Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

TRT WORLD FORUM 2020

Kıymetli okurlar bizi tâkip edenler bilirler, mümkün mertebe her sene TRT WORLD’ün Forumunu tâkip ederiz. Bu sene hemen hafta başında başlayan Forum ile ilgili faydalı bilgileri sizi paylaşmak istiyoruz.

"Pandemi Sonrası Dünyâ’da Uluslararası Düzen ve Değişen Dinamikler" başlığıyla bu sene sanal ortamda 4’üncüsü gerçekleştirilen TRT World Forum 2020 başladı. Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafya başta olmak üzere dünya genelinde bir süredir devam eden bir arayış döneminin süregeldiği biliniyor. TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, ‘bu seneki forum çalışmalarıyla, kendilerinin kurum olarak bu arayışa katkıda bulunmayı, çözüm önerilerinin, yaşananların dünyâya duyurulmasında tercüman olmayı, farklı fikirlerin tartışılabilmesine zemin oluşturmayı amaçladıklarını’ vurguladı.

Eren, ‘Bizim bu tavrımız binlerce yıllık medeniyet ve değerler mirâsımızdan kaynaklanıyor. İşte bu noktadan hareketle de böylesi bir tartışma ortamını dünyâya sunmak bizim değerlerimizle örtüşen son derece kıymet verdiğimiz bir iştir.’ dedi

Uluslararası medyanın, toplumun korona virüs hakkındaki görüşlerini nasıl etkilediği ve medyanın gelecekte benzer krizlerin etkilerini hafifletmek için nasıl yapıcı bir rol izleyebileceği ‘Pandemi Döneminde Yayıncılık ve Medyanın Rolü’ başlıklı oturumda tartışıldı.

Oturuma dünya medyasının önemli isimleri arasında yer alan; Avrupa Yayın Birliği (EBU) Genel Müdürü Noel Curran, Asya-Pasifik Yayın Birliği (ABU) Genel Sekreteri Javad Mottaghi, Afrika Yayın Birliği (AUB) Yönetim Kurulu Başkanı Gregoire Ndjaka, İtalyan Radyo Televizyonu (RAI) Başkanı Marcello Foa ve TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren katıldı.

İbrahim Eren, ‘salgının başladığı ilk günlerde felâket senaryoları ortaya konduğunu ve bir dünya savaşı çıkmış gibi algı oluşturulduğunu’ belirterek, ‘Medyanın verdiği rakamları insanlar iştahla tâkip ediyordu. Bu anlamda ilk günlerde psikolojik tepkiler verildiğini söyleyebiliriz. Salgına ilişkin rakamlar şu an dünyâda daha sağlıklı veriliyor. Bu anlamda konvansiyonel medya, dijital medyaya göre iyi bir sınav verdi. Pandemi günlerinde haber kanallarımızın en yüksek reytinglerini gördük.’ Dedi.

İnsanlar sosyal medyadan bilgi alıyorlardı ama haberin doğruluğunu televizyondan teyit ediyorlardı.’ ifâdelerini kullanan Eren, ‘TV izleme oranlarının arttığına’ dikkat çekerek, ‘Sokağa çıkma yasaklarının olduğu bu dönemde daha çok insan televizyon izledi. Medyanın tüketim çeşitliliği arttı. Aslında gördük ki, bâzen dezavantaj olarak gördüğümüz şeyler, pratikte avantaja dönüşebiliyor. Biz 2020’den çok şey öğrendik, ancak en büyük dileğim 2021’de çok şey öğrenmek zorunda kalmayız.’ Dedi haklı olarak.

Toplantıda dijital ortamda konuşan Başkan Erdoğan’da şunları söyledi;

"Salgınla berâber ikili ilişkilerimizde, ekonomide, alışveriş yöntemlerimizde ve daha birçok alanda köklü değişiklikler yapmak zorunda kalıyoruz. Medya, siyâset ve uluslararası ilişkilerin de, bu değişim dalgasından etkilendiğini görüyoruz. Bir süredir yükselmekte olan yeni medya araçları, salgının ortaya çıkardığı tabloda daha da yaygınlık kazandı. Ticâretin yanı sıra basında da dijitalleşme öne çıkmaya başladı. Geleneksel medyanın etkisini tamâmen yitirdiğini elbette söyleyemeyiz ancak yeni bir gerçeklikle karşı karşıya olduğumuzu da inkar edemeyiz. İşin uzmanları tarafından TRT World Forum'da yapılacak tartışmaların bu noktada bizlere yeni ufuklar çizeceğine inanıyorum.’ Diyerek başladı konuşmasına ve şöyle devam etti;

Bir siyâsetçi olarak şu husûsu vurgulamak istiyorum; ‘Hayattaki her şey gibi teknolojinin de insan hayâtını kolaylaştırmak için vâr olduğunu, insanı maddi ve mânevi varlığıyla bir bütün olarak gören dijitalleşmenin herkes için hayırlı neticeleri berâberinde getireceğine inanıyorum. Ancak hiçbir denetimin olmadığı, keyfiliklere açık, hukûkun dışında bir alan olarak algılandığında dijitalleşmenin bizi götüreceği yer, faşizmdir. Bunun için dijitalleşme, özgürlüğün alanını genişletirken yeni adâletsizliklere, yeni haksızlıklara, yeni ötekileştirmelere yol açmamalıdır. Son yıllarda sosyal medya platformlarının kullanımının yaygınlaşmasıyla, maalesef bu konuda çok ciddi sorunlar yaşanıyor. 'Sınırsız özgürlük' başlığı altında tamâmen denetimsiz bir alan oluşturularak, yeni mağduriyetlerin oluşmasına sebebiyet veriliyor. Kimi zaman mevcut hukuk düzenin bile yetersiz kaldığı bu durum 'siber zorbalık' başta olmak üzere psikolojik ve sosyal sorunlara kapı aralıyor. Mağdurlar, çoğu kez şikâyetlerini ulaştırabilecekleri ne bir muhatap, ne de haklarını arayabilecekleri hukûki bir mecra bulabiliyor. Kötülük yapanın, suç işleyenin yanına kâr kaldığı bir düzenin adı özgürlük olamaz. Bu sebeple mağduriyetleri gidermek adına geçtiğimiz aylarda hukuksal anlamda haklı olarak yeni sosyal medya düzenlemesi yaptıklarını’ açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrâhim Kalın’da; ‘Tek bir olayın her şeyi değiştirmesini ilk kez yaşıyoruz.’ Diyerek şunları belirtti; ‘Ulus devlet, küreselleşme, güvenlik ve özgürlük arasındaki denge ve çok taraflılık, dayanışma gibi kavramların yeniden tanımlanacağı küresel bir an yaşıyoruz, tek bir olaydan herkes bir anda etkilendi. Bundan sonra algılarımızda ve tanımlarımızda büyük farklılıklar göreceğiz. Tek bir olayın her şeyi değiştirmesini ilk kez yaşıyoruz. Doğudan batıya, yoksul ülkelerden zengin ülkelere, kuzeyden güneye, herkesin aynı olaydan aynı anda etkilendiğini ilk kez görüyoruz. Bunun da ciddi sonuçları olacaktır,’ dedi. Şimdilik bu kadar.

Hayırlı Cumâlar efendim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.