Aktaş: Aşırılık zarar veriyor

Genar Araştırma Şirketi Başkanı İhsan Aktaş, “ Vatandaşın kendisini ilgilendiren konulara ilgisiz olması kabul edilemez. Bilinçli olmak gerekiyor. Aşırlık da topluma zarar verir” dedi

Konya Sivil Toplum Kuruluşları (STK)'larının Alanya Bera Otel'de ortaklaşa düzenlediği "Küresel Hareketler ve Sivil Toplum" başlıklı 11. Ufuk Turu Toplantıları’nın üçüncü oturumu da gerçekleşti. Oturumda ‘Sivil Toplum ve Devlet’ konusu tartışıldı. Oturuma çok sayıda akademisyen ve STK temsilcisi katıldı. Selçuk Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Başkanı Önder Kutlu, oturuma başkanlık yaptı. Stratejik Düşünce Enstitüsü Uzmanı Dr. Murat Yılmaz, ‘Değişen Roller ve Beklentiler: Siyaset, Bürokrasi ve Medya’, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Çaha, “Sivil Toplum Kuruluşları ve Katılımcılık’, İhsan Aktaş, ‘Sosyal Dinamikler ve Sivil Toplum’ başlıklı bir sunum yaptı. Oturuma katılan AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun, “Ufuk Turu Toplantıları’nın 10’una katıldım. Sadece birine katılamadım. Toplantılar olgunlaştı. Siyaset, çuvalı patlatmadan yerine koyma sanatıdır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

CUMHURİYETLE DİNİ HAYAT YASAKLANDI

‘Sosyal Dinamikler ve Sivil Toplum’ konulu bir sunum yapan Genar Araştırma Şirketi Başkanı İhsan Aktaş ise, “Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte dini hayat yasaklandı. Medreseler ve tekkeler kapatıldı. Tarikatlar bu nedenle yer altına indi. Her cemaat kendi yolunu dinin kendisi gibi görmeye başladı. Tarikatlar içe kapanmıştı. Nurcular ise devleti ele geçirmenin derdine düştü. Tekke ve cemaatlerimiz bugün Hakka ulaşmak yerine holdinge dönüşmenin gayreti için girdi. Devlet cemaatlerden daha çok dönüştü. Bir vakfın ve derneğin amacı yardım ve değer üretimi olmalı” sözlerini kullandı.

AŞIRILIK TOPLUMA ZARAR VERİR

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Çaha, ‘Sivil Toplum Kuruluşları ve Katılımcılık’ konusunda bir sunum yaptı. Çaha, “Katılımcılık, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Demokratik istikrar oldukça seçimlere katılım azalıyor. Buna karşın katılımcılık medya ve sivil toplum kuruluşları üzerinden artıyor. Bir ülkede katılımın olması için çoğulculuk, rekabet, tarafların sitem üzerinde anlaşması ve yöneticilerin talepleri dikkate almasıdır. ABD’de devletten çok sivil toplum kuruluşlarının etkisini görürüz. Fransa ise merkeziyetçiliğin merkezi olarak görülür. Ciddi bir kent konseyi olsaydı İstanbul’da Gezi Parkı olayları yaşanmazdı. Yeni sosyal hareketler maddi değerler üzerinden değil, manevi değerler üzerinden gelişiyor. Siyasetin, sadece siyasetçilere bırakılamayacak bir alan olduğunu düşünen bir anlayış var. Vatandaşın kendisini ilgilendiren konulara ilgisiz olması kabul edilemez. Bilinçli olmak gerekiyor. Aşırlık da topluma zarar verir. Toplumun çatışmasına neden olur. Biz bunu acı deneyimini 1970’li yıllarda yaşadık” diye konuştu.

VESAYET ANLAYIŞI REFORMLARI ÖNLÜYOR

Stratejik Düşünce Enstitüsü Uzmanı Dr. Murat Yılmaz da, ‘Değişen Roller ve Beklentiler: Siyaset, Bürokrasi ve Medya’ konulu bir sunum yaptı. Yılmaz, “Toplum olarak bizi ilgilendiren çok şeyi sorgulamıyoruz. Türkiye 19. yüzyıldan beri reformlar içerisinde. 200 yıldır devam eden reformlara rağmen hala çeşitli sıkıntılarla boğuşuyoruz. Demokrasiye müdahele girişimleri oluyor. Demokraside başarısız olmamızın nedeni vesayet anlayışıdır. Merkeziyetçilik anlayışından kurtulamadık. Reformları engelleyen problemler var. Bürokratik vesayet anlayışını bırakamadık. Çoğunluğun yetkisi elinden alındı. Milli Güvenlik Kurulu ve benzeri kurum ve kuruluşlar marifetiyle topluma korkular empoze edildi. Kriz anları oluşturuldu. Türkiye’de demokrasi mücadelesi de var. Türkiye’de çoğu şeye bürokrasi karar veriyor. Bürokratik bir vesayet vardı ve bu ortadan kaldırıldı” şeklinde konuştu.

KERİM ATICI merhabahaber.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri