Arınç ve Toptan Arasındaki Fark!

.
Son yıllarda alkollü içkiye başlama yaşının düşmesi ve uyuşturucu madde kullanımının artmasından endişe duyularak, bu konuda çeşitli önlemler alınmaya çalışılıyor. Medyanın verdiği bilgiler herkesi düşündürüyor. Yıllar önce büfelerde bira satışının yasaklanması, yaşı 18’den küçük olanlara alkollü içki verilmemesi, halka açık yerlerde içki içilmemesi, çocukları küçük yaştan itibaren bilgilendirmek amacıyla okullarda öğrencilerin uyarılması, özendirici olmaması için medyada alkollü içki reklâmı yapılmaması gibi çeşitli yollar deneniyor, ancak olumlu bir sonuç alınamadığı görülüyor. Yasaklarla bir yere varılamıyor, üstelik merak duyulmasını daha da artırıyor. Sabahları kaldırımlar, yollar, çöp sandıkları bira kutuları ve şişe kırıklarıyla dolu. Genç-yaşlı insanlar gece yarılarına kadar araçlarla turlayıp, bira içiyor, üstelik kutu ve şişeleri yollara atıyor. Kaza yapan araçların birçoğunun içinde içki şişeleri dikkati çekiyor.

Bir yandan alkollü içki ve uyuşturucu ile mücadele devam ederken, bir yandan da tüketimin artması için ne gerekiyorsa yapılıyor. Yıllar önce dönemin İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, büfelerde bira satışını yasaklamış, ancak başta köşe yazarları ve gazeteler “Rahatça içemeyecek miyiz? İçkimize de karıştılar” diye tepki göstermişti. Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Belediye Başkanı seçildiğinde Çamlıca Tepesi’nde bulunan mülkiyeti belediyeye ait olan bina ve bahçeyi işleten Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun lokalinde içki içildiği ve vatandaşlar buradaki bahçeden yararlanamadığı için sözleşmenin bitiminde binanın tahliyesini istemiş, bunun üzerine kurumun başkanı Çelik Gülersoy, ortalığı ayağa kaldırmıştı. Binadan çıkmaya yanaşmayan Gülersoy, türlü yola başvurmasına rağmen sonuç alamayınca binayı tahliye etmek zorunda kalmış, ancak bahçede kendi diktiklerini iddia ettiği birkaç ağacı bile söküp götürmüştü. Bundan sonra lokal ve bahçe yeni baştan düzenlenerek halkın istifadesine açılmıştı.

Geçtiğimiz yıl İstanbul’da Osmanlı eseri caminin altında bulunan bir dükkânın içki bayiine kiraya verilmesi ve birkaç hafta önce de yine bir mescidin bitişiğindeki bir lokantada içki servisi yapılması tepkiye yol açmış, duyarlı yayınlar ve halkın başvurusu üzerine ibadethanelere karşı olan duyarsızlık giderilmişti. Hatırlanacağı gibi, şehrimizde Ankara yolu üzerinde TMO’nin yanında bulunan, halkın Horozlu Han adıyla bilinen “Ruzbe Hanı” da onarıldıktan sonra Vakıflar tarafından kiraya verilmiş, burada bir içkili restoran açılması tepki ile karşılanmıştı. Ruzbe isimli lala tarafından miladî 1249’da yaptırılan han geçmişte Konya’ya gelenlerin konaklaması için kullanılmış ve yüzyıllarca harap hâlde kaderine terkedilmişti. Bunlar gibi birkaç olayın yansımasından sonra geçtiğimiz günlerde medyada çok daha vahim bir haber yer aldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na ait bulunan ve Millî Saraylar Daire Başkanlığı tarafından yönetilen eserlerden olan İstanbul Yıldız Parkı içindeki “Yıldız Porselen Fabrikası” ndan boşalan tarihî binanın Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’ne (TÜRSAB) devredilerek, içkili restoran hâline geldiği haber veriliyor.

Sultan Abdülhamid’in talimatıyla kurulan ve yıllar önce boşaltılan eski Yıldız Porselen Fabrikası’nın TÜRSAB’a devir işleminin TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın onayı ile gerçekleştiği belirtilerek, bu tarihî eserin müze, ya da başka bir amaç için değerlendirilmesi istenirken, karara tepki gösteriliyor. Bilindiği gibi, önceki Meclis Başkanı Bülent Arınç, benzer bir karar vermediği gibi, Dolmabahçe Sarayı’nın bodrumundaki binlerce eşyayı gün yüzüne çıkartarak çürümelerini önlemiş, adı geçen Yıldız Porselen Fabrikası’nın yanı sıra bazı tarihî binaların da onarımını yaptırmıştı. Bu arada, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın uygulamaları ve bazı konularda gerekli hassasiyeti göstermemesi de eleştiri konusu olduğunu da belirtmek gerekiyor.

Bir taraftan Yeşilay Derneği ve Sivil Toplum Örgütleri içki ve uyuşturucunun zararları ile yıllardır mücadele ederek çeşitli çalışmalar yaparken, bir yandan da devlet eliyle alkollü içki yapılarak satılıp, üstelik özel teşebbüsün içki imâl etmesine ve medyada reklâmının yapılmasına izin verilerek âdeta kullanımı teşvik ediliyor. Geçtiğimiz günlerde piyasaya yeni çıkarılan özel teşebbüsün imâl ettiği bir rakının boy boy reklâmının yayınlanmasını izah etmek mümkün mü?

Belde-i muhayyere, Hz. Mevlânâ’nın yaşayıp, kabrinin bulunduğu şehrimizde içki tüketiminin gün geçtikçe arttığı yolunda haberler var. Öne sürülen miktara kolonya yapımında kullanılan alkolün de dahil olduğu bildirilse de azalmanın olmadığına da dikkat çekiliyor. Peygamber Efendimiz (sav), azı sekr (sarhoşluk) veren şeyin çoğunun da haram olduğunu belirtiyor. Bazı tedbirlerin fayda vermediği ortada. Bunun için çare; Allah ve Rasûlullahın emirlerine uymaktır. Bundan başka çıkar yol yoktur ve Müslüman olan herkesin bunu böyle bilmesi gerekir. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri