Türk Eğitim-Sen Konya 1 Nolu Şube Başkanı Tanfer Ata, hazırlanan Kanun Hükmünde Kararname ile adalet sağlamak isteyenlerin, adaletsizlik üzerine adaletsizlik inşa etmekten başka bir şey yapmadıklarını söyledi
Türk Eğitim-Sen Konya 1 Nolu Şube Başkanı Tanfer Ata, yazılı açıklamasında sendikaların görüşü alınmadan hazırlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile asıl iyileştirme yapılması gereken kesimlerin göz ardı edildiğini söyledi. Bugüne kadar öğretmen ve akademisyenlerin maaşlarında hiçbir şekilde iyileştirme yapılmadığını öne süren Tanfer Ata, “Yetiştirdiğimiz insanların, bize verdiği değer ortadadır. Bu ülkenin nesillerini yetiştirenlere karşı yapılan bu vefasızlık bizleri derinden üzmektedir” dedi.
Hak ettiğini almaktan başka bir talebi olmayan bu insanlara reva görülen bu muameleyi kınadıklarını söyleyen Tanfer Ata, “Adalet diye haykırarak, adaletsizliklere imza atanların, birbiriyle çelişen uygulamaları hayata geçirenlerin, ayrımcı politikalarla çalışanlar arasında barış ve huzuru bozanların artık tüm bunlara bir son vermesini istiyoruz. Yeni uygulamayla üst düzey yöneticiler 759 TL ek ödeme alırken, 1 milyon 400 bin memurumuzun ek ödemelerinde artış yapılmamasını, maaşlarının yerinde saymasını kabul edemiyoruz. Öğretmen ve akademisyenler yüzde 3, yüzde 4 gibi komik zam oranları ile oyalanırken, ek ders göstergelerinde artış yapılmazken; üst düzey kesimi onurlandırmak, onları ihya etmek ne kadar adil, bunu da kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Öte yandan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirileceğine yönelik açıklamasını okuduğumuzda yaşadığımız mutluluk, bugün yerini derin bir kedere bırakmıştır. Çünkü Şimşek, adeta anında çark ederek, sözlerinin yanlış anlaşıldığını, öğretmenlerin maaşlarının, memurlarla yapılacak toplu görüşmeden çıkacak oran ve enflasyon farkı göz önünde bulundurularak artacağını, hükümetin öğretmenlere yönelik ayrı bir çalışması olmadığını söylemiştir. Tüm gider kalemlerindeki ezici artışları görmezden gelerek, öğretmenlerin 9 yılda gerçekleşen maaş artışını bir başarı gibi sunmak büyük bir talihsizliktir ve siyaset etiği ile bağdaşmayan bir davranıştır” diye konuştu.
1923 yılında bir öğretmenin maaşı ile 25 Cumhuriyet altını alınırken, bugün göreve yeni başlayan bir öğretmen maaşıyla sadece 2,3 Cumhuriyet altını alınabildiğini kaydeden Ata, “O günden bugüne köprünün altından çok sular aktığı görülmektedir. Bugün milletvekilleri öğretmenlerden 6-7 kat daha fazla maaş almaktadır. Durum böyle olunca, bir nesli fedakârca, büyük bir özveri ile yetiştiren, bu ülkenin kilometre taşı olan öğretmenlerimizin ve akademisyenlerimizin alınterinin karşılığını istemesi son derece doğaldır. Türk Eğitim-Sen olarak, adaletsizlikler yaratanları her Çarşamba günü olduğu gibi bu Çarşamba da protesto ediyoruz. Bir kez daha tekrarlıyoruz: Eylemimiz, mücadelemiz sonuç alınıncaya kadar sürecektir. Hükümetin, mağdur olan öğretmenlerin, akademisyenlerin ve diğer çalışanların sesine kulak vermesini istiyoruz. Haklarımızın tırpanlanmasına, yok sayılmamıza izin vermeyeceğiz. Unutulmasın ki, adaletsizlik üzerine adalet inşa edilemez” ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ