Sevgi dolu geçirmemiz gereken günlerden sevgiden ve saygıdan mahrum yaşanan koca ve kıymetli bir ayı tamamlamak üzereyiz. İnsani ilişkilerin onarımı için yaratılan onca bahaneden her zaman hüsranla ayrılmayı ne yazık ki başarabiliyoruz.
**
Bu mübarek ayda dininin gereğini yapmayanlara diyecek lafımız yok tek isteğimiz biraz Saygı. Fındık kabuğunu doldurmayacak sebeplerden senelerce insanları birbirlerine düşman edenler kin beslemelerini umanlar nitekim niyetlerine ve istedikleri tabloyu görebilmektedirler.
**
Neler oluyor bize sorusunu kendimize sormadan düşünmeden biraz olsun kafa yormadan yalan yanlış düşündüklerimiz ve yahut sağdan soldan duyduklarımızla birbirimizi yargılıyor
olmamız bizden çok şey götürür.
**
Geçenlerde bir konuşmacının yapmış olduğu sitemi aynen naklediyorum; “Oruç tutanlar lütfen dışarı çıkmayın tutmayanlar rahat bir şekilde yiyip içemiyor rica ediyorum biraz saygılı olun”. Ne kadar anlamlı ve ne kadar haklı öyle değil mi… Sevgi, merhamet ve dostluk ayında tüm tabuları yıkarak güler yüz göstermek çok da zor olmasa gerek.
**
Sadık olmak, sadakat göstermek sıddık kelimesinin yaşayan tek hali Peygamber Efendimizden geliyor ona bari hürmet gösterelim. Nitekim Uhud Savaşı ile ilgili olarak Uhud bizi sever bizde Uhud’u severiz diyen bir kaya veya toprak parçasına dahi sevgisini ilan eden Peygamberin ümmeti kin gütmeyi adet edinmiş durumda.
**
Seven sevdiğine sevdiğini söylesin derken de Allah’ın Resulü sevgiyi pekiştirmeyi yaymayı bunun saptırılmadan ancak güzel ahlak ile olacağını bizlere öğütlemiştir. Gel gelelim günümüz toplumuna ayrım yapmadan kimseyi ötekileştirmeden sevmek ne kadar da zor ve ağır geliyor. Oysa insanı insan olduğu için sevmek ona saygı göstermek ve sadakatle, tereddütsüz inanmak, dost edinmek, güvenmek çok uzağımızda kalmış gibi görünüyor.
**
Bu kutsal ayın artık son haftası kazanan bilinçli olan ne yapması gerektiğinin bilincinde olanlar mutlaka kazandı gerisi ise koca bir hüsran. Ölümlerin, cinayetlerin, intiharların vb. daha nice tasvip etmediğimiz ve üzülerek şahit olduğumuz yüzlerce belki de binlerce hadisenin ardında yardımlaşmayı, muhabbeti, bir saniyelik gülümsemeyi çok görmeden kendine adet edinmiş olan bir çoğunluğu görmezden gelmek ise haksızlık olur.
**
Umuyorum ki sağlıklı, huzurlu kardeşlik duygularını en zirvesinde yaşayacağımız nice Ramazanlar gelip geçecektir ama asıl mesele hakkıyla teslim edebilmekte. Ramazan Bayramına kısa bir süre kala tek temennim yalnız bu ülke içerisinde değil tüm dünya da savaşlardan katliamlardan işgallerden açlıktan ve susuzluktan ölen insanlar yerine barışın ve adaletin hüküm sürdüğü yeni bir dönemin başlamış olmasıdır. Son olarak şeker değil doğrusu Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım her şey gönlünüzce olsun.