'9 bin yıllık Hatunsaray, karanlık dönemi aydınlatabilir'

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Hatunsaray Belediyesi'nin ortaklaşa 2 - 4 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek
Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Hatunsaray Belediyesi'nin ortaklaşa 2 - 4 Ekim tarihleri arasında düzenleyecekleri 'Uluslararası Hatunsaray (Lystra) ve Çevresi, Tarih, Kültür ve Turizm Sempozyumu'nun basın bilgilendirme toplantısı yapıldı. Konya Hekimevi'nde gerçekleştirilen sempozyum bilgilendirme toplantısına; Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayar, Konya İl Kültür ve Turizm Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çıpan, Hatunsaray Belediye Başkanı Ahmet Kaygısız, SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Muhittin Tuş ve öğretim görevlileri katıldı. Toplantıda düzenlenecek olan sempozyum hakkında bilgi veren Prof. Dr. Hasan Bahar, sempozyumun üç gün süreceğini, bir günde 4 oturum yapılarak 40 yerli ve 10 yabancı uyruklu bilim adamının sunum vereceğini söyledi. Uluslararası Hatunsaray (Lystra) ve Çevresi, Tarih, Kültür ve Turizm Sempozyumu'nun iki yıl önce yapılmaya başladığında böyle bir sempozyumun tutacak mı diye düşündüklerini belirten Prof. Dr. Bahar, "Hatunsaray tarihi zenginliğiyle daha fazla değeri ve önemi hak ediyor. Antik Dönemde Lystra olarak bilinen Hatunsaray'ın 9 bin yıllık bir tarihi bulunuyor. Anadolu'da en eski yerleşim yerlerinden birisi. Hatunsaray tarihi önemi çok büyük bir yer. Antik Dönem, Roma'da önemli bir yer olan Hatunsaray Selçuklu ve Osmanlı Devletleri döneminde de önemli merkezlerden biri olmuştur. Antik Dönemde Hıristiyanlığın Anadolu'ya yayılmaya başladığı yer Hatunsaray'dır. Anadolu Tarihi'nde bilinmeyen ve 'Karanlık Dönem' olarak bilinen tarihi Hatunsaray'da yapılacak olan kazılarla öğrenilebilecektir" dedi.
'HATUNSARAY'DA TARİHÇİ OLDUĞUM İÇİN KAZI YAPMAMA KAYNAK VERİLMEDİ'
Dünya Kiliseler Birliği'nin 1990'lı yıllarda burada kendi aracılığıyla kazı çalışmaları yapılması yönünde teklif aldığını da dile getiren Prof. Dr. Hasan Bahar, "Ben bu teklifi kabul etmedim. Kendi ülkemizin kazı yapmasını istedim. Buranın yanlış olarak bir şekilde değerlendirilmesinden çekiniyorum. Dünya Kiliseler Birliği'nin bu teklifine karşın ben 2000'lı yıllarda burada kazı yapmak için müracaatta bulundum ama sen Tarihçisin diye kazı yapmam için bana kaynak vermediler. Bizim amacımız tarihte çok önemli olan bu beldemizin tekrardan eski önemini yakalamasını sağlayarak burayı Türkiye için de önemli bir merkez haline getirmektir" ifadelerini kullandı.
'SEMPOZYUMA KATILACAK OLAN BİLİM ADAMLARI HATUNSARAY'IN ÖNEMİNİ GÖSTERİYOR'
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak kültür-sanat ve turizm faaliyetlerine ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalıştıklarını belirten Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çıpan da, yurtiçinden ve yurtdışından sempozyuma katılacak olan bilim adamlarına bakıldığında Hatunsaray'ın ne kadar önemli olduğunu gördüklerini söyledi.
Tarihinde çok önemli bir merkez olan Hatunsaray beldelerinin unutulduğunu, tarihindeki öneminin yitmeye başladığını aktaran Ahmet Kaygısız ise, belediyelerinin beldelerinin tarihi zenginliğini herkese duyurmak için çalıştığını ifade etti.
SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Muhittin Tuş da, Uluslararası Hatunsaray (Lystra) ve Çevresi, Tarih, Kültür ve Turizm Sempozyumu ile tarihçiler tarafından ortaya çıkarılan bilgilerin kamuoyuna duyurmak olduğunu söyledi.
MUSTAFA AKÇA

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri