Aralarında Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Ümit Özdağ, Hüsamettin Cindoruk, Osman Pamukoğlu, Hasan Celala Güzel, eski bakan Sadi Somuncuoğlu gibi isimlerin bulunduğu 300 aydın geçtiğimiz günlerde bir bildiriye imza atarak Türk milletine çağrı yapmışlardı.
Yeni anayasa çalışmaları konusunda atılan adımlara tepki gösteren bildiriye imza atan 300 aydına destek ise şimdiden 20 bini buldu. Aralarında eski bakanlar, akademisyenler, profesörlet bulunan grup şimdi de 'Akil İnsanlar'a alternatif toplantı yapmaya hazırlanıyor. Alternatif 'Akil İnsanlar' Türkiye'yi karış karış dolaşarak “Başka Türkiye Yok” konferansları verecek. Alternatif akiller Anayasa'dan Türk sözcüğünün çıkarılmasının getireceği sakıncaları halka anlatmayı hedefliyor.
Alternatif konferansları planlayan eski bakan Sadi Somuncuoğlu Sözcü gazetesinin sorularını yanıtladı. Sadi Somuncuoğlu şunları söyledi:
“İllerine, ilçelerine gelmemiz, orada konuşma yapmamız için her taraftan davet geliyor. Ulaşabildiğimiz her yere ulaşmaya çalışacağız. Bunlar arasında Doğu ve Güneydoğu illerimiz de bulunacak. Davet gelmeyen yerler için sivil toplum kuruluşlarıyla temasa geçeceğiz. Yapacağımız toplantılarımıza ‘Başka Türkiye yok’, ‘Türkiye’nin Birliği İçin’ ya da ‘Biz Türk’üz, Türkiye’yiz’ adlarından birisini vereceğiz.
BU MİLLETE SAHİP ÇIKAN YOK
Bizi arayanlar, böyle bir girişim başlattığımız için bize önce teşekkür ediyorlar. Ardından, ‘Artık bu işler bitti. Bu millete, devlete sahip çıkan kalmadığını düşünüyor, kendimizi yalnız sanıyorduk. Sizler ortaya çıkınca bize de cesaret geldi ve yalnız olmadığımızı gördük’ diyorlar. Ülkede tansiyon inanılmaz bir biçimde yükselmiş durumda. Bizim amacımız tansiyonun yükselmesi, gerginliği tırmandırmak değil. Gideceğimiz yerde, Anayasa değişikliğiyle bu millet için neler getirilmek istendiğini ve bunun muhtemel sonuçlarını anlatacağız. Birlik, bütünlük içinde ülkemizin büyümesini istiyoruz.
VAHİM SONUÇLAR ÇIKABİLİR
Gidişat çok kötü. Önüne geçilmezse vahim sonuçlarla karşılaşırız. Egemenliği bölerseniz iç çatışma çıkar. Hükümeti temsil edecek gruptakilerden bazıları eşitlik olarak ‘Türk’ün dilinde eğitim varsa, Kürt’ün dilinde eğitim olsun’ istiyor. Böyle bir şey olamaz. Bunu sağlamanız mümkün değil. Bizim bildirimizden sonra gelen destekler, ülkemizdeki bunalımın şiddetini gösteriyor. Bağırıp çağırmakla bir şey olmaz. İnsanlara sağduyulu olmalarını anlatacağız.”