Konya'nın dağlık bölgeleri heyelan, Ova ilçeleri ise deprem riskiyle karşı karşıya. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte boğulma vakalarında da artış yaşanıyor. Konya'da son 12 yılda akarsu, kanal ve göletlerde 40 kişi hayatını kaybetti. Daha önce kriz odaklı çalışan İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, artık risk odaklı çalışıyor. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, yılbaşından itibaren Konya'da 11 bin kişiye afet eğitimi verdi. İl Afet ve Acil Durum Müdürü Yıldız Tosun, faaliyetleri, afetler, tatbikatlar ve Konya'daki riskli bölgeler hakkında açıklamalarda bulundu.
DEVLET ARTIK 'AFETE' ÖNEM VERİYOR
Yıldız Tosun, “Daha önce Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Afet İşleri Genel Müdürlüğü ile Türkiye Acil Durum Genel Müdürlüğü vardı. Aynı iş 3 farklı kurum tarafından yürütülüyordu. 2009 yılında bu 3 kurum, Afet ve Acil Durum Genel Müdürlüğü adıyla tek çatı altında toplandı. Devlet, artık afete önem veriyor. Afet ve acil durumlar, olay olmadan önce hazırlık ve zarar azaltma, olay esnasında müdahale, olaydan sonra ise iyileştirme çalışmaları yapan, kurum ve kuruluşlar arasında iletişim sağlayan bir birimiz. Çok sayıda paydaşımız var. Afetler, önlenememektedir. Ancak, afet risklerini, etkilerini ve zararlarını azaltmak veya önlemek mümkündür. Bu kapsamda, hem kurumlar olarak, hem de vatandaş olarak afetlere hazırlıklı olmak zorundayız. Şu an 11 adet birlik müdürlüğü ve 81 il afet ve durmu müdürlüğü var. Koordinatör il müdürlüklerinden bir tanesi de Konya. Her bir vatandaşımız 'afete hazırım' diyorsa biz de hazırız” dedi.
BOZKIR'IN DERE KÖYÜNDE RİSK VAR
“Afet çalışmaları önceleri krize odaklı yapılıyordu. Şu an risk odaklı çalışıyoruz” diyen Tosun, “Risk belirleme komisyonu oluşturuldu. Bozkır'ın Dere köyünde bir afet riski var. Orada bulunan 179 bina risk altında. Köyde bulunan 4 mahallede kayalar her an düşebilir. Kayaların aşağıya düşmesini engelleyecek çalışmalar yapıyoruz. Bu sadece bir örnekti. Riskleri belirliyoruz. Çalışmalarımızı yaptık. 'Bu köyü taşıdığımız da mı devlet daha karlı olur, yoksa burdaki riski ortadan kaldırdığımızda mı devlet daha karlı olur?' diye sorduk. Çalışmalarımızı ona göre ayarladık. İnsanları başka yere taşımak kolay değildir” şeklinde konuştu. Türkiye'nin artık yardım alan değil, yardım veren bir ülke olduğunu söyleyen Tosun, “Nerede bir afet varsa Türkiye, tüm donamını ve insan gücüyle orada. Genel müdürlüğümüz 2013-2017 stratejik planını hazırladı. Bu plan bizim anayasamız gibi. Afet ve acil durum ile ilgili yapacağımız bütün çalışmalar bu planda belirtildi. Sürekli gelişen ve öğrenen bir kurum olmak zorundayız” sözlerini kullandı. Akşehir, Ilgın, Tuzlukçu ve Yunak ile Doğanhisar'ın birinci derece deprem alanı olduğunu aktaran Tosun, “Bu ilçelerin nüfusu Bartın ili kadar. Bu ilçeleri köy köy gezdik. Bütün öğrencilere afet bilincini aşıladık. Heyelan daha çok Konya'nın dağlık bölgelerinde görülüyor. Seydişehir, Hadim ve Taşkent'te heyelan oluyor. Kaya düşmesi ve sel de bu ilçelerde görülüyor. Obruklar da bizim için risk. Obruklar da daha çok Karapınar'da görülüyor” dedi.
STK'LAR KURTARMA EKİBİ KURSUN
Afet bilincinin oluşması için bir dizi eğitim çalışması yürüttüklerini de belirten Tosun, “Afete hazır gönüllü gençler projemiz de var. Gençler bizim için önemli. Ülkenin geleceği gençlerin elinde. Eğitim seferberliği başlattık. Konya afet eğitiminde 2. sırada. Birinci sırada İstanbul var. 2014 yılından bu yana Konya'da 11 bin kişi, İstanbul'da ise 18 bin kişiye eğitim verildi. Nüfusa oranladığımız zaman Konya birinci sıraya yerleşiyor. 2013 yılında ise yaklaşık 27 bin kişiye afet eğitimi verdik. Konya, sivil toplum kuruluşları noktasında örnek bir il. İlde çok sayıda yardım kuruluşu var. Dost Eli, İHH-Ayder, RİDA, Türk Anadolu Vakfı ve Kimse Yok mu Derneği'nin ilde önemli faaliyetleri var. Derneklere teşekkür ediyorum. STK'lar, bünyesinde bir de arama-kurtarma ekibi oluşturmalı. Bu da insanlığa bir hizmettir” ifadelerini kullandı.
KONTROLSÜZ SULARDA 40 KİŞİ ÖLDÜ
Olası afet senaryolarına da değinen Tosun, “AFAD tarafından her yıl çok sayıda tatbikat yapılıyor.
Kontrolsüz sularda boğulma vakaları sık sık yaşanıyor. Gölet, akarsu ve kanallarda 2002 yılından bu yana 40 gencimizi kaybettik. Bu üzücü bir olay. Boğulmayla ilgili bir tatbikat yapacağız. Yüksek Hızlı Tren kazası ile ilgili bir tatbikat yapmayı planlıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürü projemizi beğendi ve projenin örnek olacağını söyledi. KBRN eğitimlerine devam edeceğiz. Konya'da kaç fabrika kimyasal üretim yapıyor ve depoluyor. Bunu da araştırıyoruz. Yerin altında ve üstünde sığınaklar var. Şu anda yapılan tüm binalarda sığınak yapılıyor. Sığınağın kapısı, duşu, tuvaleti ve penceresi olmalı. Sivil savunma planı içerisinde bazı iş merkezlerinin altında ve mağaralarda sığınak yapılması planlanıyor. Kimsayasal silahlarda yerin altını kullanamıyorsunuz. Kimyasal silahlara karşı ise banyo ve tuvaletleri sığınak olarak görüyoruz. Kimyasaldan bu şekilde korunabiliriz” diye konuştu. Tosun, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nün önümüzdeki günlerde İstanbul Yolu'nda eski İl Özel İdaresi için yapılan yeni binanın hemen yanındaki binaya taşınacağını da sözlerine ekledi.
KERİM ATICI merhabahaber.com