Anıza ekim yaygınlaşırsa topraklarımız kurtulabilir

Türkiye'de hububat tarlalarının yüzde 30'unun yakılmasıyla her yıl 6-8 milyon tonluk organik maddenin kül olduğu, sorunun çözümü için çiftçinin anıza ekim uygulamasına geçmesi gerektiği belirtildi.
 
Selçuk Üniversitesi Sarayönü Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Bağcı, yaptığı açıklamada, geleneksel ekim yönteminden vazgeçilerek toprağa en az müdahale ile yapılan ekim yönteminin ''Koruyucu toprak işlemeli ekim yöntemi'' olarak adlandırıldığını belirtti. 
Koruyucu toprak işlemeli ekim yönteminin azaltılmış toprak işlemeli ekim, doğrudan ekim (anıza ekim) ve malç ekim gibi ekim yöntemlerini içerdiğini anlatan Bağcı, koruyucu toprak işlemeli ekim yöntemlerinde en önemli amacın toprağın ve çevrenin korunması olduğunu söyledi. 
Dünyada 90 milyon hektar alanda doğrudan ekim (anıza ekim) yapılırken, ülkemizde çiftçi şartlarında uygulamasının yeni olduğunu ifade eden Bağcı, ''Anıza ekim yönteminin, işçiliğin azaltılması, zaman ve yakıt tasarrufu gibi işletme maliyetlerini düşürmesinin yanında, toprak yapısını iyileştirmesi, toprak ve su erozyonunu önlemesi, tarla yüzeyinde daha fazla kar ve yağmur suyu birikmesi, toprak su geçirgenliğinin ve toprak su tutma kapasitesinin artırması ve dolayısı ile kuraklık etkisinin azaltılmasına ve sulama suyundan daha etkin kullanılması gibi önemli faydaları vardır'' dedi. 
Bağcı, anıza ekim yönteminin Sarayönü'nde denediklerini ve başarılı sonuçlar elde ettiklerini, bu yöntemin hububat ekiminin yaygın olduğu bölgelerde rahatlıkla uygulanabileceğini anlattı. 
Anıza ekim sisteminin farklı mibzer ve güçlü traktör istediğini ifade eden Bağcı, şunları kaydetti: 
''Anıza ekim sistemine başlandığı ilk yıllarda, geleneksel tarıma göre verim bakımından biraz dezavantajlı olabilir fakat 3-4 yıl sonra bu olumsuzluk düzelmektedir. Bu konuda Amerika'nın Florida eyaletinde 1994 yılında yapılan bir çalışmada, geleneksel tarımdan anıza (doğrudan) ekime dönüş yapılan bir tarlada 5. yılda toprak yapısının iyileştiğini, toprak canlılarının arttığını, gübre ihtiyacının azaldığını ve verimde ilk yıllarda bir düşme olmuş fakat daha sonra fazla bir fark görülmediği belirlenmiştir. Bu çalışmada daha da önemlisi anıza ekimde birim alana masraflar azalmıştır.'' 
Bağcı, anıza ekimin en önemli katkılarından birinin topraktaki organik madde miktarını artırması olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: 
''Ülke topraklarımızın yüzde 72'sinde organik madde miktarı yüzde 2'nin altında olduğu düşünülürse, önemli bir organik madde kaynağı olan anızların yakılarak yok edilmesinin önüne geçilmesi açısından anıza ekim, önemli bir alternatif ekim yöntemidir. Yapılan araştırmalar, Türkiye'de hububat tarlalarının yüzde 30'unun yakılmasıyla her yıl 6-8 milyon tonluk organik maddenin kül olup gittiğini göstermektedir. Ülkemizde yeni yeni yaygınlaşan, çiftçi dostu, toprak ve çevre dostu bu ekim yönteminin tanıtılması topraktaki organik madde kaybını ve verimsizleşme sorununu önleyebilir.'' 
Bağcı, anıza ekimin, ülke toprak yapısına ve verimliliğine, dolayısıyla ülke tarımına önemli katkılar sağlayacağı düşüncesinde olduklarını sözlerine ekledi.
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri