Çok sayıda adalet çalışanı ile birlikte düzenlediği toplantıda sorunları dile getiren Kara, “Adalet çalışanlarının bugün burada toplanmasının asıl amacı, 3717 sayılı Yasa uyarınca adalet çalışanlarının keşif vb. yol tazminatlarından oluşan ve havuz diye tabir edilen paraların dağıtılmamasıdır. Adalet çalışanları kapasitesini aşacak boyutlarda iş yükü ile karşı karşıya bırakıldığında bile sesini çıkarmadan, nöbet ücretinden ve birçok tazminat hakkından yoksun, sadece yetersiz maaş ile hayatını idame ettirmeye çalışan birçok arkadaşımızın görev tanımları bile tam olarak yapılmamış, görevinin dışında adeta joker personel gibi her işte çalıştırılmaktadır. Ancak, böylesine fedakar bir şekilde çalışan Adalet çalışanları, hak ettiklerini hala alamamaktadır” dedi.
Kara, adalet çalışanlarının havuzda biriken paralarının akıbetini merak ettiklerini de dile getirerek, “Devlet davalarını takip edenlere yol gideri ve tazminat verilmesi hakkında kanun ile adalet çalışanlarının daha evvelden aldığı ve doğrudan çalışanların emeğinin karşılığı olan, hazinenin kasasından çıkmayan havuz paraları neden dağıtılmıyor. Çalışanların hizmetlerinin karşılığı olarak 21.11.2008 tarihinden bu yana havuzda birikmiş olan bu paraların, gerçek hak sahibi olan adalet çalışanlarına bir an evvel ödenmesini ve bundan sonra da birikecek paraların yapılacak yeni bir yasal düzenleme ile kesintiye uğramaksızın, her ay düzenli olarak personele ödenmesini talep ediyoruz” diye konuştu.
Şimdiye kadar, hep hakim ve savcı maaşları üzerinde durulduğunu da ifade eden Kara, “Yasalar ile hakim ve savcı maaşlarında iyileştirmeler yapılmıştır. Buna hiçbir şekilde itirazımız olamaz. İyileştirmeler diğer adalet çalışanları için de yapılsın denildiğinde kaynak yok diyenlere, buradan bir kez daha sesleniyoruz. Açılan davalardan alınan harçlar, keşiflerden ve bilirkişilerden kesilen paralar kaynak değil mi? Bunlar devletin hazinesine gelir olarak aktarılmıyor mu? Öyleyse yargıdaki ücret adaletsizliği neden hala devam ediyor?
Havuzda biriken bu paraların personele geri ödenmesi gerekirken, biriken miktar bazılarının iştahını kabartmış olacak ki, bu paralar hala havuzda bekletiliyor. Bir ülkede adalet çalışanlarının ekonomik yaraları tam olarak sarılmadıkça, adalet terazisinde denge sağlanmış olamaz” dedi.
Kara konuşmasının sonunda, “Türkiye’nin dört bir yerinde canhıraş bir şekilde görev yapan, bu görevi yaparken de adaletin onurunu en üst seviyede tutmaya özen gösteren çalışanlar adına sesleniyorum. Havuz paraları, bizim alın terimizin ve emeğimizin karşılığıdır. İşyerinde verimliliği arttırmak ve personelin mağduriyetini gidermek adına adalet çalışanlarına daha önceden de dağıtılan bu paralarının yeniden, kurumda 4/C’li statüde çalışan personeli de kapsayacak şekilde dağıtılmasının sağlanması için bizler bugünden itibaren ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Türk Büro-Sen olarak, bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğimizi bildirirken sorumluları da görevlerin yapmaya davet ediyoruz” diyerek hükümet yetkililerinden sorunun çözümü için destek istedi.
ALİ SAİT ÖGE
Kara, adalet çalışanlarının havuzda biriken paralarının akıbetini merak ettiklerini de dile getirerek, “Devlet davalarını takip edenlere yol gideri ve tazminat verilmesi hakkında kanun ile adalet çalışanlarının daha evvelden aldığı ve doğrudan çalışanların emeğinin karşılığı olan, hazinenin kasasından çıkmayan havuz paraları neden dağıtılmıyor. Çalışanların hizmetlerinin karşılığı olarak 21.11.2008 tarihinden bu yana havuzda birikmiş olan bu paraların, gerçek hak sahibi olan adalet çalışanlarına bir an evvel ödenmesini ve bundan sonra da birikecek paraların yapılacak yeni bir yasal düzenleme ile kesintiye uğramaksızın, her ay düzenli olarak personele ödenmesini talep ediyoruz” diye konuştu.
Şimdiye kadar, hep hakim ve savcı maaşları üzerinde durulduğunu da ifade eden Kara, “Yasalar ile hakim ve savcı maaşlarında iyileştirmeler yapılmıştır. Buna hiçbir şekilde itirazımız olamaz. İyileştirmeler diğer adalet çalışanları için de yapılsın denildiğinde kaynak yok diyenlere, buradan bir kez daha sesleniyoruz. Açılan davalardan alınan harçlar, keşiflerden ve bilirkişilerden kesilen paralar kaynak değil mi? Bunlar devletin hazinesine gelir olarak aktarılmıyor mu? Öyleyse yargıdaki ücret adaletsizliği neden hala devam ediyor?
Havuzda biriken bu paraların personele geri ödenmesi gerekirken, biriken miktar bazılarının iştahını kabartmış olacak ki, bu paralar hala havuzda bekletiliyor. Bir ülkede adalet çalışanlarının ekonomik yaraları tam olarak sarılmadıkça, adalet terazisinde denge sağlanmış olamaz” dedi.
Kara konuşmasının sonunda, “Türkiye’nin dört bir yerinde canhıraş bir şekilde görev yapan, bu görevi yaparken de adaletin onurunu en üst seviyede tutmaya özen gösteren çalışanlar adına sesleniyorum. Havuz paraları, bizim alın terimizin ve emeğimizin karşılığıdır. İşyerinde verimliliği arttırmak ve personelin mağduriyetini gidermek adına adalet çalışanlarına daha önceden de dağıtılan bu paralarının yeniden, kurumda 4/C’li statüde çalışan personeli de kapsayacak şekilde dağıtılmasının sağlanması için bizler bugünden itibaren ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Türk Büro-Sen olarak, bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğimizi bildirirken sorumluları da görevlerin yapmaya davet ediyoruz” diyerek hükümet yetkililerinden sorunun çözümü için destek istedi.
ALİ SAİT ÖGE