Ağlamaktan Değil Ağlamamaktan Utan

.
Bir kadının ağlaması merhametimizi harekete geçirir. Yumuşatır bizi, kucaklayıcılık duygusu hissiyatıyla yüreğimizi ıslatır o gözyaşları.
Ya bir erkeğin ağlaması? Yüreğimizi ürpertir, korkutur. Daha sarsıcı gelir insana.
Kolay değildir çünkü erkeğin ağlaması. Ağlıyorsa bir erkek, derinlerde biriken bir yarası vardır, acı bir ‘ah’ı vardır…
Derlerdi bize; baba bedduası almak anne bedduası almaktan daha tehlikelidir diye. Ana kolay kızar, kolay ağlar ve kolay beddua eder; beddua edince de çabucak ince merhameti pişman ettirir. Ama baba öyle değil. Az olan şeylerin önemliliği fazla olduğu gibi babanın duası ve bedduası önemlidir…
Ağlayan bir erkek gördüm. Yanına yaklaşıp; ‘yav erkekler ağlamaz’ diyecektim. Ayıp değil mi be ya…
Sanki bir erkek ağlayınca, ya yoğun bir merhamet yağacaktır gözyaşlarının sebebine, ya da Allah’ın rikkatine dokunan bir meselenin sancısı yansıyacaktır o kişiye; kim sebep olmuşsa bu gözyaşlarına. Kim ayıp denilen, yakıştırılamayan o gözyaşları zorla akıtmışsa. Kim gizli kalanı, içerde durmak isteyeni ifşa etmişse…
Öyle aşikâr ağlayan bir erkek görünce bunlar yazıldı.
İnsan olanlar ve insan gibi görünenler…
İnsan gibi görünenler insan olanları çekemez, onlara tahammülleri yoktur. Varlıklarını zedeliyor çünkü. İnsanlık, ‘mış gibi’liği eziyor çünkü.
Biri bilmeden eziyor, diğeri bilerek ezmeye çalışıyor.
İnsan hep üstün geliyor neticede. Neticede üstün geliyor ama yüreğinde kocaman hüzünler birikmiş oluyor. Üstün geldiğinde gülmeyi unutmuş oluyor.
Ve insan gibi görünenler insan olanlardan fazla olduğundan, İNSAN olanların yeryüzünde imtihanları da hüzünleri de çoktur maalesef.
Bu yüzden belki de nadiren görüyoruz aşikâr ağlayanları. Görünce de şaşırıyoruz. Oysa ağlamak insani bir özellik…
Gözlerim, çölleşmeye yüz tutmuş yüreğimi ıslatmıyorsa, bulut gibi ağlayıp yeşillikleri güldürmüyorsa ne yapayım o gözleri?
Acılar pazarında acılara hamallık yapamıyorsam, ‘bananeci’ysem, verin dertleri ben taşıyayım diyemiyorsam…
Bir çocuğun günahsız tebessümüne dâhil olamıyorsam…
Bir aşkın maşuku değilsem…
Bir mananın anlamlı bir parçası değilsem…
Bir annenin merhametini kalbimde taşımıyorsam…
Mazlumiyeti, masumiyeti masallarda bırakmışsam; aldırışsız yaşıyorsam… ‘insan gibi’ysem, ‘mış gibi’yse hayatım.
Neye yarar insan olarak doğmuş olmam?! İnsan olarak doğmuşum veya başka bir şey olarak yaratılmışım ne önemi var ki?
Ah be can! ‘Can’ sız olmaktan utan; ağlamaktan değil, ağlamamaktan utan!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri