16-20 Kasım 2010 Tarihinde Yerel ve Bölgesel Liderler Dünya Zirvesinde Kabul Edilen Bildiri
Birleşik Kentler ve Yerel Yönetimler
Üçüncü Kongresi – Meksiko City
Dünyada yerel yönetimlerin pekçok sorunlarla ve krizlerle karşılaştığı bir zamanda burada, Meksiko Citiy’de toplandık. Bununla beraber, herkes için daha iyi bir gelecek şartları öngörmek ve oluşturmak için açık bir sorumluluğumuz bulunmaktadır.
Geleceğimiz sadece küresel açıdan birbirine bağlı olmayıp ayrıca artarak kentsel açıdan da ilişkilidir. Gelecek 20 yıl içinde Afrika ve Asya, kentsel yerleşmelerde açık farkla en hızlı biçimde büyüyecektir. Sadece Afrika’nın nüfusundaki büyüme ABD’nin mevcut tüm nüfusuna eşit olacaktır.
Bu yeni kentsel nüfusu alma ve kabul etmede sorumlu olacak en geniş şehirlerden daha çok, dünyanın orta ve küçük ölçekli kasabaları ve şehirleridir. Ayrıca dünyanın kentsel nüfusu arttığı için kasaba ve kırsalın bağımlılığı daha da yakın olacaktır.
Tabii ki bildiğimiz şudur, şehir liderlerinin karşı karşıya kaldıkları sorunlar bölgeden bölgeye, ülkeden ülkeye değişmekte ve düşük gelirli ülkeler ciddi biçimde baskılarla ve problemlerle karşılaşmaktadır. Ancak sorunlar kadar birçok amaçları da paylaşıyoruz;kendi dünyamızı daha iyi, esaslı yapmak için ortak bir kararda bir araya geldik. Böylece 2030 yılı şehri için bildirimiz şöyledir.
DEMOKRATİK, ÖZERK BİR ŞEHİR
2030 yılının şehri, “yukarıdan” veya “dışarıdan” başarılı bir şekilde yönetilemez. Bunun için halkın seçtiği ve onlara karşı sorumlu olan demokratik şehir yönetimi ve liderliği gerekir. Kadınların ve erkeklerin eşit rol oynadıkları bir şehir: yüksek nitelikte kamu hizmetlerini sunabilmek için yetkiler, mali kaynaklar ve beşeri kaynaklar edinme hakkına sahip bir şehir… Başarılı kalkınma için ortak yaklaşımları sağlamaya yakın belediyelerle olduğu gibi, diğer idarelerle beraber çalışan bir şehir…
KATILIMIN OLDUĞU BİR ŞEHİR
Temsili demokrasi çok önemlidir, ama bu güçlü katılımcı bir demokrasi i ile pekiştirilmiş olmalıdır. 2030 yılının şehri, tüm hemşehrilerinin katılımı ile oluşur; zenginler gibi fakirlere, kadınlara ve erkeklere, gençlere ve yaşlılara, hatta farklı nesillere eşit katılım hakkı sağlar. Şehrin menşei ile ev sahipliği arasında bir köprü olarak göçmenlerin oynadıkları rolü değerlendiren ve kabul eden bir şehirdir. Kamu yararına kentsel farklı çalışmayı gerçekleştirmek için şehir yönetimi, demokratik değerler, cinsiyet eşitliği, insan hakları ve insanların “hemşehri hukuku” konusundaki sosyal uyum için faal katılım, planlama ve etkili politikalar uygulamak zorundadır.
GELECEK VİZYONU OLAN BİR ŞEHİR
Bizim 2030 yılı şehrimiz, nereye gittiğini ve ne olmak istediğini bilen bir şehirdir. Potansiyelleri ve kaynaklarının dikkatli tanılarına dayanan, bunu gerçekleştirmek için bir faaliyet planı olan açıkça ifade edilmiş stratejik vizyonu vardır. Vizyonu ve planı, kamu ve özel paydaşlar gibi hemşehrilerle ortakça geliştirilir ve uygulanır. Tabii ki vizyon ve plan, şehrin öngörülen kamu ve özel kaynakları gerçekçi olmak zorundadır; özellikle şehir yönetimi yol gösterici rolünü oynamakta yeterli, farklı, iyi yönetilen mali kaynaklara sahip olmalıdır.
YAŞANABİLİR BİR ŞEHİR
Başarılı bir şehir, hakikaten planlanmış ve yaratıcı canlılığa sahip olmalıdır. Kentsel düzenleme ve uygulamadaki estetik ve uyum ile doğal afetlere karşı esnek olarak doğru zamanda, doğru yerleşimdeki altyapıyı, hizmetleri ve yatırımları planlı sunabilmektir. Kendi hayatı, kültürü, ekonomisi ve sosyal farklılığını geliştirmek ve desteklemekte şehri geliştirmeyi tehlikeye düşürmeden farklılıklar gözetilir. Özetle komşuluktan metropoliten ölçeğe kapsamlı ve dinamik şehir oluşturulacaktır.
YARATICI BİR ŞEHİR, BİR KÜLTÜR ŞEHRİ
Bilgi, birikim ve belleği kullanarak 2030 yılının şehri, sürekli yaratıcılığı ve inovasyonu ilham etmekte ve hedeflemektedir. Şehir aynı zamanda sanatçılarının rolünü tam anlamıyla tanımlayarak kültür programlarındaki mükemmeliyet ve yaratıcılık için çalışacaktır. Tüm düzeylerde ve tüm yaşlarda, çocukların ve yetişkinlerin gerek duydukları yetenekleri, bilgi ve nitelikleri konusunda eğitimin önemli bir konumu olacaktır. Sürdürülebilir şehrin “bir ayağı” da, zorunlu olarak kültürü destekler ve yetiştirir. Bunun için kültür, şehrin ekonomik ve sosyal hayatı ve kalkınmasında güçlü bir faktör ve farklı insanları bir araya getiren bir aygıt olarak insan ruhunun ifadesidir.
BARIŞ ŞEHRİ, GÜVENLİ ŞEHİR
2030 şehri suçun ve suç korkusunun hemşehrilerin güvenini ve emellerini yıkıcı olduğunu bilerek güvenlik konusuna yüksek değer verir. Yine kadınların şiddetin herhangi bir türünden çekinmeyerek yaşadıkları bir şehirdir. Üstelik topluluklar ve milletler arasında diyalog, barış ve uzlaşma için girişimlerini etkin olarak destekler.
HAREKETLİ BİR ŞEHİR
2030 yılının şehri, çalışma, eğitim, alışveriş ve boş vakit için serbestçe ve etkin olarak insanların dolaştıkları bir yerdir; burada mallar uygun zamanlarda ve uygun niceliklerde sağlanır ve dolanıma sunulur. Şehir, kirletici olmayan, elde edilebilen ve güvenli taşıma türlerine öncelik verecek, zengin, fakir, kadın ve erkeklerin şehre katılmalarına eşit destek sağlayacak ve taşıma türleri arasındaki değişmeleri düzenleyecektir. Bunlara ek olarak şehirle bölge içinde tüm ulaşım noktalarıyla iyi bağlantı kurulacak, bağlantılı ve ulaşılabilir kamu ulaşım sistemini özellikle destekleyecektir.
ÇALIŞMA İÇİN UYGUN BİR ŞEHİR
2030 yılı şehri, tüm ölçeklerdeki işletmelere girişim iklimi sunarak, çevreyi kirletmeyen işleri önererek geleceğin ihtiyaçları ve teknolojileriyle ekonomik kalkınmayı donatan bir şehirdir. Genel olarak şehir, tek başına ekonomiye sahip olmayacak, ancak ilgili faaliyetler ve araştırma kümesini tercih ederek bir şehirler zincirinin parçasını kuracaktır. Bu nedenle şehrin ekonomik kalkınma stratejisi daha geniş bir kentsel-bölgesel stratejiyle, bu stratejiye uyarlanmış kentsel alan kullanımıyla, ulaşım ve hizmet planlamasıyla uyumlu olmalıdır. Başarılı şehir, “yaşama yeteneği” ve hareketliliğin yerel ilişkilerin desteklenen bir ağ kurduğunu, ekonomik rekabete yakından bağlı olduğunu ifade eder. Şehir, sosyal ve ortak girişimleri destekleyecektir; yerel kamu girişimleri de önemli bir rol oynayabilecektir.
KAMU HİZMETLERİNDE ONURLU BİR ŞEHİR
2030 şehri, eşitsizliği azaltarak ve sosyal uyumu besleyerek tüm hemşehrileri için refahı destekler, kamu hizmetleri ve kamu mallarının önemli bir rol oynadığının farkında olur.Yüksek kaliteli, sunulabilir ve elde edilebilir hizmetler, sosyal hayat kadar şehrin ekonomisini de güçlendirir ve ortak aidiyetin yaratılmasına yardım eder. Şehrin her düzeydeki görevlisi ve yönetimi güçlü kamu hizmeti ve nitelikli, etkili yönetim, şeffaflık ve hesap verilebilirlik sorumluluğu amacına sahiptir.
GECEKONDUSUZ BİR ŞEHİR
2030 yılının şehri, fakirliğin ne gecekondulara, kentsel alan civarlarına veya emniyetsiz alanlara ve ne de fakir bölge içinde yayıldığı, ancak bunların (mevcut ve beklenen) ihtiyaçlarının arazi kullanımı, altyapı yatırımı ve kamu hizmetleri için şehir planlaması sistemiyle uyumlu hale geldiği bir şehirdir. Arazi kira hakları ve korumalarının belirlendiği ve korunduğu, geniş konut haklarının belirlendiği bir şehir; gecekonduların olduğu yerlerde bunların önlendiği ve ıslahına öncelik verildiği bir şehir. Bunun için güçlü sosyal dokusuna sahip olan ve fakirlerin seslerinin dinlendiği bir şehirdir.
TEMİZ, YEŞİL VE DAHA KESİF BİR ŞEHİR
2030 şehri kentsel çevre üzerindeki olumsuz etkiyi azaltmak için çalışacaktır. Daha sıkı (kesif) olma amacına sahip olacak- düşük yoğunluklu ve yoğun kaynaklı yerleşimler içinçok ve daha çok toprak yüzeyi kullanımı göze alamayız. Buralarda hareketlilik hemen hemen arabaya bağlıdır. Şehir, enerji etkinliğine, yenilenebilir enerji kaynaklarına ve doğayı kirletmeyen teknolojileri öncelik verecektir. Şehir yönetimi ve halkı, kendilerini aksi etkilerden korumak, iklim değişikliklerini asgariye indirmek ve azaltmak ihtiyacının olduğunu her zamankinden daha çok açıkça anlayacaktır.
YÖNETİŞİM SORUMLULUĞUNUN PAYLAŞILDIĞI BİR ŞEHİR
Tanımlandığı gibi şehrin geleceği esas olarak şehir yönetiminin sorumluluğundadır. Ancak şehirler yalnız olamaz. Komşu belediyelerle, ortak birliklerle desteklenmelidir. Politikaları, mali destekleri ve ortaklığın niteliği ile bölgesel yönetimin şehir kalkınmasında önemli bir paydaş olduğu, metropoliten veya geniş ölçekli bölgelerden oluşur. 2030 şehrinin başarısı önemli ölçüde şehir ile bölge arasındaki bu ortaklığa bağlıdır.
KÜRESEL YÖNETİŞİMDEKİ TÜM PAYDAŞLARLA, UCLG BERABER
2030 yılının şehirleri, bölgeleri ve kasabaları yeni küresel yönetişimde güçlü yeri ve rolü olacaktır, olmalıdır. Bu da tabii ki, dünya örgütü olan UCLG’nin görevidir. Ancak gezegenimiz kentleşmeye devam edeceği ve geleceğimiz daha girift olacağından, görev daha ziyade hayati duruma gelmektedir. Dünya düzeyinde temsilcimiz ve savunucumuz UCLG hem resmi düzeyde, hem de günlük hayatta BM’nin tam bir üyesi olarak, şehirlerimizin geleceği ve beşeri yerleşkeleri ilgilendiren tüm konularda paydaş olmalıdır.
www.cities-localgovernments.org
Birleşik Kentler ve Yerel Yönetimler
Üçüncü Kongresi – Meksiko City
Dünyada yerel yönetimlerin pekçok sorunlarla ve krizlerle karşılaştığı bir zamanda burada, Meksiko Citiy’de toplandık. Bununla beraber, herkes için daha iyi bir gelecek şartları öngörmek ve oluşturmak için açık bir sorumluluğumuz bulunmaktadır.
Geleceğimiz sadece küresel açıdan birbirine bağlı olmayıp ayrıca artarak kentsel açıdan da ilişkilidir. Gelecek 20 yıl içinde Afrika ve Asya, kentsel yerleşmelerde açık farkla en hızlı biçimde büyüyecektir. Sadece Afrika’nın nüfusundaki büyüme ABD’nin mevcut tüm nüfusuna eşit olacaktır.
Bu yeni kentsel nüfusu alma ve kabul etmede sorumlu olacak en geniş şehirlerden daha çok, dünyanın orta ve küçük ölçekli kasabaları ve şehirleridir. Ayrıca dünyanın kentsel nüfusu arttığı için kasaba ve kırsalın bağımlılığı daha da yakın olacaktır.
Tabii ki bildiğimiz şudur, şehir liderlerinin karşı karşıya kaldıkları sorunlar bölgeden bölgeye, ülkeden ülkeye değişmekte ve düşük gelirli ülkeler ciddi biçimde baskılarla ve problemlerle karşılaşmaktadır. Ancak sorunlar kadar birçok amaçları da paylaşıyoruz;kendi dünyamızı daha iyi, esaslı yapmak için ortak bir kararda bir araya geldik. Böylece 2030 yılı şehri için bildirimiz şöyledir.
DEMOKRATİK, ÖZERK BİR ŞEHİR
2030 yılının şehri, “yukarıdan” veya “dışarıdan” başarılı bir şekilde yönetilemez. Bunun için halkın seçtiği ve onlara karşı sorumlu olan demokratik şehir yönetimi ve liderliği gerekir. Kadınların ve erkeklerin eşit rol oynadıkları bir şehir: yüksek nitelikte kamu hizmetlerini sunabilmek için yetkiler, mali kaynaklar ve beşeri kaynaklar edinme hakkına sahip bir şehir… Başarılı kalkınma için ortak yaklaşımları sağlamaya yakın belediyelerle olduğu gibi, diğer idarelerle beraber çalışan bir şehir…
KATILIMIN OLDUĞU BİR ŞEHİR
Temsili demokrasi çok önemlidir, ama bu güçlü katılımcı bir demokrasi i ile pekiştirilmiş olmalıdır. 2030 yılının şehri, tüm hemşehrilerinin katılımı ile oluşur; zenginler gibi fakirlere, kadınlara ve erkeklere, gençlere ve yaşlılara, hatta farklı nesillere eşit katılım hakkı sağlar. Şehrin menşei ile ev sahipliği arasında bir köprü olarak göçmenlerin oynadıkları rolü değerlendiren ve kabul eden bir şehirdir. Kamu yararına kentsel farklı çalışmayı gerçekleştirmek için şehir yönetimi, demokratik değerler, cinsiyet eşitliği, insan hakları ve insanların “hemşehri hukuku” konusundaki sosyal uyum için faal katılım, planlama ve etkili politikalar uygulamak zorundadır.
GELECEK VİZYONU OLAN BİR ŞEHİR
Bizim 2030 yılı şehrimiz, nereye gittiğini ve ne olmak istediğini bilen bir şehirdir. Potansiyelleri ve kaynaklarının dikkatli tanılarına dayanan, bunu gerçekleştirmek için bir faaliyet planı olan açıkça ifade edilmiş stratejik vizyonu vardır. Vizyonu ve planı, kamu ve özel paydaşlar gibi hemşehrilerle ortakça geliştirilir ve uygulanır. Tabii ki vizyon ve plan, şehrin öngörülen kamu ve özel kaynakları gerçekçi olmak zorundadır; özellikle şehir yönetimi yol gösterici rolünü oynamakta yeterli, farklı, iyi yönetilen mali kaynaklara sahip olmalıdır.
YAŞANABİLİR BİR ŞEHİR
Başarılı bir şehir, hakikaten planlanmış ve yaratıcı canlılığa sahip olmalıdır. Kentsel düzenleme ve uygulamadaki estetik ve uyum ile doğal afetlere karşı esnek olarak doğru zamanda, doğru yerleşimdeki altyapıyı, hizmetleri ve yatırımları planlı sunabilmektir. Kendi hayatı, kültürü, ekonomisi ve sosyal farklılığını geliştirmek ve desteklemekte şehri geliştirmeyi tehlikeye düşürmeden farklılıklar gözetilir. Özetle komşuluktan metropoliten ölçeğe kapsamlı ve dinamik şehir oluşturulacaktır.
YARATICI BİR ŞEHİR, BİR KÜLTÜR ŞEHRİ
Bilgi, birikim ve belleği kullanarak 2030 yılının şehri, sürekli yaratıcılığı ve inovasyonu ilham etmekte ve hedeflemektedir. Şehir aynı zamanda sanatçılarının rolünü tam anlamıyla tanımlayarak kültür programlarındaki mükemmeliyet ve yaratıcılık için çalışacaktır. Tüm düzeylerde ve tüm yaşlarda, çocukların ve yetişkinlerin gerek duydukları yetenekleri, bilgi ve nitelikleri konusunda eğitimin önemli bir konumu olacaktır. Sürdürülebilir şehrin “bir ayağı” da, zorunlu olarak kültürü destekler ve yetiştirir. Bunun için kültür, şehrin ekonomik ve sosyal hayatı ve kalkınmasında güçlü bir faktör ve farklı insanları bir araya getiren bir aygıt olarak insan ruhunun ifadesidir.
BARIŞ ŞEHRİ, GÜVENLİ ŞEHİR
2030 şehri suçun ve suç korkusunun hemşehrilerin güvenini ve emellerini yıkıcı olduğunu bilerek güvenlik konusuna yüksek değer verir. Yine kadınların şiddetin herhangi bir türünden çekinmeyerek yaşadıkları bir şehirdir. Üstelik topluluklar ve milletler arasında diyalog, barış ve uzlaşma için girişimlerini etkin olarak destekler.
HAREKETLİ BİR ŞEHİR
2030 yılının şehri, çalışma, eğitim, alışveriş ve boş vakit için serbestçe ve etkin olarak insanların dolaştıkları bir yerdir; burada mallar uygun zamanlarda ve uygun niceliklerde sağlanır ve dolanıma sunulur. Şehir, kirletici olmayan, elde edilebilen ve güvenli taşıma türlerine öncelik verecek, zengin, fakir, kadın ve erkeklerin şehre katılmalarına eşit destek sağlayacak ve taşıma türleri arasındaki değişmeleri düzenleyecektir. Bunlara ek olarak şehirle bölge içinde tüm ulaşım noktalarıyla iyi bağlantı kurulacak, bağlantılı ve ulaşılabilir kamu ulaşım sistemini özellikle destekleyecektir.
ÇALIŞMA İÇİN UYGUN BİR ŞEHİR
2030 yılı şehri, tüm ölçeklerdeki işletmelere girişim iklimi sunarak, çevreyi kirletmeyen işleri önererek geleceğin ihtiyaçları ve teknolojileriyle ekonomik kalkınmayı donatan bir şehirdir. Genel olarak şehir, tek başına ekonomiye sahip olmayacak, ancak ilgili faaliyetler ve araştırma kümesini tercih ederek bir şehirler zincirinin parçasını kuracaktır. Bu nedenle şehrin ekonomik kalkınma stratejisi daha geniş bir kentsel-bölgesel stratejiyle, bu stratejiye uyarlanmış kentsel alan kullanımıyla, ulaşım ve hizmet planlamasıyla uyumlu olmalıdır. Başarılı şehir, “yaşama yeteneği” ve hareketliliğin yerel ilişkilerin desteklenen bir ağ kurduğunu, ekonomik rekabete yakından bağlı olduğunu ifade eder. Şehir, sosyal ve ortak girişimleri destekleyecektir; yerel kamu girişimleri de önemli bir rol oynayabilecektir.
KAMU HİZMETLERİNDE ONURLU BİR ŞEHİR
2030 şehri, eşitsizliği azaltarak ve sosyal uyumu besleyerek tüm hemşehrileri için refahı destekler, kamu hizmetleri ve kamu mallarının önemli bir rol oynadığının farkında olur.Yüksek kaliteli, sunulabilir ve elde edilebilir hizmetler, sosyal hayat kadar şehrin ekonomisini de güçlendirir ve ortak aidiyetin yaratılmasına yardım eder. Şehrin her düzeydeki görevlisi ve yönetimi güçlü kamu hizmeti ve nitelikli, etkili yönetim, şeffaflık ve hesap verilebilirlik sorumluluğu amacına sahiptir.
GECEKONDUSUZ BİR ŞEHİR
2030 yılının şehri, fakirliğin ne gecekondulara, kentsel alan civarlarına veya emniyetsiz alanlara ve ne de fakir bölge içinde yayıldığı, ancak bunların (mevcut ve beklenen) ihtiyaçlarının arazi kullanımı, altyapı yatırımı ve kamu hizmetleri için şehir planlaması sistemiyle uyumlu hale geldiği bir şehirdir. Arazi kira hakları ve korumalarının belirlendiği ve korunduğu, geniş konut haklarının belirlendiği bir şehir; gecekonduların olduğu yerlerde bunların önlendiği ve ıslahına öncelik verildiği bir şehir. Bunun için güçlü sosyal dokusuna sahip olan ve fakirlerin seslerinin dinlendiği bir şehirdir.
TEMİZ, YEŞİL VE DAHA KESİF BİR ŞEHİR
2030 şehri kentsel çevre üzerindeki olumsuz etkiyi azaltmak için çalışacaktır. Daha sıkı (kesif) olma amacına sahip olacak- düşük yoğunluklu ve yoğun kaynaklı yerleşimler içinçok ve daha çok toprak yüzeyi kullanımı göze alamayız. Buralarda hareketlilik hemen hemen arabaya bağlıdır. Şehir, enerji etkinliğine, yenilenebilir enerji kaynaklarına ve doğayı kirletmeyen teknolojileri öncelik verecektir. Şehir yönetimi ve halkı, kendilerini aksi etkilerden korumak, iklim değişikliklerini asgariye indirmek ve azaltmak ihtiyacının olduğunu her zamankinden daha çok açıkça anlayacaktır.
YÖNETİŞİM SORUMLULUĞUNUN PAYLAŞILDIĞI BİR ŞEHİR
Tanımlandığı gibi şehrin geleceği esas olarak şehir yönetiminin sorumluluğundadır. Ancak şehirler yalnız olamaz. Komşu belediyelerle, ortak birliklerle desteklenmelidir. Politikaları, mali destekleri ve ortaklığın niteliği ile bölgesel yönetimin şehir kalkınmasında önemli bir paydaş olduğu, metropoliten veya geniş ölçekli bölgelerden oluşur. 2030 şehrinin başarısı önemli ölçüde şehir ile bölge arasındaki bu ortaklığa bağlıdır.
KÜRESEL YÖNETİŞİMDEKİ TÜM PAYDAŞLARLA, UCLG BERABER
2030 yılının şehirleri, bölgeleri ve kasabaları yeni küresel yönetişimde güçlü yeri ve rolü olacaktır, olmalıdır. Bu da tabii ki, dünya örgütü olan UCLG’nin görevidir. Ancak gezegenimiz kentleşmeye devam edeceği ve geleceğimiz daha girift olacağından, görev daha ziyade hayati duruma gelmektedir. Dünya düzeyinde temsilcimiz ve savunucumuz UCLG hem resmi düzeyde, hem de günlük hayatta BM’nin tam bir üyesi olarak, şehirlerimizin geleceği ve beşeri yerleşkeleri ilgilendiren tüm konularda paydaş olmalıdır.
www.cities-localgovernments.org