’12 Eylül’ün izleri silinecek’

Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan: “12 Eylül Anayasası’nın izlerini 12 Eylül Referandumu silecek”
Hizmet-İş Sendikası Konya Şubesi tarafından düzenlenen iftar programına katılan Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hak-İş olarak referandum ile ilgili görüşlerini dile getirdi. 12 Eylül darbe anayasasının en büyük mağdurlarından birisinin de çalışan kesim olduğunu dile getiren Arslan, kendisinin de 12 Eylül döneminde ciddi baskılara maruz kaldığını söyledi. 12 Eylül’ün en ağır faturalarını kendilerinin ödediğini belirten Arslan, “Gündemde olan referandum ile ilgili görüşlerimi açıklarken Konya’da yaşananları bir kez daha hatırladım12 Eylül’ün en büyük mağdurlarından birisi bizlerdik. Ve bunun en ağır faturasını yine bizler ödedik. O tarihte sendikal faaliyetlerimiz sürekli olarak engellendi. Emniyet Müdürlüğü’nün kapısından içeri girmeyen bizler sürekli olarak gözaltına alındık. Belediye de çalıştığımız dönemlerde şeflerim Sıkı Yönetim Komutanlığının talimatı ile bizleri her gün sabah iştimaya çıkararak herkesin göz önünde sakalımızın ne kadar uzadığını kontrol ediyordu.  Emniyette beni sorgulayan polisin ismi İslam idi. Bana çok ağır hakaret ediyordu. Doğru söylememe rağmen yalan söylediğimi iddia ederek bana olmadık işkenceyi yapıyordu. 12 Eylül’de bizi bunlarla muhatap ettiler” dedi.
Her gün ağır baskı ve eziyetler gördükleri için kendilerine esir kampında zannettiklerini de ifade eden Arslan, “Sadece kimliğimizden dolayı görmediğimiz işkence eziyet kalmadı. Her türlü çalışma ve sosyal haklarımız gasp ediliyordu. 12 Eylül’ün ardından yaşananlar ise halen yüreğimizde kanayan bir yara. O tarihte 1 milyon 650 bin kişi hiçbir suçu yokken fişlendi. 7 bin kişinin idamı istendi, 507 kişinin idam kararı kesinleşti. Bu kişilerden ne yazık ki 50 tanesinin idamı infaz edildi. 30 bin kamu görevlisi meslekten atıldı. 3 bin 500 öğretmen görevden alındı. 70 öğretim görevlisinin görevine son verildi. 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi ülkesini terk etmek zorunda kaldı. 177 kişi işkenceden öldü. 300 kişinin ölüm sebebi bilinmeyen nedenlerden dolayı cezaevlerinde hayatını kaybetti. 300 yakın üst rütbeli asker hiçbir mazeret gösterilmeden ordudan ihraç edildi” diye konuştu.
12 Eylül’ün acı örneğini Yüzbaşı Gülay Balatekin isimli bir arkadaşının yaşadığını anlatırken duygulanan Mahmut Arslan, “12 Eylül’ün bir başka mağduru olan Gülay Yüzbaşı’nın 3 çocuğu vardı. Kendisi orduda büyük başarılara imza atan 21 tane takdirnamesi olan bir subay idi. Ve en ufak bir suçu, sicili veya bir ihtarı yoktu. Gülay Yüzbaşı’nın eşi 12 Eylül döneminde mide kanseri olduğu için Gülhane Askeri Tıp Akademisi GATA’da tedavi görüyordu. Gülay Yüzbaşı eşinin yanında iken komutanı geliyor ve kendisinin meslekten ihraç edildiğini söylüyor. Hiçbir sebep gösterilmeden silahını teslim etmesini, üniformasını çıkarmasını, görev yaptığı bölümün anahtarlarının teslim edilmesini ve oturduğu lojmanı en kısa sürede boşaltması gerektiğini söylüyor. Gülay Yüzbaşı’dan istenen en acı istek ise eşinin tedavi gördüğü GATA’dan hemen çıkarılması. Yalvarıyor eşinin kalması için ama kabul edilmiyor. Eşi GATA’dan çıkarıldıktan kısa bir süre tedavi göremediği için vefat ediyor.
Gülay Yüzbaşı hatıra olarak yazdığı kitabında şu ifadeleri kullanmıştı, ‘PKK ile yaptığımız savaşta yaralanan PKK’lıları askeri hastanelerimizde kendi revirlerimizde tedavi ettik. Benim eşimi en çok yaralayan bu oldu. PKK’lıları askerin tedavi ettiği bir ülkede, uzun yıllar orduya hizmet eden bir subay olarak eşimin GATA’da tedavisini yaptıramadım. Ve bunu eşime anlatamadım. 21 takdirnamem vardı ama bunun hiç birisi işe yaramadı. Hiç bir kimse benim ordudan niye atıldığımı bilemedi. Çünkü ben bile bilmiyordum’
Evet, Gülay Yüzbaşının bu olayı için bile ben Anayasa değişikliğine evet derim. Bu bile bizim için yeterli bir neden” şeklinde konuştu.
Konuşmasının sonunda Hak-İş olarak anayasa değişikliğine her zaman için destek verdiklerinin de altını çizen Arslan konuşmasını şöyle sürdürdü, “12 Eylül Türkiye’ye acı izler bırakan bir dönemdi. Biz Hak-İş olarak şimdiye kadar Anayasa değişikliğine her zaman evet diyen bir düşünceye sahip olduk. 12 Eylül Darbe Anayasası’na nasıl hayır demişsek bu değişikliğe de evet diyoruz. Keşke Anayasanın sadece 26 maddesi değil de bazı önemli maddelerinin dışında tamamı değişse idi. Biz ona da evet derdik. 12 Eylül Anayasası nasıl bu ülke için olumsuz bir dönem noktası oldu ise 12 Eylül referandumu da Türkiye için iyi bir dönüm noktası olacak. Ben Türk halkının sağduyusuna her zaman güveniyorum. Ülke ne zaman dara düşse halkımız imdada yetişiyordu. 12 Eylül’de de öyle olacak ve 12 Eylül Türkiye’de çifte bayram olacak”
Selçuk Otel’de düzenlenen iftar programına Mahmut Arslan’ın yanı sıra Hizmet-İş Sendikası Konya Şube Başkanı İsmail Yağcı, uzun yıllar görev yapan Mustafa Baran, Yönetim Kurulu üyeleri, gazete ve televizyonların sahipleri, yazı işleri müdürleri ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

ALİ SAİT ÖGE
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri