Afet, bulaşıcı hastalık riskinde depremden kötü

Afetin, bulaşıcı hastalık tehlikesi açısından depremden daha tehlikeli olduğu, kanalizasyon ve kimyasal atıkların suyla en ücra köşeye kadar taşınabildiği belirtildi.

Selçuk Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ergün Pehlivan yaptığı açıklamada, 7 tepeli İstanbul'da, bu tepelerin arasında çok sayıda dere yatağı bulunduğunu söyledi. 
Uzun yıllardan beri kesinlikle yerleşim alanı olmasına izin verilmemesi gereken dere yataklarına, sadece İstanbul'da değil İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerde de göz yumulduğunu dile getiren Pehlivan, ''Böyle olunca bu bölgelere evler, iş yerleri yapıldı. 50-100 yıl gibi uzun aralıklarla tekrarlanan bu tür büyük yağış da, can kayıplarına, büyük maddi hasarlara neden oldu'' dedi. 
''Doğaya ne yaparsanız aynıyla size karşılığını verir. Bu olayda doğa intikamını aldı'' diyen Pehlivan, Fatih Sultan Mehmet'in ''Yaş kesenin başını keserim'' dediği İstanbul'da yeşil dokunun tahrip edilerek üzerine evler yapıldığını, bugün de fırsat bulundukça tahribatın sürdüğünü belirtti. İstanbul gibi çoğunluğu meyilli arazi olan yerlerde yeşil dokunun, ağacın ve düzenli yapılaşmanın çok büyük önem taşıdığını anlatan Pehlivan, ''Ağacın kökleri toprağı havalandırıyor, suyu emiyor, benzer bir afette toprakların denize taşınmasını engelliyor. Bu afetle aynı zamanda, yüzyıllar boyunca oluşan verimli toprak, maalesef denize aktı, yok oldu. Bu toprağı geri getiremeyiz ancak, benzer riskler taşıyan İstanbul, İzmir ve Ankara başta olmak üzere tüm kentlerimizde önlem alabiliriz'' dedi. 
''AFETE YAKIN YERLER, SUYU KAYNATARAK İÇSİN''
Pehlivan, araştırmalarda, bir dere yatağında hızla akan suyun önünün hiç bir şekilde kesilemeyeceği, önüne set yapılması durumunda bir şekilde engeli aşıp akış hızının artacağının tespit edildiğini belirterek, şunları kaydetti: 
 ''Selle birlikte oluşan afet, bulaşıcı hastalık tehlikesinin ortaya çıkması halinde depremden daha tehlikelidir. Afette, kanalizasyon atıkları ve yıkılan depo ya da fabrikalardaki kimyasallar, içme suyu hatlarına karışabiliyor, mikroplar suyla en ücra köşeye kadar taşınıyor. İstanbul'daki afette, mezarlar yerlerinden çıktı, kanalizasyon hatları içme suyu hatlarına karıştı. Depremde hastalık bulaştıran ve çevre kirliğine neden olan etkenler yerinde kalır. Hastalık bulaştırma durumu bu nedenle depremde azdır. Sel baskınıyla oluşan afette ciddi sağlık riskleri asla göz ardı edilmemelidir. Suyla bulaşan sarılık, tifo, dizanteri gibi hastalıklar konusunda ciddi önlemler hayata geçirilmelidir. Bölgeye yakın alanlardaki şehir şebeke suları, kaynatılmadan içilmemelidir.'' 
SELDEN HASAR GÖREN EVLER NE OLACAK?
Dere yataklarındaki evlerin tümüyle boşaltılıp başka bir yere taşınmasının, devletin bile altından kalkamayacağı bir yük getirebileceğini belirten Pehlivan, ''Zaten bu insanları yerleştirmek için konut yapmak isteseniz, İstanbul'da bir yer bulamazsınız, çünkü kalmadı. Muhtemelen hasar gören ya da yıkılan evler aynı yere yeniden yapılacak. Buradaki insanlar benzer bir yağışın olmaması için dua edecek'' dedi. 
Pehlivan, üzerinde yerleşim alanı bulunan dere yataklarında bir daha benzer bir durum yaşanmaması için, yoğun yağışlarda suyu yer altından tahliye edecek, içinden tır bile geçebilen dev borularla tahliye sistemleri yapılabileceğini sözlerine ekledi.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri