Alıcılar

Hüzeyme Yeşim Koçak

Bazen gönül evimize çekinmeden, fütursuzca çerçöp alır, biriktirir; üstelik bozulmasın, el sürülmesin diye bu kerih yığını, özenle korur, itina ederiz.
Oysa talep ettiklerimiz, içselleştirdiklerimiz belki bütün yaşantımıza yön verip, derûni hayatımıza mâl olacaktır. Albeni, sevme, parlak etiketler, popüler geçerlilik gibi sebepler; her zaman gerekli ve faydalı olanı getirmeyecektir.
Talepler kadar maliyetler, bedeller; geride arkada kalanlar kadar; önümüz ve istikbal, istikamet de nazarımızda itibar ve ehemmiyet kazanmalıdır.
Kıymetli, süreli bir zamanda rağbet edip, el üstünde tuttuklarımız, herhalde bizim değerimizi, dünya serüvenimizi de belirleyecektir.

Birkaç güzel örnek:
Aşkın pazarında bazen peygamberler de satılırdı; Hz. Yusuf gibi. Ve alıcılar da sadece Züleyha değil; aşk ehli, dünyaca buruşmuş kadınlar olabilirdi:
“Satın alıcılar çoğalmaya başlayınca satıcılar beş misli ağırlığınca misk istediler.
Kanlara bulanmış ihtiyar bir kadının elinde kaç tane iplik yumağı vardı.
Bağırarak halkın arasına karıştı. Dedi ki: “Ey Kenanlıyı(Yusuf’u) satan tellal!
Bu çocuğun arzusundan aklım başından gitti. Bunu almak için on yumak iplik eğirdim.
Bunları benden alıp bu çocuğu bana sat ve hiçbir şey söylemeden çocuğun elini elime koy.”
Adam gülüp dedi ki: “Ey saf kadın! Bu eşi bulunmaz yetim senin harcın değil.
Bu cemiyette bu çocuk için yüzlerce hazine verecekler var. Sen nerde, yumaklarınla bunu satın almak nerde.”
İhtiyar kadın dedi ki: “Kimsenin bu çocuğu bunlara satmayacağını çok iyi biliyordum.
Ama şimdi ister dost ister düşman, herkes bu kadın da onun alıcılarındandı diyeceklerdir. Bu bana yeter.” (Feridüddin Attar, Mantıku’t-Tayr, Lacivert Yayıncılık, İstanbul 2007, sh. 232- 233)

Büyük devlet adamlarından “Nizamülmülk ölüm döşeğinde dedi ki: “Allah’ım eli boş bu dünyadan gidiyorum.
Ey yaratıcım! Ey Rabbim! Ben, senden bahseden her kimi gördüysem.
Her ne şekilde olursa olsun sözünü satın aldım ve kendisine her türlü yardımda bulundum.
Senin yolunda satın alıcı olmayı öğrendim. Ama asla seni kimseye satmadım.
Seni bir hayli satın aldım ama diğer insanlar gibi asla seni satmadım.
Sen de son anlarımda beni satın al. Dostu olmayanların dostu sensin, bana yardımcı ol.
Ey Rabbim! Ölüm anında bir nefeslik olsun bana yardım et. Çünkü o an senden başka hiç kimse bana yardımcı olamaz.” (sh. 414)

Elbette, baş belâsı ünlü alıcılar, farklı istekler, türlü alışverişler de vardır:
“İblis dedi ki:  Ya Rabbi! Bu kuluna mühlet ver. Bu elden ayaktan düşmüşün haline bir çare bul.”
Hakk Teala dedi ki: “İsteğini kabul edip sana mühlet verdim. Ama lanet halkasını da boynuna geçirdim.
Kıyamet gününe kadar itham edilmen için adını Kezzab (yalancı) olarak yazacağım.”
Ondan sonra İblis dedi ki: “(…)Eğer benim kısmetime lanet düştüyse bundan korkum yoktur. Âlemde sadece panzehir olacak değil ya zehir de olacak.
İnsanların lanetten kaçtığını gördüm ve edepsizlik edip laneti aldım.” ( sh. 287-288)
Sh. 287- 288)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.