Zam(anı) içiyorsunuz...!

En kötüsü de belki;

Yapabilecek bir şeyin olmaması duygusunu ‘öğretilmiş çaresizlik’ gibi kendimize tekrar edip duruyor olmamız bunu…

Sabah kalkıyorsun alın terin, birikimin, kazancın gizli (!) devalüasyonla eriyip gitmiş… Aylığın aynı ama o aylığın alım gücü neredeyse 35’e varan nispette buharlaşmış…

Yetirmeye çalıştığın hiçbir şey yetmemekte, artırmaya çalıştığın şeylerde çoktan ziyan olup gitmiş

Ellerin böğründe kalmış…

Yalnızlık hissi, kandırılmışlık duygusu öfkeni kabartıyor…

*

Adeta bir Müslüm Gürses şarkısı içinde yaşıyoruz;

 

Hayalle yaşarken gerçek dünyada
Zamanı içmişiz haberimiz yok
Ömürle yüz yüze geldik aynada 
Harcanıp gitmişiz haberimiz yok
*
Kötü bir söz gibi düştük dillere
Yanlış yol seçmişiz haberimiz yok
Ümitle bağlanıp acı günlere
Göz yaşı ekmişiz haberimiz yok

*

Boş yere koşarken hayat yolunda
Ne dertler çekmişiz bilenimiz yok
Gözlerden dökülen gözyaşlarında
Eriyip gitmişiz haberimiz yok

*

Eriyip gidiyoruz...

Ama nüfusun yüzde otuzluk bölümünde obez bir büyüme artarak devam ediyor… Soframızdan (ç)alınan koca koca lokmalar, başkalarının israf sofralarında ısırık kabilinden artığa çıkartılıyor…

Bu buhranın içinde şimdi bir çoğumuz kötü bir söz gibi dillere düşecek;

Haa o mu? O da batmış.”

Borç gırtlağı geçmiş geçimleri kalmamış boşanmışlar...” gibi...

Yanlış yol seçenlerimiz yolu doğrultuncaya kadar yediği silleye, eziyete razı olacak…

Ümitle bağlandığımız şu acı günlere hala umutlarımıza gözyaşı ekildiğini göremeyenlerimiz var...

Neler olup bittiğinden haberimiz yok…Sonuçlarıyla yüzleşiyoruz...

*

Siyasete bakıyoruz “Ne dertler çekmişiz bilenimiz yok” kabilinden saçma sapan gündemler... Kayıkçı kavgaları, cambaza bak cambaza numaraları…

Eriyip gidiyor her şey ama bilesiniz sabırlarda öyle...

Biz bugün zam yağmuru altında inip-inip inlerken;

Siz de zamanı içiyorsunuz.

Ey Siyasetçiler haberiniz yok…!

 

------

4

Hayatta şu dört şeye dikkat edin;

 

Sağlık en kıymetli hazinenizdir

Zamanınız son derece önemlidir

Sevgi her şeyin anlamıdır

Amaçsız bir hayat kadersiz bir hayattır

 

DERVİŞE SORMUŞLAR;

 

"Evlilikte 50 yılı nasıl devirdiniz"

O deli olduğu zaman ben veli oldum, ben deli olduğum zaman o veli oldu...

 

-------

FIKRAYLA

 

Bir Amerikalı, bir İtalyan, bir de Temel, hep birlikte bir inşaatta çalışıyormuş.

Her gün öğlen arasında kumanyalarını açıyorlar, Amerikalı Hamburger, İtalyan’da spagetti, Temel’in kumanyasında ise hamsi çıkıyormuş…

Bir hafta, iki hafta derken bunlar dayanamamış, “Yarın da aynı yemekler çıkarsa hep birlikte intihar edelim” kararı almışlar. Ertesi gün kumanyalarını açmışlar ki ne görsünler; gene aynı yemekler. Hep birlikte kendilerini inşaatın en üst katından atarak intihar etmişler.

Eşleri cenaze töreninde bir araya gelmiş. Amerikalının eşi, "Söyleseydi yemeği değiştirirdim. İntihar etmesine gerek yoktu" diyerek ağlıyormuş. İtalya’nın eşi de "Bu kadar basit bir konu için intihar mı edilir, söylese değiştirirdim" diyerek ağlıyormuş.

Temelin karısı Fadime ise; "Ahhh, ah, her gün yemeğini kendi hazırlardı. Ne diye intihar etti?"

*

Yaşadığımız ekonomik krizin temelde bizim ‘seçimlerimizden’ kaynaklandığını anladığımızda krizden çıkmanın da yolunu bulacağız inşallah…

 

FOTOĞRFLA

adsiz-004.jpg

Yaşadıkça, yoruldukça, kırıldıkça daha iyi anlıyor insan;

En ağır yük, insanmış insana...

İnsanın taşıyabileceği en ağır yük, kendi yüküymüş meğer…

 

HADİSLE

 

Mümin iki defa aynı delikten ısırılmaz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar