Altınekin'e bağlı Oğuzeli Beldesi'nin Azizoğlu Yaylası yakınlarında Arif Öz adlı bir vatandaşa ait pancar ekili tarlada 17 metre derindiğinde 3 metrekare çapında bir obruk meydana geldi. Karapınar'dan gelen obruk oluşumu haberlerinin ardından Altınekin ilçesi yakınlarında meydana gelen obruk, Altınekin halkını tedirgin eder oldu. Altınekinli vatandaşlar, obruk oluşumlarının suların çekilmesiyle alakalı olduğunu düşündüklerini, bu yıl yağışların yeterli miktarda düşmüş olmasına rağmen ilçelerinde ilk defa böyle bir manzara ile karşılaştıklarında hayretlerini gizleyemediklerini belirtti.
OBRUK, KÖYLÜYÜ TEDİRGİN ETTİ
Oğuzeli Beldesi'ne bağlı Azabağı Yaylası'nda bulunan tarlasında obruk meydana gelen Arif Öz, “Pancar ekili tarlama geldiğimde, tarlanın orta yerinde daha önce hiç görmediğim büyük bir çukurun bulunduğunu fark ettim. Çukura yaklaştığımda derinliği yaklaşık 17 metre civarındaydı. 3 metrekare alanda oluşan çukurun içi sürekli içe doğru kayan toprakla doluyordu. Yaylaya dönüp durumu anlattığımda köy halkı da merak edip tarlaya akın etti. Bizim buraların da suların bitmesiyle Karapınar gibi olmasından endişe ediyoruz. Yetkililerden buraya gelip inceleme yapmalarını bekliyoruz. Şayet bu obrukların devamı gelecekse biz de tedbirlerimizi alalım. Çiftçi şu an tarlasında. Bazı çiftçiler pancarla uğraşıyor, bazıları silajlık mısır ve ayçiçeği hasadını yapıyor, bazıları da yeni ekim dönemi için tarlasını hazırlıyor. Allah korusun biz tarlada çalışırken de böyle bir obruk meydana gelirse facia ile sonuçlanan neticeler alınabilir” diye konuştu.
YENİ OBRUKLAR MEYDANA GELEBİLİR
Çumra'dan başlayarak Karapınar'ı, Altınekin'i Cihanbeyli'yi ve Aksaray'ın büyük bir kısmını içine alan bir kırık bulunduğunu belirten Selçuk Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Maden Yatakları ve Jeokimya Bölümü Öğretim Üyesi ve Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Beşkanı Doç. Dr. Fethullah Arık, bu bölgede yeni obrukların olabilme ihtimalinin bulunuğunu söyledi. Bu hatta İnsuyu Formasyonu denilen bir kırık bulunduğunu dile getiren Doç. Dr. Fethullah Arık, “Bu bölge, su ile temasta eriyebilen kireç taşlarının bulunduğu bir bölge. Dolayısı ile bahsi geçen hat üzerinde yeni obruklar oluşabilir. Ancak bunların yerini noktasal olarak tespit etmek mümkün değildir. Çökmeler genelde bölgesel değil, noktasal oluyor. Yani belli noktalarda bir hat üzerinde çöküntü oluşabiliyor. Bunların çapı 30-35 metrekareyi, derinlikleri ise 60-65 metreyi bulabiliyor” dedi.
NEREDE VE NE ZAMAN OLUŞACAĞI BİLİNMİYOR
Çöküntülerle ilgili ellerinde kesin bir bilgi bulunmadığını, nerede ve ne zaman olacağının bilinmediğini söyleyen Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Fethullah Arık, “Obruklar, bir kırık sistemi üzeride meydana geliyor. Kayaçlar burada kırıklı yapıya sahip olduğu için bahsi geçen hat üzerinde her an bir çökme meydana gelebilir. Bu bölgelerde yaşayan halkın da tedbirli ve temkinli olması gerekiyor. Tamamen yerin altında gelişen bir olay olduğu için önceden olacakları görmek veya tahmin etmek mümkün değil. Vatandaşa tarım yapmayın, araziyi terk edin diyemeyiz elbette. Ama çocu zaman küçük bir çökmeyle başlıyor bu obruklar. Önce kenarlarında çatlaklar, derin yarıklar meydana geliyor ve daha sonra çöküntü sonucu obruklar oluşuyor. Dairesel ve oval şekildeki derin yarıklar ve çatlaklar varsa, o bölgeye yaklaşmamakta fayda vardır. Yerin altındaki kayaçların erimesi ile birlikte bir boşluk oluşuyor. Daha sonra üst kısmın ağırlığına iş makinelerinin titreşimi sonucu oluşturduğu etki de eklenince çökmeler meydana gelebiliyor” dedi.
YENİ YAĞIŞLAR RİSKİ ARTIRIR
Çumra, Karapınar, Altınekin ve Aksaray'ı içine alan hat üzerinde daha önce de çok sayıda çökme meydana geldiğini dile getiren Doç. Dr. Arık, “Bu bölgedeki çökmelerin nedeni son dönemde ova üzerindeki kırıkların nispeten harekete geçmesi de olabilir. Bununla ilgili araştırma yapılmalıdır. MTA Karapınar bölgesinde bir araştırma yapmıştı. Burası da aynı kırık sismeninin devamı olabilir. Öte yandan taze yağışlar kireç taşını erittiği için nispeten riski artırır. Bir de genç volkanik kuşaklar var burada. Bunların son evre ürünü olan karbonmonoksitli sular, kireç taşları üzerinde daha etkili olabiliyor. Üzerindeki birimlerin ağırlığını taşıyamayan zemin çöküyor” ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ