaması için herkesin üzerine düşen görevler olduğunu ifade eden Fethullah Arık, “Afet değil, risk üzerine değerlendirme yapmalıyız. Meydana gelebilecek olayları görmek mümkün değil ama önlem alabilmek mümkündür. Doğal jeolojik olaylardan biri olan obruklar şimdilik insanın olmadığı yerde meydana geliyor. Ama şehir merkezlerinde olmayacağını kimse garanti edemez dedi.
KONTROLSÜZ SULAMA OBRUKLARI ARTIRDI
Vali Yardımcısı Zikri Şahin de yaptığı konuşmada obrukların oluşum süreciyle ilgili değerlendirmeler yaptı. Obrukların yoğun olarak görüldüğü Karapınar bölgesinde özellikle son yıllarda obruk oluşumunun arttığını ifade eden Zikri Şahin, “Yeraltı sularının bilinçsiz olarak kullanılması obrukların oluşumunu hızlandırdı. Son dönemde yaşanan kuraklıkla birlikte yeraltı sularının çekilmesi de hız kazandı. Buna bağlı olarak obrukların oluşumu arttı. Bunun önüne geçmek için salma sulama ve yağmurlama sulama yerine damla sulama tercih edilmelidir. Bunun yanında en kısa sürede obruk risk araştırması yapılmalıdır” dedi.
ASKERİ TATBİKATLARIN OBRUKLARA ETKİSİ
Konya Büyükşehir Belediyesi Araştırma Planlama Koordinasyon (APK) Daire Başkanı Cemil Evirgen, NATO ve Türkiye için önemli bir savaş eğitim alanı olan Konya Karapınar bölgesine 26-30 Nisan 2010 tarihleri arasında yaklaşık 10 bin ton bomba atıldığını söyledi. Bu bombalar patladığında oluşan enerjinin yeraltında dalgalar halinde yayıldığını ve yersel küçük deprem etkisi oluşturduğunu söyleyen Cemil Evirgen, “Bu durum yer altı su seviyesinin düşmesi ile birlikte jeolojik yapının müsait olması neticesinde obruk oluşumlarının artmasına neden olmaktadır” dedi. Yüksek su isteyen mısır ekiminin bölgede yaygın olmasının da obruk oluşumunu hızlandırdığını söyleyen Cemil Evirgen, “Bu tarlalarda sulama suyu üst tabakalardaki toprak içinde süzülürken humik asit oluşmakta, bu da aşağı seviyelerde bulunan kireçtaşlarının daha hızlı erimesine, dolayısıyla boşluk oluşumlarına, sonra da obruklara neden olmaktadır. Bu faktörlere dikkat edilmedikçe bölgede obruk oluşumları devam edecektir” diye konuştu.
OBRUKLAR İLÇE HALKINI HUZURSUZ EDİYOR
Karapınar Belediye Başkanı Mehmet Mugayyitoğlu ise meydana gelen obrukların ilçe halkına etkisi üzerine sunum yaptı. Özellikle son dönemde artan obruklar nedeniyle ilçe halkının huzursuz kaldığını ve bu nedenle ilçeyi terk etmek isteyenler olduğunu söyleyen Karapınar Belediye Başkanı Mugayyıtoğlu, “Obrukların bugüne kadar zarar vermemiş olması, bundan sonra da zarar vermeyeceği anlamına gelmez. Ama biz önlemlerimizi almak zorundayız. MTA ile konuyu görüştük. 5 yıl içerisinde bölgenin risk haritasını belirleyecek” dedi.
RASİM ATALAY