Ulu Mabed Ayasofya

Yıl 1931, Amerika’da "Boston Bizans Enstitü merkezi" kuruluyor. Bu kuruluş camideki mozaiklerin temizlenip ortaya çıkarılması için Türk hükümetine başvuruyor. Teklifleri kabul olursa Ayasofya’nın İslam mabediliğinden çıkışının ilk adımı atılmış olacak. Başvuru olumlu değerlendirilip hemen kabul ediliyor. Bu enstitü mozaik araştırmalarına başladıktan kışa süre sonra namaz kılanların arasında çalışmaların sürdürülemeyeceğini iddia ederek mabedin ibadete kapatılmasını istiyor.

Yıl 1934, maarif vekâletine Abidin Özmen getiriliyor. İstanbul’a gelip teftişleri sırasında Ayasofya'yı geziyor. Çalışma ve mozaikleri inceliyor. Caminin mabet dışındaki kısımlarının perişanlığını görüp bu yerlerin ihya edilip bir müze halinde halka faydalı olacağını düşünerek fikrini Atatürk'e açıyor. Atatürk konunun bir uzman heyete incelemesini emredip Abidin Özmen ve İstanbul müzeleri müdürü Aziz Ogan başkanlığında sekiz kişilik bir heyete konuyu havale ediyor. Heyette Tahsin Öz, Efdalettin Bey, Prof. Osman Ferid, Alman Prof. Eckhard Unger gibi uzman isimler var. Komisyon Ekim sonunda raporunu takdim ediyor.

1- Müze olması için Vhittemore'nin çalışmaları bitmelidir.

2-Cami'e yakın kimsesizler yurdu yıkılmalıdır.

3- Avlu tanzim edilerek açık müze yapılmalıdır.

4- Camiinin ibadet kısmı ibadete kapatılmalı buraya Bizans eserleri konularak Bizans müzesi yapılmalıdır.

5-...

6-...

4.maddeye itiraz eden tek kişi Alman Profesör Erckhard Ungardir. Ungar "ibadet kısmının aynen ibadete açık kalması gerektiğinde" ısrar etmiş ve muhalefet şerhi koymuştur. Böyle bir heyette böyle bir muhalefeti bir Almanın yapmış olması!

O sıralar dâhiliye vekili olan Şükrü Kaya Bey'e caminin ibadet kısmının kapatılması sorulduğunda "kesinlikle söz konusu değil, ibadet bölümünü Bizans müzesi yapmak fikrine Atatürk fena halde kızdı, dedi.

Abidin Özmen ismi çok karşıma çıktı. Bu işin merkezinde yer alıyordu. Biraz da onun hayatına bakmak istedim.

Dünya savaşının başlamasının ardından yedek subay olarak askere alındı. 1919 da terhis edildikten sonra önce Malkara kaymakamlığına, ardından Bursa vilayeti polis müdürlüğüne tayin edildi. Bir ara Bursa Evkaf müdürlüğü görevini de üstlendi ve Mudanya kaymakamlığına atandı. Casusluk suçuyla Yunanlar tarafından yakalanarak, İzmir’deki işgal kuvvetleri Divanı harbine verildi. Burada müebbet hapis cezasına çarptırılarak Yunanistan’a gönderildi. Yunanistan’da çeşitli hapishanelerde tutuklu esir kaldıktan sonra 1923 tarihinde serbest bırakıldı.(wikipedia)

Yukarıdaki bilgiler “Ulu Mabed Ayasoyfa” adlı eserin sahibi İsmail Kandemir’e ait. Eser 315 sayfa, içinde Ayasofya’ya dair her şey belgeleriyle ve kaynaklarıyla birlikte mevcut. Ayasofya’nın ibadete açılması için 26 yıldır mücadele ettiğini söyleyen ve açtığı davayı kazanarak tarihi süreci başlatan Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği Kurucu Başkanı İsmail Kandemir…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.