Ana ile tanışmam ve olaylar

Ahmet Güldağ

Yaşamımdan incilere devam…

Evet, çocuklar “Anan geldi seni bekliyor” demelerine şaşırmıştım.

Ne anası be? Benim annem içeride” diyerek anneme gittim.

“Bunlar ne diyor beni kim bekliyor?”soruma…

“O da senin anan hadi git kucaklaş” demesin mi?

Hayret ettim altı yaşımın sırasında. Bana evvelce anlattığım yaşamımdan kimse bahsetmedi.

Olan olayları ve benim asıl annem hakkında bir şey söylenmedi. Bu çok mühim ben hiç bir şey bilmiyorum.

İstemeye istemeye gittim. Bulunduğum evin havlusu dışında dışarıdaki oturulabilinecek çevre duvarına oturmuş gözleri güzel bir kadın bana gülümseyerek bakıyordu.

Ben sakin sakin geriden bakıyordum. Etrafımız çocukların çemberinde merakla bakışıyorlar “İşte anan” diyorlardı.

Ben duramadım kaçıverdim oradan.

***

Şimdi sizlere yaşa göre anlatımı bırakıp önemli bir şeyler söylemek isterim.

Bazıları doğum sonrası yaşamımı öğrendiği için olumlu bir sevgi olmayıp kin duyduğu için diyebilirler.

Asla böyle bir şey yok ama neden bende ana evlat sevgisinin meydana gelmediğini yani hissikablelvuku  olmadığını 87 yaşıma geldiğim şu an bile anlamış değilim.

Hâlbuki Nine’mi ( Babaannemi) görünce o beni ben onu kucaklayarak sevgi tezahürü yaptık.

Onu da yeni görmüş bana baktığı durumu bilmiyordum.

Keza halk tarafından “Analık” denilen ama ben şu an bile “annemdi o benim” dediğim Rahmetli Saliha annemle bir miktar ayrı olup buluştuğumuzda kucaklaşıp sevgi gösterisi yapıyorduk.

Bu içten gelen Ana evlat sevgisi. Yıllarca neden içimde doğamadı çözebilmiş değilim.

***

Yaşa göre anlatımımı bırakıp burada tüm Ana ile oluşumlarımı anlatmak isterim.

Ben ancak 15 yaşımda doğumumdan sonraki hayat hikâyemi bir yaşlı akraba teyzeden dinledim.

Benim yakınlarımdan hiç bir kimse asla söylememişti.

Babamın vefatı sonu evrakları esnasında eşlerin ayrılmasını müteakip, bana bakması için Anama beş beşibirlik verdiği noter evrakındaki yazıdan öğrendim.

Başka bir yazıda bana bakmadıkları için şikâyet dilekçesi vardı.

Bunları babam bana asla ne gösterdi ne de söyledi.

15 yaş sıralarında bana anlatan teyze şöyle diyordu.

“Üç kardeşin tentürdiyot içmeleri sonu ölmeleri eşler arası ayrılığa sebebiyet verdi.

Baban başka köy olan Güvenç Köyü’nde muallimdi

Anan sana bakarken onunda analığı dirlik vermemiş at bu çocuğu baskısı yapmış. Babası da iştirak edince çaresiz beş mi altı aylık iken mi bilemem seni Ninene bırakıvermişler.

Ninen sana ana gibi baktı ancak süt ihtiyacını keçi altlarına geçip emmiştin.

Bir buçuk yaşında baban köye gelip seni aldı gitti.”

***

Bunu anlatmaktaki gayemin niçin ana sevgisi pek çok analarını göremeyip yıllar sonra buluşurken kucaklaşmaları ekranlarda gördükçe hep aklıma gelir.

Acaba bebek iken kucağında büyütenler mi sevgiyi kazanıyor?

***

Her yıl babam köye götürüp Anamla görüşmemizi sağlamış oldu ve her görüşüşümüzde sadece yanına oturup bir birimize bakmakla kaldık.

Geçim teminine başladığım 25 yılları sonrası. Köydeki hatta Konya’ya geldiğinde bakkaliye sahibi ile kumaş satan tüccarı ne isterse verin ben ödeyeceğim noktasını koymuştum.

Bir otom olduğunda her hafta kendim ihtiyaçlarını alıp götürdüm görüştüm köyde ama yine de el öpüp konuşmalardan başka bir şey olmuyordu.

Allah rahmet eylesin benim hakkım varsa helal olsun. Beş vakit duacıyım.

***

Yaşa göre devam edelim.

İlk gördüğüm doğduğum köy Dedeler de amca ve diğer çocuklarla oynaşıyor akşamları kadın ve kızların toplu oturdukları geniş odaya dışardan yumurta atma yaramazlığının ele başısıydım.

Ama kimse kızmaz bir kavga çıkmazdı o zamanlar.

Üç gün kaldığımız Köyden bekleyen kapalı yaylı ile yine sabah çıkıp akşama doğru vardığımız Konya’da ki evimize geldik.

Devan yine o devrandı.

Gelecek yazımda buluşmak üzere…

***

Sağlık ve esenlik içinde, sevdiklerinizle yaşam dileğimle.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.