750 yıldır gönüllerde yaşıyor

Bugün 738. Şeb-i Arus Evrensel sevgi anlayışı, insanlığa verdiği mesajları ve tasavvufa katkılarıyla ariflerin gönüllerinde 750 yıldan bu yana yaşayan Mevlana, tüm dünyaya iyilik ve sevgi (...)
Bugün 738. Şeb-i Arus… Evrensel sevgi anlayışı, insanlığa verdiği mesajları ve tasavvufa katkılarıyla ariflerin gönüllerinde 750 yıldan bu yana yaşayan Mevlana, tüm dünyaya iyilik ve sevgi mesajları vermeye devam ediyor

Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler, ölümünün 738. yılında çeşitli etkinliklerle anılan Mevlana Celaleddin Rumi'nin, düşünceleri hakkında soruları yanıtladı. 
Şimşekler, ''Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol'' sözüyle doğruluk ve dürüstlük ilkesini yalın bir anlatımla açıklayan Mevlana Celaleddin Rumi, din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm insanlığa kucak açmış, ilkeleri ve felsefesiyle 750 yıldan bu yana Mevleviliğin yaşatılmasına neden olmuştur'' dedi. 
Mevlana'nın yaşadığı dönemde başta Anadolu olmak üzere, Orta Asya, İran, Pakistan ve Hindistan bölgesinde tanındığını anlatan Şimşekler, şiirlerinin Selçuklu Devleti'nin başkenti Konya'ya gelen tüccarlar ve ilim erbabı tarafından kendi yörelerine götürüldüğünü ve oldukça beğenildiğini söyledi. 
Bunun temel sebeplerinden ilk ikisinin, eserlerinde işlediği bazen Firavun, bazen Musa olan, bazen güzel işler yapıp melekleri bile kıskandıran, bazen de yaptığı kötü işlerden şeytanı bile korkutan insanın, adeta bir mühendis gibi Mevlana tarafından incelenmesi ve okuyucunun önüne serilmesi olduğunu ifade eden Şimşekler, insanların okudukları bu şiirlerde kendilerini gözlemlediklerini ve tarttıklarını, ikinci temel sebebin ise anılan bölgelerde Farsça'nın yaygın bir şekilde edebiyat dili olarak kullanılması ve geniş kitleler tarafından bilinmesi olduğunu dile getirdi.
MADDİ DOYGUNLUK, MANEVİ AÇLIĞI GETİRDİ

''Günümüz modern dünyası Hazreti Mevlana'da ne buluyor da onun şiirlerinden ve Mesnevi'sinin çevirisinden oluşan eserler en çok satan kitaplar listesinde yer alıyor'' diyen Şimşekler, bunun çok yönlü incelenmesi ve anlatılmaya çalışılması gerektiğini kaydederek, şöyle devam etti: “Ana hatlarıyla belirtirsek şu sonuçlara ulaşmak mümkündür. Günümüz çağdaş dünya insanı teknolojik açıdan hızla ilerlerken, maddenin her bir zerresini, evrenin her bir köşesini keşfederken kendini ihmal etmiş, bedenini ve nefsini doyururken gönlünü aç bırakmıştır. Her türlü maddi imkanlar gün gelmiş insanları mutlu etmez olmuş ve açlıklarını gidermek için Mevlevilik, Budizm, Hinduizm ve Kabalizm gibi inanç sistemlerine yönelmeye başlamışlardır. Bu inanç sistemleri Amerika'da en fazla ilgi görenleridir. Ancak dindar diyebileceğimiz bir Hıristiyan, Mevlana'nın eserlerinde Hazreti İsa'yı övgü dolu sözlerle okuyunca, bir Yahudi bu eserlerde Hazreti Musa'yı daha iyi tanımaya başlayınca doğal olarak Hazreti Mevlana'ya karşı bir sempati beslemekte ve daha iyi okuyunca onun İslamiyet'i sevdirerek anlattığına şahit olarak, dinini değiştirip İslam'ı bile seçmektedir. Günümüzde hidayete eren bu insanların sayısı oldukça fazladır. Burada şunu da belirteyim ki Hazreti Mevlana'nın Mesnevisi'ne istatistiki açıdan bakarsanız Hazreti İsa ve Hazreti Musa'ya yapılan atıfların toplamı Hazreti Muhammed'e yapılandan fazladır. Yine büyük güç olarak adlandırabileceğimiz Batılılar, özellikle son yarım yüzyılda kendi imkanlarıyla da yetinmeyip, doyamayıp başka ülkelerin maddi zenginliklerine göz dikmişlerdir. Tabi bu da savaşları doğurmuş ve ilgili ilgisiz tüm dünya insanları gerek kan dökülerek gerekse de ekonomik kriz ya da ambargolarla etkilenmiştir. Bu olaylara siyasetten uzak, objektif bir gözle bakmaya çalışan bazı Batılılar Mevlana'nın birlik, beraberlik, hoşgörü ve barış fikirlerini içeren dizelerine hayran olmakta. Yine Mevlana'nın, 'Hepimiz biriz, Bir'den gelmişiz. Niye bu kavgalar, savaşlar... Hepimiz aynı kervanın yolcusu, aynı kökten türeyen ağacın dallarıyız. Niye itişme kakışma-' gibi beyitleri barışa susamış Batılının dikkatini çekmektedir. Son olarak şunu da belirtmek gerekir ki Batı son yıllarda 'Top Secret' tarzı gizemli ve sır dolu fikir ve görüşlere, 'yaşam koçu' gibi insanı doğru yönlendirecek 'şeyh' ve 'guru'lara oldukça ilgi göstermektedir. Hazreti Mevlana'nın eserlerinde sıkça geçen bu ifadeler de Batılıların Hazreti Mevlana'ya olan ilgisini artırmaktadır.'' 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri