Aklı Aşka Kurban Etmeli

Aklı Aşka Kurban Etmeli

Yeni yazımızda ‘selam duâsı’yla olmalı yine:

‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’

Efendim bugünkü beyitlerimiz şöyle;

“Uyanıklık ve akıl tûfânından, bu göz- ve kulağı kurtarmış olaydı.”

Hz. Mevlâna, önceki beyitlerde bahsedildiği üzere, insan keşke hep uykuda kalarak iki dünyâda kendisini azâba düçar kılacak olaylara bulaşmasaydı, bu kadar acı çekmeyecekti. İnananlar, ibâdetlerle insanı en güzel ahlâka ulaştıracak Kitâbı Hakîm’in emirlerine tâbî olsaydı, aynen Nûh’un gemisindeki gibi selâmette kalacaklarını bilmelerine dahi gerek yoktur. Ancak;

Akıl, Allah Teâlâ’nın insana lütfeylediği en yüce vergidir. Hâdiselerin terâzisidir. İnsan hayâtındaki onurlu hareketlerin hareket noktasıdır. Akıldan mahrum kalanlar ilâhî mükellefiyet sorumluluğundan âzâde kılındığı gibi beşeri kânunlar açısından da sorumluluktan muaf tutulmuştur. Akıl en büyük cevherdir. Allah’da akılla bilinir. Fakat aklı da kucaklayan aşktır. Aşk, aklın anasıdır. Hz. Mevlânâ; ‘Aklı aşka kurban etmeli’, buyurur. Akıl aşkın rehberliği ile değerinin zirvesine çıkar. Aşktan âri, çıplak akıl, iddialı ve inatçı olur. Firâvun’un; “En en yüce Rabb’iniz benim.” (Nâizat, 24) ve Nemrut’un ilahlığını ilân etmesi gibi ilâhî aşkın nûrundan mahrum akıl, enâniyetin pençesine düşer. İblis’de, Rabb’ül Âlemîn’in huzurunda, O’nun yüce hitâbının şerefine nâil olup durmakta iken Rabb’in kendi hikmeti gereği yeryüzünde yaratmış olduğu ilk insan Âdem Peygambere iltifat etmedi: “Meleklere Âdem’e secde edin! Demiştik. İblis hâriç hepsi secde etti. O ise kaçındı, büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.” (Bakara, 34) âyetinden, Allâh’ın emirlerine sırt çevirmenin kendini büyük görmenin kâfirlik olduğu anlaşıldığı gibi, melekler safında, Allah Katında olan İblis’in Allâh’ın emrine karşı gelip Âdem’e secde etmemesi sebebiyle de ilâhî lânete uğradığı görülür.

Cenâbı Hakk’ın: “Sana emrettiğim halde seni secde etmekten alıkoyan nedir? Sualine İblis; ‘beni ateşten onu çamurdan yarattın, dolayısıyla ben ondan üstünüm.” Dedi. (Araf, 12) Ve sözünde inat edip, geri adım atmadı. Tevbe edip Hakk’ın affına sığınmadı. ‘Ben ondan üstünüm’ derken akl-ı kül olan Allâh’a karşı geldi. Bir zerre bile olmayan kuş beyniyle Hakk’a itirâza kalkıştı. Senin bu emir ve isteğin hatâlıdır, benim görüşüm daha isâbetlidir, dercesine akıl yürüttü. Toprakla ateş arasında üstünlük mukâyesesi yapmaya kalkıştı. Yâni aşktan, imandan ve teslimiyetten yoksun çıplak akılla mukâyese yaptı ve sapıttı. Onun için Hz. Pîr, kıyâsa pek rağbet göstermez ve ‘ilk kıyas eden şeytandır.’ Der.

Bu mânâda Cenâbı Mevlânâ, bu son iki beyitte ‘Keşke Allah Ashâbı-ı Kehf’i ve Nûh’un gemisini koruduğu gibi rûhuda korusaydı, o zaman cüz-i aklın tûfânından kalp, göz ve kulak kurtarılmış olurdu.’ Buyurmaktadır. Nûh’un gemisi de Ehl-i beytin muhabbet kucağıdır. Allah Rasûlü; ‘Ehl-i Beytim, Nûh’un gemisine benzer; kim o gemiye binerse kurtulur, aykırı davranıp binmeyen boğulup gitti.’ Câmi, II.c, s.136)

Şânı yüce ulül’azm peygamberlerden olan Nuh’da, ikinci Âdem mesâbesindedir. Tûfanla yok olan insanlık, yeniden onun sulbundan üreyip çoğaldı.’ (Mesnevî-i Mânevî Şerhi-İlk 1001 Beyit, Hüseyin TOP, Konya, 2008, s.241-242)

“Cihanda şimdi de pek çok Ashâb-ı kehf vardır, belki senin yanında belki senin karışındadır.”

Dünyâda bugün senin yanı başında uyanıkken dünyâdaki elem ve kederlerden kurtulmuş olan tıpkı âshâb-ı Kehf gibi yaşayan pek çok ârifler, evliyâlar, şâhidler ve şehidler vardır. Sen bir baksan aslında yanındadırlar ama sen onlardan habersizsindir. Tıpkı Ashâb’ı Kehf gibi uykuda olanlar bir bakarsın ki, bu halleriyle Cenâbı Hakk’ın koruması altındadırlar. Onların şeklen dış görünüşleriyle, o âriflerin huzur dağıtan hallerinden çoğu kimseler habersizdirler.

Sevgili okurlar mecburen burada kesmek durumundayım. Bu hikâyede aslında son beyitimiz kalmıştı ancak yetişmeyecek zira o da uzun bir izahat gerektiriyor. Ne yapalım haftaya nasipse devam edelim inşallah. En Güzele emânet olun efendim cumânız mübârek olsun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri