Sevgili kardeşlerim; Adil Düzen nedir? Hangi esaslara dayanır? Amacı nedir? Öncelikle bu soruları cevaplandırmak gerekir. İlk olarak bu ulu çınarın köklerine inmemiz lazım. Kelime olarak Adil Düzen ne demektir? Şimdi bunu açıklıyoruz.
Sözlük anlamı;
Adil: sıfat Adaletle iş gören, adaletten, doğruluktan ayrılmayan, hakkı yerine getiren, adaletli.¹
Düzen: isim Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem.² şeklindedir.
İşte, Adil Düzen sözcüğünü parçalara ayırırsak bu anlamları görürüz.
Sevgili Kardeşlerim; Adil Düzenin terim anlamı, asıl anlamı; ‘İslam’ın ekonomi, sosyal, siyasal vb. konulardaki görüşüdür.’ şeklinde ifade edilebilir. Adil Düzen sonradan çıkarılmış bir görüş değildir. Bizzat, Yüce Dinimiz İslam’ın dünya saadeti için emrettiği hakikatleri temsil eden düzendir. Adil Düzen, günümüz sistemlerini Yüce Dinimiz İslam’a göre düzenlemek, İslam’ın görüşünü ortaya koymaktır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Adil Düzen Yüce Dinimiz İslam’ın hakikatleridir. Kapitalizme, Sosyalizme, Karma Sisteme bir alternatif değil; Her zaman ve her şart altında uyulması gereken sistemdir. Adil Düzen, Hak olan Sistemdir ve kıyamete kadar geçerlidir. Bu düzen, Yüce Dinimiz İslam’ın sistemidir. Tabiki şartlar değişebilir, dünyamız her geçen gün-özellikle günümüzde-hızlı bir şekilde değişmektedir. Burada belirtmek istediğimiz mesele şartları İslam’a-İslam’ı şartlara değil (Allah(c.c.) muhafaza buyursun)-göre uyarlamak, sistemi İslam’a göre yapmaktır.
Değerli arkadaşlar; Adil Düzen harekâtını ortaya koyan ve yeryüzüne adil bir nizamın ancak; Milli Görüşün tek temsilcisi Saadet Partimiz vesilesiyle hâkim kılınacağını ifade eden Milli Görüş Lideri muhterem hocamız Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN’dır.(Mekânı Cennet makamı âli olsun)
Hakk Nizama Dayalı Bir Düzen olan Adil Düzen
Çok kıymetli kardeşlerim,
Müslüman Allah(c.c.)’a ve Resulü(s.a.v.)’ne teslim olan kişiye denir. Yüce Dinimiz İslam her alanda olduğu gibi siyasi, hukuki, iktisadi vb. alanlarda da ölçüler getirmiştir. Dolayısıyla bizde Allah(c.c.) ve Resulü(s.a.v.)’nün emirlerine tam teslim olmak ve her alanda gereğini yapmak zorundayız. İktisadi alanda, özellikle faiz konusunda ‘ Faiz neden haram olsun ki? Faiz, sermayemden aldığım kardır dolayısıyla benim hakkımdır’ gibi akıl, bilim, modernlik adı altında bir takım şeyler söylemek ne İslam’a, ne akla, bilime ne de hikmete uygun olur. Şüphesiz ki Allah(c.c.) ve Resulü(s.a.v.) bir şey söylemişse bir hikmeti vardır ve akla da uygundur. Bize işittik ve itaat ettik diyerek kayıtsız ve şartsız teslim olmak düşer. Bir takım felsefi sözlerle zeytinyağı gibi üste çıkmak hem bu dünyamızı hem de ahretimizi karartır.(Allah(c.c.) muhafaza buyursun).
Not:’Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş’ olan Ramazan ayının; şahsımız, ailemiz, ülkemiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederiz. Yüce Mevla’mız(c.c.) en kısa zamanda Hakk’a dayalı bir yeni bir dünya nizamı nasip etsin. İki Cihan saadetleri dua ve niyazıyla…